Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
Basım Tarihi:
1978
İlk Yayın Tarihi:
1972
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·248 syf.··
2022 106. kitabı
Köy edebiyatı yazarlarımızdan olan Abbas Sayar Çelo romanında köylünün toprak ile olan ilişkisi anlatır. Kitap, bir kişinin hakkı olanı almak için ettiği mücadeyi aktarır. Çello anne ve babasını küçük yaşta kaybeder ve amcasından kendi hakkı olan toprağını almak için çabalar. Güçlü ve güçsüzün çatışması roman boyunca sürer.Bu çatışma sırasında kurnazlık, bencillik, kin, yalan, çıkar kavramları işlenir. İnsan psikolojisi roman boyunca ön plandadır. Köy yaşamını gerçekçi bir dille anlatan yazar, bu kitabında da hak mücadelesini işlerken köylü kadınının yaşadığı zorluk ve aşk, kitabın alt konularını oluşturur. Anlattığı yörenin  dilini kullanan yazar,sosyoloji açısından da tahlillerde bulunur. Çelo karakteri romanın başından sonuna doğru ilerleyen mücadele yolunda bir değişime uğrar.Bu durum kitabın  en çok sevdiğim ayrıntılardandı.Karakter direnen birine dönüşür. Hak mücadelesine daha çocukken karar verir. Fakat başlarda daha pasif olan mücadelesi gitgide  kuvvetlenir. Mücadelesinin başlarda daha ürkek olması onun çocukluğunda çektiği çilelerle ilgilidir ki, yazar bu ayrıntıyla karakterin psikolojisinin derinlerine inmiş olur. Çelo'nun çocukluğu zulümlerle geçer.Tek tesellisi Kezik yani sevdiğidir ve ileride amcasından alacağı kendi malıdır.Çelo sevdiğine kavuşabilecek mi , kendi hakkı olan ve amcasının el koyduğu malı geri alabilecek mi? Bu konularda duyulan merak, roman boyunca  sürer. Romandan çıkarttığım düşünce : Herhangi bir konuda verilen mücadelede cesaret, haklı olduğunu bilmek elbet mühimdir lakin en önemlisi mücadelenin sürekliliği yani direnme kısmıdır.
ÇeloAbbas Sayar · Cem Yayınevi · 1978243 okunma
7/10
·248 syf.··
2022 17. kitabı
Eser, klasik bir köy romanı niteliğinde. Köy romanlarında işlenen bilindik konunun dışına çıkılamamış ve yeni bir tarz ortaya konamamıştır. Yılkı Atı’ndaki yazarı mumla arıyoruz. Eserde hem yetim hem de öksüz Çelo’nun amcası ve yaşadığı Gündoğdu köylüleri ile ilişkileri bir miras konusu üzerinde ele alınarak taşrada eşrafın gaddarlığı ve hak aramanın zorluğu işlenmiştir. Çelo yetim ve öksüz kalınca küçüklüğünden itibaren amcasının işkence ve kötü muamele dolu yaşamına katlanmak zorunda kalır. Ancak amcasının kızı Kezik ile birlikte yalnız yakalanınca köyden ayrılmak zorunda kalan Çelo yıllar sonra köye babasının mirasını almak üzere döner. Çelo’nun hak arama mücadelesi taşranın görünen ve görünmeyen duvarlarına çarpar ve Çelo bir türlü çeşitli oyunlarla hakkına kavuşamaz. Eserde hak arama için mahkeme süreci bulunmamakla birlikte eserden adalete erişimin ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Çelo’nun arkadaşı Ahmet’in şu uyarıları köyde orman kanunlarının işlediğini açıkça ortaya koymaktadır: “Korkarım Çelo, korkarım. Burası köy yeri. Burada babayiğitliğin dokuzu eyvallah demektir. Diklenmeye pek gelmez köy yerinde. Burda kanun kuvvettir. Burda kanun varlıktır. Burda kanun insanın arkası olmaktır. Fakir isen belin kıyamete kadar büküktür. Bir tekme yersin köy yerinde. Nerden geldiğini bilmezsin. Tilki bile başsağlığı geçinemez köy yerinde.” (s. 110) Adalete erişim çok önemli bir sorun olduğu gibi dava sonrası süreçle ilgili hak arayanların kanaatleri de son derece olumsuzdur. Yargılamanın uzunluğu, yargılama masrafları, yalancı şahitlik de hasbelkader istenmeyen bir konu mahkemeye intikal ederse karşılaşılan sorunlardır. Adalete olan güvensizlik hakkında, emekli bir hâkimin Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ermeni ve Rumlardan kalma açık artırma ile satın aldığı
