Dik Bayır

Abbas Sayar
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
308
Basım Tarihi:
Aralık 2019
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9789754374254
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Bu bizim hikayemiz. Hepimizin hikayesi..
9/10
Ben, Allah şahit Ali Ağa’dan dinlerim bunları. Varmış Ali Ağa. Selamı çökertmiş. “Hâl-i keyfiyetim şöyle şöyle,” demiş. “Verdiğin buğdaya karşı yarı ortakçım ol,” demiş, “Evim, eviniz sayılır. Bağımız, bahçemiz bol. Yazın da gelir, köyde kalırsınız. Hem bir köy havası alır, hemi de hakkını- zı alıp dönersiniz…” demiş. Baban rahmetlik senetsiz se- petsiz buğday alması için para vermiş. Ali Ağa şöyle derdi bana: “Adamın verdiği paranın bir bölüğüne buğday aldım. Bir bölüğünü de bitmez tükenmez borcuma, alacaklılara dağıttım. Yarı tohumdan böyük ekin oldu. Tümünü ektim demekten gayri bir çarem yoktu. Öylece ekin bölüşümüne oturduk. Yıllar sonu icik bitim kanlanınca açtım başlangıç- ta olanları. Buğday hakkını verdim. Helallaştık.” Odada oturanlardan kaşları çatılanlar oldu bu sözler üzerine. Biri: — Kırpık Emmi, dedi, sen bu köyün tekmil memuru musun? Bir ölünün ardından hayır ile açılacak söz varken, neden ve niçün lafı iftiraya saptırırsın?
Yokluk nedir? Okumak ile bilinmez.!
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2019 19:26
Dik Bayır, Abbas Sayar'ın 70'li yıllarda Almanya'ya göç ve çalışma sorunlarını anlattığı romanıdır. Abbas Sayar bu romanında, Beydiyar köyünde yaşanan olayları köylünün ağzından anlatmaktadır. Yazar; köylünün ve köy yaşamının özelliklerini köylülerin iç yaşantısını da katarak okuyucuya aktarmaktadır. Köylünün cahilliği ve çıkarcılığının, köy yaşamında baskın olduğunu ve sosyal yaşamı yönlendiren etkilerin başında geldiğini, bu eseriyle göstermektedir. Almanya'ya göç olgusunun, hem gidenler hem de kalanlar üzerindeki etkisinin anlatılması açısından, Dik Bayır okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2025 76. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 23:58
İlk sayfasından itibaren insanı saran bir roman...Bir köyün kuruluşunun ve dağılışının hikayeleri bir arada. Alaman gurbetliği payda olunca ardına bakmadan gidenlerin ve gidenlerle, gidenlerden gelecekleri bekleyişi bir hayat tarzı haline getiren çaresiz Anadolu köylüsünün hazin destanı. Gidenler gider; kalanlar yalnız kalır. Bitmek bilmeyen göçler silsilesine bir halka daha eklenir.
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 22:03
Okumak konusunda en istekli olduğum türlerden biri köy romanları, belki de bir süredir kafamın kenarına kazılmış olan köy romanı yazma isteğinden bu. Sanki, bu ülkenin bir öyküsünü anlatacaksak, bu öyküyü ne başka memleketlerden esinlenme şehirlerimizle, ne de odaların içeriyle anlatabiliriz. Şehirliyi bile anlatmak, anlamak istiyorsak, köyün ardına düşmeliyiz. İşte Dik Bayır'a tüm bu istek ve merak ile başladım. Abbas Sayar aslında Yılkı Atı kitabını merak ettiğim bir yazardı. Eminim o da çok güzeldir. Dik Bayır, adı da üstünde, ta Celali İsyanları'nda dik bir bayıra kurulmuş bir köyün öyküsü. O günden, geçtiğimiz yüzyıla kadar okuyoruz en başta. Buralar oldukça yavaş. Ama gün, biraz daha yakına, 60'lar-70'lere doğru gelince daha akıcı ve merak ettirici oluyor. Su gibi okunuyor. Zor bir dili yok. Peyami Safa gibi. Hem psikolojik-sosyolojik tahlil, hem de edebi değer dolu sayfalar. Bir köyün, "Alamancı" gönderme hevesiyle içine düştüğü durumu anlatıyor roman. Büyüklere, kadınlara, çocuklara taşradaki bakışı okuyoruz. Köy romanları önemli dedim ya, bu yüzden. Çünkü bugünün şehirli kitleleri bile hala aynı kültürel genleri taşıyor. Bundan uzaklaşmaya çalışınca da kaldığı araf, oldukça sorunlu bir toplum doğuruyor. Roman çok güzeldi, Abbas Sayar okumaya devam edeceğim. 8/10, çünkü konu artık bugüne kadar klişeleşmiş bir hale geldi doğal olarak. Yoksa 9/10'luk roman.
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 23:45
Kitabı Rodrigo Gitar Konçertosu eşliğinde bitirdim ve ne zamandır hissedemediğim gerçek hüznü hissettim. Alamancı Raşit'in vefakarlığı, Halime'nin yalnızlığı, Elif'in haksızlığa uğrayışı vs. gidenlerin ve kalanların durduğu araf. Abbas Sayar köy insanının davranışlarının sebebini sosyolojik tahlillerle ve usta bir uslüpla anlatmış.Hani derler ya kitap okuyan empati yeteneği gelişir diye bunu okuyunca büyüklerimin haraketleri bana daha da anlamlı geldi. Su gibi akıp giden bir memleket romanı okumak isteyenler durmasın...
