·
Okunma
·
Beğeni
·
1.532
Gösterim
Adı:
Çelo
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Çelo
Çelo
Çelo
269 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Çelo'nun amcasina karşı verdiği mucadele, amcasinin hainligi ve sonunda da amcasini vurmasi.Karmakarisik hissettim. Kendi hakki olan tarlayi almak için bunca ugrasmasi , orta yolu bulmaya çalışması ve saygi da kusursuzluk etmemesi ama nihayetinde sevdiğine ve tarlalarina kavusamamasi.
Kezik sevmedigi bir adamin vicdanina teslim edilen bir kadın. Aileden, kocadan ve kayinvalideden yana yüzü gulmeyen bir kadın. Onunda sonu malesef bir dere .
Koylulerin ya da toplumun ya da elalemin insan hayatına ne denli müdahale ettiğini anlatmis yazar.
269 syf.
·11 günde
“Namuslu şahitlik yapmaktan korkar. ''Doğru söylersem halk gücenir, yalan söylersem Hakk gücenir Hakim bey. Beni bağışla. Görmedim, bilmedim, hiç de buralarda olmadım” der. Ve alır başını kayıplara gi­der. İstemez fışkının üstüne sıçramasını. Gören gör­mediğini, bilen bilmediğini söyler. Naçar kalırsın orta yerde. Dinine, devletine bir küfür savurursun içinde. Ve o kadarla kalırsın.
Bura köy yeri Çelo! Kanun sökmez bu yerde. Burada kanun kuvvettir. Burada kanun arkadır. Bura­ da kanun paradır. Bu, dediklerim yoksa belin kıya­mete dek büküktür...”

Ebeveynlerini küçük yaşta kaybeden Çelo’nun yanında binbir eziyet çekerek büyüdüğü amca evini terk edip babasından kalan toprağın yarısını amcasından almak üzere köye geri dönmesinin öyküsüdür Çelo. Bir hak mücadelesidir Çelonunki! Güçlünün güçsüzü kandırmasına mani olma mücadelesidir.

Yazar Sayar, köylülerin ne kadar değişken bir karaktere sahip olduğunu hissettirmiş kitap boyunca. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine bakıldığında yiyecek ve barınma ihtiyaçlarından sonra gelen kişisel gelişimin köylülerdeki toplumsal yansıması olarak tabiri caizse “oturmamış” bir erdem hakimdir köylülere.

Çıkarlarını düşünmek zorunda hissederler çünkü köyde aç açıkta kalsalar bir yudum su verecek evini açacak kimse yoktur karşılık beklemeksizin. Bu uğurda yalancı şahitlik bile yaparlar mazluma karşı. Neden? O mazlum gibi olmamak için, hep güçlü kalmak için! Ya gerçekten vicdanı olanlar? Onlar köyde barınamazlar gerçeği görüp sustukları için. Göz göre göre Tanrının bildiğini kuldan sakladıkları için köklerinden, topraklarından, geçmişlerinden kopup belirsizliğe yol alırlar. Köyde kalanlar, yine kendileri gibi bu devranı döndürenler olarak kalmaya devam eder böylece. Aynı tas aynı hamam!

Kin! Haset! Dedikodu! Küfür! Yalan!...
Hepsini görürüz kitaptaki karakterlerde. Sadece köylüler mi? Hayır! Kaymakamından ilçedeki arzuhalciye, bankacısından ziraatçisine dek kangren olmuş bir bencillik ve yalancılık söz konusudur. Köylüyü kandıran kandıranadır ki sadece köyün delisi doğruları haykırır muhtarından herkesin yüzüne! Sadece köyün delisindedir merhamet, acıma, doğru sözlülük, açık sözlülük! Herkes yüzüne karşı “Deli” der ama bilirler bir yandan da asıl “Veli” olduğunu. Herkesin işine geldiği şekilde “akıllı” olduğu yerde “delilik” nimettir nimet!

Kezik karakteri, aşkın yolunda harcanmış bir köylü kadınının simgesi. Çelo ile sadece mutlu olmak isterken gerek babası, gerek sevdiği, gerek imam nikahla kocası tarafından hep çıkarlarına alet edilmiş bir çaresiz kadın. Kadının Orta Asya’dan beri süregelen söz hakkının köylerde iyice ataerkilleşen erkekler arasında kaybolmasını vurguluyor kitap bir yandan da. Aşağılanan, dövülen, saçı uzun aklı kısa görülen, fakirlik içinde sessizce kocasına ve köylünün sözüne boyun eğen kadınlar! Oyuncak edildikçe kendini göllere atan kadınlar...
Yıl: 1962. Ya şimdi?