ÇeloAbbas Sayar · Cem Yayınevi · 1978243 okunma
Puan vermedi
Abbas Sayar'ın ikinci romanı olan Çelo 1971'de TDK roman ödülünü kazanmış.Abbas Sayar'ın edebiyatı, "Köy Edebiyatı" kategorisinde değerlendirilmesine karşın, diğerlerinden farklı özellikler taşıdığı kesin.Çelo'daki karakterler için Çelo dışında, tamamen iyi ya da kötü demek mümkün değil.Başlangıçta ensesine vur lokmasını al tarzında biri olan Çelo, yaşadığı haksızlıklar karşısında, "-Bana bak!.. dedi.Yaşım on dokuz.On dokuz yıl daha verirler.Eder otuz sekiz.Mapustan çıkacağım.Yine köye geleceğim.Senden hakkımı almassam, ölü anamı, ölü ninemi kabe yolunda zina etmiş kul olayım..." diyen, haksızlıklar karşısında direnen, savaşçı bir kimlik kazanır.Karakterler belli kalıplara sığdırılmamış, iyilik ve kötülüğün yan yanalığı iç sesler ile çok güzel yansıtılmış.Yani ağa kötü, köylü ezilmiş şeklinde sınıflama yok.Fakir olan ezilir, zengin olan elbette söz sahibidir ama, fakirin de köyün delisinin de söz söylediği başkaldırdığı görülür. Bunda Orta Anadolu köylüsünü anlatmasının etkisi büyük diye düşünüyorum.Benim de kökenim Orta Anadolu'dan geliyor.Her ne kadar köy yaşamına uzak büyümüş olsam da babamın anlattıkları ve benim gözlemlediklerim de, Abbas Sayar'ın Çelo'sunda ifade ettiği "Aslını inkâr eden haramzade...Biz buyuk yavrum.Köylü milletinin iyisine yeter olmaz.Kötüsüne çattın mı tüm bir dünya başa çıkamaz onunla...Samandan saat yapar, karıncanın sırtına biner de belini incitmezler..."(syf 137) tarzındaki düşünceleri doğrular nitelikte.Çelo ile bir kez daha gördüm ki (Fakir Baykurt otobiyografisinde de vardı.) hayvanlarla seks köylerde oldukça fazla rastlanan ve doğal bulunan bir şey. Bu arada TRT tarafından televizyon filmi olarak uyarlanmış Çelo.
ÇeloAbbas Sayar · Cem Yayınevi · 1978243 okunma
Abbas Sayar/ Çelo
Puan vermedi·269 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 02:02
Türk Dil Kurumu 1973 Roman Odülü kazanan romanı ÇELO'da sıcak, şiirli ve yumuşak anlatışı ile Yaşar Kemal tarzı bir esere imza atmış. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı. İlk olarak "Can Şenliği" kitabını okumuştum. Kullandığı yerel dil, kendi köyümde kullanılan Türçeye çok benziyordu. Yozgat-Çorum ağzıyla yazılmış olsa da tüm Anadolu'da kullanılan deyimler, atasözleri ilgimi çekmişti. Bu kitabında da aynı dili buldum. Şimdi de "Yılkı Atı" ile devam etmeye karar verdim. Anadolu köylülüğünün hem güzel, eğlenceli hem de ağdalı dilini Yaşar Kemal gibi çok ustaca kullanıyor yazar. Seçtiği öyküler de hayatın içinden, sarsıcı konuları işliyor. Evet işte Anadolu bu dedirtiyor özellikle köy hayatını yaşamışlara. "Çelo" da; fukarılığın Anadolu köylüsündeki acımasızlığını, güçlünün her zaman güçsüzleri ezdiği feodal-kapitalist düzenin köylerdeki işleyişini, her şeye rağmen iyiliği savunanların tükenmediğimi ve de tükenmeyeceğini anlatmaya çalışıyor yazar. Köyde yaşamayanlar köy hayatını görsün, köyde bir zaman yaşamış olanlar da yeniden hatırlasın derim. Okuyanı bol olsun...
