İzzet Eroğlu

İzzet Eroğlu
@izzeteroglu
9/10
·232 syf.··
2022 25. kitabı
Kur’an’ın çevirisi ve çevirilerinin ele alındığı eser başta diller arasındaki eş değerli sözcük ve ifadelerin bulunmasından hareketle anlamın aktarılması, karşılaşılan güçlükler ve metot sorunu ele alındıktan sonra bazı şahıslara (Yaşar Nuri Öztürk, Ali Bulaç, Mehmet Nuri Yılmaz, Suat Yıldırım ve Edip Yüksel) ait Kur’an mealleri ele alınmış ve bunlarla ilgili eleştiriler yöneltilmiştir. Eleştirileri okuduktan sonra maalesef üzerinde belli bir metotla çeviri yapılmış ve güvenilir bir Türkçe mealin olmadığı konusunda bir kanaate varmamak mümkün değil. Meallerden sadece birkaç tane verilen çarpıcı örnek, açıklamasıyla Kur’an’ın yanlış çevrildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mevcut mealler üzerinde bireylerin ulaşacağı sonuçların hatalı olma riski yüksek olduğundan dikkatli olmakta fayda var. Devasa Diyanet İşleri Başkanlığı, onlarca ilahiyat fakültesine rağmen herkesin mutabık kaldığı hem Kur’an’ın anlamının tam aktarılması ve Türkçenin imkânlarının zorlandığı bir mealin olmaması büyük bir eksiklik ve acı bir durum. Hakikat arayıcılarının mealden önce okuması gerekli bir eserdir.
Kur'an Çevirilerinin DünyasıDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2011122 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·124 syf.··
2022 24. kitabı
Eserde Kelâm-ı İlâhî-ye giden noktada Allah ile Elçisi arasındaki mesajın iletimi konusu sorgulayıcı ve mukayeseli bir şekilde ele alınmıştır. Bu bağlamda eserin başlangıcında Kur’an-ı Kerim’in yorumlanması ve nasıl anlaşılması konusu işlenmiş ve bu minvalde kelime ve ibarelerin anlam dünyasının dışına çıkılarak Kur’an’dan güncel meselelere dair ilmi temeli olmaksızın istinbatta bulunulmasının yanlışlığına dikkat çekilerek bunun Kur’an’ın evrensel mesajına zarar vereceğine değinilmiş ve ardından Allah’ın konuşması ve Kur’an’da “dedi, söyledi” şeklinde geçen ve Allah’a atfedilen ibarelerin nasıl anlaşılması gerektiği izah edildikten sonra vahyin iniş şekilleri irdelenmiştir. İlah-i Mesaj’ın sorgulayıcı ve araştırıcı bir şekilde nasıl anlaşılması gerektiği konusunda muhtevası hacmini aşan bir eserdir.
Söz'ün ÖzüDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2017290 okunma
6/10
·1536 syf.··
2022 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2022 21:08
Millî Mücadele’nin önde gelen şahsiyetlerinden Kazım Karabekir’in günlükleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Balkanlar’da örgütlenmesi ve isyanından Balkan Savaşlarına Birinci Dünya Savaşı’ndan Millî Mücadele’ye ve Cumhuriyet’ten İkinci Dünya Savaşı’na kadar geniş bir dönemi kapsamından önemlidir. Bununla birlikte İstiklal Harbimiz gibi geniş ve detaylı olmadığından Günlükler’in önemli bir kısmı doyurucu olmaktan uzak sathi bilgilerle doludur. Savaş dönemini içeren dönemlerde savaş koşulları nedeniyle bu yavanlık makul karşılanacak bir durumken savaş sonrası dönemlerde de Günlükler maalesef yavan ve kuru bilgileri ihtiva etmektedir. Özellikle İkinci Dünya Sava yıllarına denk gelen kısım haber ajanslarının özeti niteliğindedir. Günlükler’i okurken Karabekir’in bir şeyler söylemek istediği ancak bunları açık yüreklilikle ifade etmediği anlaşılıyor. Karabekir’in Günlükleri daha çok dönem çalışması yapanlara hitap etmektedir. Genel olarak metnin dili anlaşılır ve imla yanlışları azdır. Ancak Alman şehirlerinden “Köln’ün birkaç defa “Kolonya” olarak yazılması dikkat çekicidir.