Köy edebiyatına güzel bir örnek sayılabilecek, objektif bir bakış açısıyla gerek köyü gerek erdemi çok yönlü olarak ele alan Abbas Sayar’ın bu eseri, bu türü sevenlerin severek okuyabileceği bir eser. 1973 senesinde Türk Dil Kurumu ödülünü aldığını da eklemeli.
250 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10 puan
Ön İnceleme:

"1K'de 100 Kişiden Az Kişinin Okuduğu İyi Kitaplar" diye bir liste yapılacak olsa ilk ayakta listeye girebilecek denli güçlü bir kitap "Çelo". "Yılkı Atı" kitabıyla tanınan Abbas Sayar; Fakir Baykurt'un Kır Abbas'ına, Yaşar Kemal'in İnce Memed'ine benzer bir kahraman yaratmış: Çelo.
250 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Bir buna üzülmemiştik o da oldu. Yazarın ağzından “Anadolu köylüsü” nün hayatı söz konusu romanda. Yazım tarzı Yaşar Kemal’e benziyor, yazar da Anadolu dilini kullanmış. Anasız babasız kalan Çelo’nun kötü amcasından babasının hakkını alma savaşı.. dedikodu, kin, haset, yalancılık, herkesin çıkarcı olması, çıkarı için Çeloya yaptıkları, Çelo’nun kaderi.. bunlar hep etkiliyor insanı. Çünkü yaşandı ve hep yaşanacak. Kitap 1973 yılında Türk Dil Kurumundan ödül almış. Abbas Sayar’ın “yılkı atı” kitabını da okumuştum. O da güzeldi.