ÇeloAbbas Sayar · E Yayınları · 1972243 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2018 18. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2018 00:30
İnce Memed tadında etkileyici bir roman olarak hafızama kazındı. Kullandığı yöresel dil, roman da geçen bazı kelimeler beni çocukluğuma götürdü. Okurken bilmediğiniz kelimelerin anlamını cümlenin içinden kendinizde çıkartabileceksiniz ve merak edip yine de araştıracak olursanız ki Türk Dil Kurumunun genel sözlüğünde değil de derlemeler sözlüğünde o kelimelerin yörelere göre hangi manalarda kullanıldığını göreceksiniz. Çelo'nun köy yerinde yaşadığı dramı içiniz cız ederek okuyacaksınız. Sadece kendime değil de ülkenin okuyamama kültürsüzlüğüne bir kez daha hayıflandım. 1971 Türk Dil Kurumu ödülünü alan bu kitap - sonuna kadar hakketmiştir- kaç kişi tarafından biliniyor. Hatta Abbas Sayar ne kadar biliniyor? Buna en güzel cevabı 1000Kİtap istatistikleri veriyor. An itibarıyla 1000Kitap'ta okuyan dokuzuncu kişiyim.
1000Kitap
ÇeloAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2020243 okunma
Hak yolunda!
Puan vermedi·269 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2020 04:23
“Namuslu şahitlik yapmaktan korkar. ''Doğru söylersem halk gücenir, yalan söylersem Hakk gücenir Hakim bey. Beni bağışla. Görmedim, bilmedim, hiç de buralarda olmadım” der. Ve alır başını kayıplara gi­der. İstemez fışkının üstüne sıçramasını. Gören gör­mediğini, bilen bilmediğini söyler. Naçar kalırsın orta yerde. Dinine, devletine bir küfür savurursun içinde. Ve o kadarla kalırsın. Bura köy yeri Çelo! Kanun sökmez bu yerde. Burada kanun kuvvettir. Burada kanun arkadır. Bura­ da kanun paradır. Bu, dediklerim yoksa belin kıya­mete dek büküktür...” Ebeveynlerini küçük yaşta kaybeden Çelo’nun yanında binbir eziyet çekerek büyüdüğü amca evini terk edip babasından kalan toprağın yarısını amcasından almak üzere köye geri dönmesinin öyküsüdür Çelo. Bir hak mücadelesidir Çelonunki! Güçlünün güçsüzü kandırmasına mani olma mücadelesidir. Yazar Sayar, köylülerin ne kadar değişken bir karaktere sahip olduğunu hissettirmiş kitap boyunca. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine bakıldığında yiyecek ve barınma ihtiyaçlarından sonra gelen kişisel gelişimin köylülerdeki toplumsal yansıması olarak tabiri caizse “oturmamış” bir erdem hakimdir köylülere. Çıkarlarını düşünmek zorunda hissederler çünkü köyde aç açıkta kalsalar bir yudum su verecek evini açacak kimse yoktur karşılık beklemeksizin. Bu uğurda yalancı şahitlik bile yaparlar mazluma karşı. Neden? O mazlum gibi olmamak için, hep güçlü kalmak için! Ya gerçekten vicdanı olanlar? Onlar köyde barınamazlar gerçeği görüp sustukları için. Göz göre göre Tanrının bildiğini kuldan sakladıkları için köklerinden, topraklarından, geçmişlerinden kopup belirsizliğe yol alırlar. Köyde kalanlar, yine kendileri gibi bu devranı döndürenler olarak kalmaya devam eder böylece. Aynı tas aynı hamam! Kin! Haset! Dedikodu! Küfür! Yalan!... Hepsini görürüz
Edebiyat
ÇeloAbbas Sayar · E Yayınları · 1972243 okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
Bir buna üzülmemiştik o da oldu. Yazarın ağzından “Anadolu köylüsü” nün hayatı söz konusu romanda. Yazım tarzı Yaşar Kemal’e benziyor, yazar da Anadolu dilini kullanmış. Anasız babasız kalan Çelo’nun kötü amcasından babasının hakkını alma savaşı.. dedikodu, kin, haset, yalancılık, herkesin çıkarcı olması, çıkarı için Çeloya yaptıkları, Çelo’nun kaderi.. bunlar hep etkiliyor insanı. Çünkü yaşandı ve hep yaşanacak. Kitap 1973 yılında Türk Dil Kurumundan ödül almış. Abbas Sayar’ın “yılkı atı” kitabını da okumuştum. O da güzeldi. Kitapta heyecan veya olay örgüsü çok aramayın rutin ve sakin anlatılıyor köyde olaylar. Önemli olan insan psikolojisine bu denli inebiliyor olması. O sebeple ben sakin kitaptan sıkılırım diyenlere tavsiye edemem ama ben edebi dili severim konusu sakin olsun, edebiyata doyayım derseniz o zaman evet okuyun.
ÇeloAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2020243 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2017 54. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2017 10:42
Abbas Sayar'ın ikinci romanı olan Çelo 1971'de TDK roman ödülünü kazanmış.Abbas Sayar'ın edebiyatı, "Köy Edebiyatı" kategorisinde değerlendirilmesine karşın, diğerlerinden farklı özellikler taşıdığı kesin.Çelo'daki karakterler için Çelo dışında, tamamen iyi ya da kötü demek mümkün değil.Başlangıçta ensesine vur lokmasını al tarzında biri olan Çelo, yaşadığı haksızlıklar karşısında, "-Bana bak!.. dedi.Yaşım on dokuz.On dokuz yıl daha verirler.Eder otuz sekiz.Mapustan çıkacağım.Yine köye geleceğim.Senden hakkımı almassam, ölü anamı, ölü ninemi kabe yolunda zina etmiş kul olayım..." diyen, haksızlıklar karşısında direnen, savaşçı bir kimlik kazanır.Karakterler belli kalıplara sığdırılmamış, iyilik ve kötülüğün yan yanalığı iç sesler ile çok güzel yansıtılmış.Yani ağa kötü, köylü ezilmiş şeklinde sınıflama yok.Fakir olan ezilir, zengin olan elbette söz sahibidir ama, fakirin de köyün delisinin de söz söylediği başkaldırdığı görülür. Bunda Orta Anadolu köylüsünü anlatmasının etkisi büyük diye düşünüyorum.Benim de kökenim Orta Anadolu'dan geliyor.Her ne kadar köy yaşamına uzak büyümüş olsam da babamın anlattıkları ve benim gözlemlediklerim de, Abbas Sayar'ın Çelo'sunda ifade ettiği "Aslını inkâr eden haramzade...Biz buyuk yavrum.Köylü milletinin iyisine yeter olmaz.Kötüsüne çattın mı tüm bir dünya başa çıkamaz onunla...Samandan saat yapar, karıncanın sırtına biner de belini incitmezler..."(syf 137) tarzındaki düşünceleri doğrular nitelikte.Çelo ile bir kez daha gördüm ki (Fakir Baykurt otobiyografisinde de vardı.) hayvanlarla seks köylerde oldukça fazla rastlanan ve doğal bulunan bir şey. Çelo'yu Didem Uslu hocamızın yönetimindeki atölye çalışmasında Erdal Öz'ün Yaralısın kitabı ile birlikte inceleyeceğiz.Bu tür atölye çalışmaları çok şey katıyor okumalara.Özellikle benim
Edebiyat
ÇeloAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2020243 okunma
Çelo: Adalet, Aşk ve Toplum
7/10
·269 syf.··
2025 55. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 16:26
Abbas Sayar’ın Çelo romanı, Anadolu köy yaşamını ve taşra toplumunun sosyal yapısını etkileyici bir biçimde yansıtır. Çelo, yetim ve yoksul bir genç olarak hem kendi toprak hakkını hem de bireysel adaletini amcasından arar. Bu süreçte Çelo’nun Kezik ile olan ilişkisi vardır ama aşkının toplumsal engeller tarafından nasıl sınırlandırıldığını hissettirir. Roman, karakterlerin iç dünyasını daha da derinleştirir. Yazar, yerel dil ve köy yaşamına özgü diyalogları kullanır, köydeki insan ilişkilerini ve günlük mücadeleleri canlı bir şekilde aktarır. Çelo, bireysel hak arayışı, aşk ve toplumsal baskı gibi konuları bir arada işleyerek, hem duygusal hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sunar.