Günlükler (2 Cilt Takım)Kazım Karabekir · Yapı Kredi Yayınları · 202448 okunma
8/10
·535 syf.··
2022 22. kitabı
Eğitim konusu Türkiye’de Batılılaşma sürecinden itibaren devamlı konuşulan ve belki de günümüzde daha fazla konuşulması gereken temel sorunlarından biridir. Günümüzde özellikle otoriter eğilimlerin daha belirgin olması nedeniyle eğitim politikası hakkında bilgi sahibi olmak daha da önem arz etmektedir. Yıllardır eğitimin önemi konusunda hemen hemen uzlaşma varken “Nasıl bir eğitim?” sorusu sorulduğunda ihtilaflar gündeme gelmektedir. Yazar bu anlamda Türkiye’nin temel sorunlarından eğitim sorununu, köy enstitüleri bağlamında ele almıştır. Bu bağlamda köy enstitülerine kadar Türkiye eğitim tarihi konusu işlenmiştir. Ardından köy enstitülerine giden süreç, köy enstitülerinin kurulması, gelişim süreci, bunların Türk eğitimine katkısı ve son olarak da köy enstitülerinin yıkılması/dönüştürülmesi konusu ele alınmıştır. Köy enstitülerinin mimarı İsmail Hakkı Tonguç olduğundan eser önemli ölçüde Tonguç’un düşüncesi, yaptığı faaliyetler ve mücadelesi üzerinden ele alınmıştır. Köy Enstitüsü modeli bağlamında İslam uygarlığı çerçevesi içerisinde hocanın köydeki işlevine değinilmesi dikkat çekicidir. (s. 159) Yazara göre köy enstitüleri Türkiye’ye has özgün bir modeldir. Mali olanakların son derece kısıtlı olduğu bir dönemde köy enstitüleri eğitime kalıcı katkı sağlamıştır. Köy enstitüleri ile ilgili temel sorun ideolojik bakış açısından kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda yazar köy enstitülerine yöneltilen eleştirilere tam anlamıyla cevap vermeden iddiaları yalanlamış veya gereği gibi ele almamıştır. Kanımca yazarın temel sorunu köy enstitülerinin Kemalist rejim çerçevesinde ele alınabileceğine inanmasıdır. Zaten bu nedenle de iddiaları gerçek anlamda yanıt vermemiştir. Hâlbuki köy enstitüleri gerçek anlamda bir eğitim modeliyse, ki öyledir, bunun sadece belli bir ülke ve rejime
Türkiye'de Köy EnstitüleriFay Kirby · Tarihçi Kitabevi · 201549 okunma
9/10
·1342 syf.··
2022 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2022 01:10
Kurtuluş Savaşı başlangıcında Osmanlı’nın dağıtılmayan tek ordusunun komutanı Kazım Karabekir’in hatıraları Millî Mücadele’nin anlaşılması bakımından hayati önem arz etmektedir. Tüm hatıralar gibi Kazım Karabekir’in hatıralarının da öznel değerlendirmeler içerdiğini gözardı etmeksizin okumak Millî Mücadele’nin cereyan şekli hakkında önemli kazanımlar sağlayacaktır. Eserin belki de üçte ikiye yakınının yazışmalardan oluşması eserin öznelliğini azalttığı gibi belgelere dayalı olarak konulara daha geniş bir perspektiften bakılmasını sağlamaktadır. Millî Mücadele’deki öncü konumu nedeniyle resmî verilerde bahsedilenin kat ve kat fazlasını hak eden Kazım Karabekir esasında Millî Mücadele sonrası siyasete girmesi nedeniyle hakkı yenmiş, yokluğa mahkûm edilmiş ve hatta İsmet Paşa’nın müdahalesi ile hayatını zorla kurtaran bir şahsiyettir. Okuması yorucu da olsa eseri hakikat avcılarını şiddetle tavsiye ederim. Eserin Osmanlıcadan günümüz alfabesine aktarılması büyük bir emek ürünüdür. Ancak bu kadar büyük çaba harcanmışken büyük ölçüde riayet edilse de yer yer yazım yanlışları ve imla hatalarına rastlanması ülkemizin önde gelen yayınevlerinden birine yakışmamaktadır. Bu bağlamda eserin sonraki baskılarında emektar bir musahhihin elinden geçmesi son derece yerinde olacaktır.
İstiklal HarbimizKazım Karabekir · Yapı Kredi Yayınları · 2022110 okunma