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
Dik Bayır, bir güzel göç romanı.
Puan vermedi·308 syf.··
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2024 23:51
"Dik Bayır" yazarın okuduğum beşinci eseriydi. Gerek roman tekniği gerek kurgusu gerekse de dil ve üslubuyla en sevdiğim romanı oldu. Yazarın "Alamancılığın" âdeta bir virüs gibi köye girişini, yayılışını ve nihayetinde "Müslüm Ağa"nın hanesini yok edişini ustalıkla anlatmasına hayran olmamak elde değil. Benim çevremde, yazarın tabiriyle - Alamancı - yok. Bu yüzden bu sosyolojiyi bilmiyorum. Yazar, köyden göç edişin sadece olumlu yanlarının olmadığını belirterek olumsuz yanlarını da gözler önüne sermiş. Hatta bana göre romanı göç karşıtı bir izlek üzerine kurmuş. Romanın başlangıcından sonuna kadar göç olgusu, kimsenin hayatını güzelleştirmeyen aksine her şeyi mahveden bir kavram olarak okuyucuya sunulmuş. Yazarın ta Celali isyanlarının sebep olduğu göçlerden başlayıp 1960'lar Turkiye'sinden Almanya'ya olan göçlere uzanan geniş bir yelpazede anlattığı göçler, hiçbir dönemde hayra vesile olmamış.
Edebiyat & Roman
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Abbas SayarYazar · 21 kitap
Nail Abbas Sayar, 21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. 1941’de Yozgat Lisesi’ni bitirdikten sonra 1945 yılında evlendi ve İstanbul’a yerleşti. Dört dönem İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkoloji eğitimi aldı ancak eğitimini yarıda bırakarak Yozgat’a döndü. Bir süre çiftçilikle uğraştı. Yeniden İstanbul’a giderek matbaa kurdu, 1953’te Yozgat’a dönerek İstanbul’daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat’ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin Bozlak adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Yozgat’ın Bozok ve İleri gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Kısa bir süre politika ile ilgilendi. Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ama politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi. 11.07.1989 yılında Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender Sayar'la ikinci evliliğini yaptıktan sonra Ayvalık, Balıkesir’e yerleşti. Edebiyatın yanı sıra resim sanatı ile uğraştı. 1990’larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir’de sergiler açtı. 04.08.1999’da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde-9 Eylül Ünv. Tıp Fakültesi-İzmir ’de hayatını kaybetti. Mezarı Yozgat’tadır. Abbas Sayar’ın bir oğlu vardır. Yozgat’ta askeri gazinonun bulunduğu bir sokağa adı verilmiştir Yazın Yaşamı   Yazmaya şiir ile başladı. Toplam 6 şiir kitabı yayımladı. Bu kitaplar çok dar bir çevrenin dışına çıkmadığından bugün bilinmemektedir. Ancak daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip Boşluğa Takılan Ses adıyla kitaplaştırılmıştır. 1999’da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise Şiirler adıyla yayımlanmıştır. 1950’lerde roman türüne geçti. İlk romanı Yılkı Atı’nı yazdıktan yaklaşık on - on beş yıl sonra 1970’de yayımladı. Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlanmıştır. Yılkı Atı’nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürdü. 1972’de yayımladığı Çelo, radyo oyununa (Nebahat Abla’yı Yitirdik adıyla)uyarlanmış; 1974’te yayımladığı Can Şenliği ise TV1'de dört bölümlük bir dizi film olarak gösterime sunulmuştur. Yazarın tek öykü kitabı Yorganımı Sıkı Sar 1976’da, Dik Bayır adlı romanı 1977’de yayımlandı. Takip eden yıllarda Tarlabaşı Salkım Saçak (1987, roman), Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman), Boşluğa Takılan Ses(1991, şiir), Noktalar (1991, vecizeler) adlı kitaplarını yayımladı. Abbas Sayar’ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır. El Eli Yur El de Yüzü adlı romanında ise politika ile uğraştığı dönemdeki anılarından yola çıkarak; 1954-1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumu, köylünün politikacılara bakışı; politikacılarla köy halkının birbirlerinden beklentileri nibir kara mizah örneği olarak gözler önüne serer.   Ödülleri   1971 - TRT Roman Başarı Ödülü, Yılkı Atı 1973 - TDK Roman Ödülü , Çelo 1975 - Madaralı Roman Ödülü , Can Şenliği 1987 - Yozgatlılar Dayanışma ve Kültür Derneği Şükran Plaketi 1992 - Yibitaş Holding - Erdoğan M. Akdağ - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Kültür Bakanlığı - Kültür Bakanı : D. Fikri Sağlar - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Gazeteciler Cemiyeti - Başkan : Osman Hakan Kiracı - Yozgat'ın İlk Gazetecisi Plaketi 1995 – Edebiyatçılar Derneği Onur Plaketi ve Altın Madalya Ödülü 1998 - Türkiye Yazarlar Sendikası - İzmir Kitap Fuarı 98 - Yazarlık Emeğine Saygı Plaketi 1998 - Türkiye Yazarlar Derneği Ödülü