ÇeloAbbas Sayar · E Yayınları · 1972243 okunma
10/10
·234 syf.··
2025 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 20:44
Yine Abbas Sayar yine muhteşem bir eser. Yazara saygım,hayranlığım bir kez daha arttı. Çelo bir hak arama mücadelesini anlatır. Kimsesiz bir çocuğun amcasindan babasından kalan mallarını alma mücadelesi. Umutla hayal kırıklığı bir aradadir. Dili harika. Bir solukta okunacak bir kitap. Aynı zamanda köy hayatını da çok başarılı ve gerçekçi bir şekilde samimi bir dille anlatır. Ben yine çok fazla etkilendim. Abbas Sayar bence çok başarılı. Köy hayatını,insanları olduğu gibi harika bir şekilde anlatiyor. Okurken çok etkilendim. Abbas Sayar'ın bütün kitaplarını okumayı düşünüyorum. Gerçekten çok başarılı.
ÇeloAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2020243 okunma

Yazar Hakkında

Abbas SayarYazar · 21 kitap
Nail Abbas Sayar, 21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. 1941’de Yozgat Lisesi’ni bitirdikten sonra 1945 yılında evlendi ve İstanbul’a yerleşti. Dört dönem İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkoloji eğitimi aldı ancak eğitimini yarıda bırakarak Yozgat’a döndü. Bir süre çiftçilikle uğraştı. Yeniden İstanbul’a giderek matbaa kurdu, 1953’te Yozgat’a dönerek İstanbul’daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat’ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin Bozlak adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Yozgat’ın Bozok ve İleri gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Kısa bir süre politika ile ilgilendi. Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ama politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi. 11.07.1989 yılında Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender Sayar'la ikinci evliliğini yaptıktan sonra Ayvalık, Balıkesir’e yerleşti. Edebiyatın yanı sıra resim sanatı ile uğraştı. 1990’larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir’de sergiler açtı. 04.08.1999’da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde-9 Eylül Ünv. Tıp Fakültesi-İzmir ’de hayatını kaybetti. Mezarı Yozgat’tadır. Abbas Sayar’ın bir oğlu vardır. Yozgat’ta askeri gazinonun bulunduğu bir sokağa adı verilmiştir Yazın Yaşamı   Yazmaya şiir ile başladı. Toplam 6 şiir kitabı yayımladı. Bu kitaplar çok dar bir çevrenin dışına çıkmadığından bugün bilinmemektedir. Ancak daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip Boşluğa Takılan Ses adıyla kitaplaştırılmıştır. 1999’da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise Şiirler adıyla yayımlanmıştır. 1950’lerde roman türüne geçti. İlk romanı Yılkı Atı’nı yazdıktan yaklaşık on - on beş yıl sonra 1970’de yayımladı. Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlanmıştır. Yılkı Atı’nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürdü. 1972’de yayımladığı Çelo, radyo oyununa (Nebahat Abla’yı Yitirdik adıyla)uyarlanmış; 1974’te yayımladığı Can Şenliği ise TV1'de dört bölümlük bir dizi film olarak gösterime sunulmuştur. Yazarın tek öykü kitabı Yorganımı Sıkı Sar 1976’da, Dik Bayır adlı romanı 1977’de yayımlandı. Takip eden yıllarda Tarlabaşı Salkım Saçak (1987, roman), Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman), Boşluğa Takılan Ses(1991, şiir), Noktalar (1991, vecizeler) adlı kitaplarını yayımladı. Abbas Sayar’ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır. El Eli Yur El de Yüzü adlı romanında ise politika ile uğraştığı dönemdeki anılarından yola çıkarak; 1954-1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumu, köylünün politikacılara bakışı; politikacılarla köy halkının birbirlerinden beklentileri nibir kara mizah örneği olarak gözler önüne serer.   Ödülleri   1971 - TRT Roman Başarı Ödülü, Yılkı Atı 1973 - TDK Roman Ödülü , Çelo 1975 - Madaralı Roman Ödülü , Can Şenliği 1987 - Yozgatlılar Dayanışma ve Kültür Derneği Şükran Plaketi 1992 - Yibitaş Holding - Erdoğan M. Akdağ - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Kültür Bakanlığı - Kültür Bakanı : D. Fikri Sağlar - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Gazeteciler Cemiyeti - Başkan : Osman Hakan Kiracı - Yozgat'ın İlk Gazetecisi Plaketi 1995 – Edebiyatçılar Derneği Onur Plaketi ve Altın Madalya Ödülü 1998 - Türkiye Yazarlar Sendikası - İzmir Kitap Fuarı 98 - Yazarlık Emeğine Saygı Plaketi 1998 - Türkiye Yazarlar Derneği Ödülü