Kitapta heyecan veya olay örgüsü çok aramayın rutin ve sakin anlatılıyor köyde olaylar. Önemli olan insan psikolojisine bu denli inebiliyor olması. O sebeple ben sakin kitaptan sıkılırım diyenlere tavsiye edemem ama ben edebi dili severim konusu sakin olsun, edebiyata doyayım derseniz o zaman evet okuyun.
250 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Abbas Sayar'ın ikinci romanı olan Çelo 1971'de TDK roman ödülünü kazanmış.Abbas Sayar'ın edebiyatı, "Köy Edebiyatı" kategorisinde değerlendirilmesine karşın, diğerlerinden farklı özellikler taşıdığı kesin.Çelo'daki karakterler için Çelo dışında, tamamen iyi ya da kötü demek mümkün değil.Başlangıçta ensesine vur lokmasını al tarzında biri olan Çelo, yaşadığı haksızlıklar karşısında, "-Bana bak!.. dedi.Yaşım on dokuz.On dokuz yıl daha verirler.Eder otuz sekiz.Mapustan çıkacağım.Yine köye geleceğim.Senden hakkımı almassam, ölü anamı, ölü ninemi kabe yolunda zina etmiş kul olayım..." diyen, haksızlıklar karşısında direnen, savaşçı bir kimlik kazanır.Karakterler belli kalıplara sığdırılmamış, iyilik ve kötülüğün yan yanalığı iç sesler ile çok güzel yansıtılmış.Yani ağa kötü, köylü ezilmiş şeklinde sınıflama yok.Fakir olan ezilir, zengin olan elbette söz sahibidir ama, fakirin de köyün delisinin de söz söylediği başkaldırdığı görülür. Bunda Orta Anadolu köylüsünü anlatmasının etkisi büyük diye düşünüyorum.Benim de kökenim Orta Anadolu'dan geliyor.Her ne kadar köy yaşamına uzak büyümüş olsam da babamın anlattıkları ve benim gözlemlediklerim de, Abbas Sayar'ın Çelo'sunda ifade ettiği "Aslını inkâr eden haramzade...Biz buyuk yavrum.Köylü milletinin iyisine yeter olmaz.Kötüsüne çattın mı tüm bir dünya başa çıkamaz onunla...Samandan saat yapar, karıncanın sırtına biner de belini incitmezler..."(syf 137) tarzındaki düşünceleri doğrular nitelikte.Çelo ile bir kez daha gördüm ki (Fakir Baykurt otobiyografisinde de vardı.) hayvanlarla seks köylerde oldukça fazla rastlanan ve doğal bulunan bir şey.
Çelo'yu Didem Uslu hocamızın yönetimindeki atölye çalışmasında Erdal Öz'ün Yaralısın kitabı ile birlikte inceleyeceğiz.Bu tür atölye çalışmaları çok şey katıyor okumalara.Özellikle benim gibi yoğun okuyanlar için, eleştirel okuma hafızada kalıcılığı sağlıyor.(Yaşlanıyoruz, unutuyoruz okuduklarımızı...)Bu arada TRT tarafından televizyon filmi olarak uyarlanmış Çelo.
250 syf.
·19 günde
İnce Memed tadında etkileyici bir roman olarak hafızama kazındı. Kullandığı yöresel dil, roman da geçen bazı kelimeler beni çocukluğuma götürdü. Okurken bilmediğiniz kelimelerin anlamını cümlenin içinden kendinizde çıkartabileceksiniz ve merak edip yine de araştıracak olursanız ki Türk Dil Kurumunun genel sözlüğünde değil de derlemeler sözlüğünde o kelimelerin yörelere göre hangi manalarda kullanıldığını göreceksiniz. Çelo'nun köy yerinde yaşadığı dramı içiniz cız ederek okuyacaksınız. Sadece kendime değil de ülkenin okuyamama kültürsüzlüğüne bir kez daha hayıflandım. 1971 Türk Dil Kurumu ödülünü alan bu kitap - sonuna kadar hakketmiştir- kaç kişi tarafından biliniyor. Hatta Abbas Sayar ne kadar biliniyor? Buna en güzel cevabı 1000Kİtap istatistikleri veriyor. An itibarıyla 1000Kitap'ta okuyan dokuzuncu kişiyim.
250 syf.
·4 günde
Hastanede okuduğum ikinci kitap akıcı ve içinde Anadolu'nun kokusunu tadını acısını bulduğum harika bir kitap...
Masumlugun saflığın iyi niyetin yanı sıra köyü niyetinde hayatta olduğunu göstermektedir
250 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Romanda, küçük yaşta anne ve babasını kaybeden ve amcasının bakımına muhtaç olarak hayatını sürdüren bir çocuğun, büyüyüp bir delikanlı olduğunda babasından miras kalan toprağı amcasından almak için yaptıkları ve başından geçen olaylar, psikolojik ve sosyolojik tahliller boyutunda konu edilir. Roman kahramanı Çelo’nun hak arama iradesi içinde sürüklendiği çıkmaz yol gerçekçi bir anlatımla işlenerek, başarının ancak sağlam bir irade ile elde edilebileceğini bize göstermektedir.
Selamün aleyküm "aleyküm selam..
Pınarınız var mı? dediler
Hep bir ağızdan asker usulü "yook"diye bağırdık
Yolunuz var mı ?dediler
Aşk ile şevk ile "yook "diye bağırdık
Borcunuz var mı ?dediler
"Hangi birini sorarsın gırtlağmıza dek" dedik
"Vaktiyle kızlarınızı zorunan nereye
götürdüler " dediler ..
"Emsütüye ,gavur mektebine "diye bağırdık .
Abbas Sayar
Sayfa 107
Ay ışığında köy bir hoş olur ..
Çıt çıkmaz itinden kurdundan.
Tüm bir dünyası susar köyün.
Işık ve gölge yalar her bir yönü
Türkü tutturmak ister kadınların aklı
Erkekler gavur. .Erkekler merhametsiz
Abbas Sayar
Sayfa 102
Ellaham bir göze geldi ..
Bir irbet olasıcanın nazarı değdi ..
Nazar taşı çatlatır anam. .
Nazar eden başında bulsun.
Allah dünyasını da ahiretini de kara yazsın .
Sinisinde rahat uyku görmesin.
El alsın yele varsin, yel alsın sele versin.
Tüm bir muradları koynunlarında kalsın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çelo
Baskı tarihi:
1978
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Çelo
Çelo
Çelo

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Someone
  • kitap_universitesi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%4.8 (1)
8
%0
7
%4.8 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0