Can Şenliği

Abbas Sayar

Yorumlar ve İncelemeler

Abbas Sayar - Can Şenliği
8/10
·176 syf.··
2025 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 00:00
Can Şenliği, Abbas Sayar'ın üçüncü romanıdır. 1974'te yayımlanan bu roman, 1975'te "Madaralı Roman Ödülü"ne layık görülmüştür. Romanda, karısı öldükten sonra evini hayırsız oğullarına bırakıp hanlarda çalışarak ve eşeğiyle yük taşıyıcılığı yaparak geçinemeye çalışan 80 yaşındaki Hüseyin Ağa'ın hikayesi anlatılıyor. Romana adını veren Can Şenliği, Hüseyin Ağa’nın yalnızlığını paylaştığı eşeğidir. Abbas Sayar'ın okuduğum ilk kitbıydı ve kesilnlikle son olmayacak. Sırada, Yılkı Atı ve El Eli Yur, El de Yüzü romanları var. Okuyun, okutun, hediye edin.
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Benim Allah'a bırakacak âhım yok!
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2022 23:47
Yazarımız yine kırsal yaşamı, köy hayatını yöresel ağız ve şive kullanarak gerçekçi bir dille okuyucuya sunuyor. Yazarın tarzı diğer kitaplarında olduğu gibi gerçekçi, sıcak, içten, içimizden... Yozgat'ta doğup büyüyen yazarımızın kitabı da Yozgat-Merzifon arasında geçmekte. Okurken bağ kurabileceğiniz bir kitap. Akıcı ve içten dili sizi sarıyor. Kitabımızın kahramanı Hüseyin Ağa ve onun umulmadık hayatı. Çocuklarının meslek sahibi olmasını istesede bu arzusuna ulaşamaz, oğlu ve gelini tarafından istenilmez hale gelir. Evini oğluna bırakır gider. Yolu bağına korucu arayan Nail Beye rastlar. O günden sonra bağda bekçilik yapmaya başlar. Ne var ki çok yalnızlık çeker. Can Şenliği adını verdiği eşeği tek yoldaşıdır. Bağın yanındaki evde Ayşe gelinin dul anasıyla yoldaş olup evlenmek ister. Oğlunda olan evin para edeceğini umar. Ama hiçbir şey planladığı gibi gitmez... Mutsuz sonla biten kitaplar insanın ruhunda ince bir sızı bırakır. Hüseyin Ağa'nın yalnızlığı, ailesiyle ilişkisi, hor görülmesi, acizliği ve fakirliğine ortak olmak isterseniz bu kitaba kulak verin.
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2022 270. kitabı
#y:2373.. 1975 Madaralı Roman Ödülü’ne layık görülen bu eser Abbas Sayar’ın üçüncü romanıdır. Romanda, eşeğiyle yük taşıyıcılığı yapan yaşlı Hüseyin Ağa’nın yeni karısı tarafından horlanması ve yaşama sevincini yitirmesi anlatılır. “.. Umutlanmak yaramıyordu. Sanki bir yürek kaşıntısıydı umutlanmak. Hayata bağlayıcı her oluştan çekiniyordu. Ne çekmişse umuttan çekmişti. (S:49) Kitaptan Allahın yazgısı bir benim için mi kara? Benim gibi biçareler için mi? «Yazın bu ise, al şu canı» derim almaz. Bizi sefalet köçeği gösterip de «emrine şükür» için başkalarına nisbet mi sağlamaya çalışır? Dinim de yırtıldı gayrik, imanım da... Cehennem mi nur alâ nur... Alsın emanetini! İlk posta ile havâle etsin oraya! (S: 91)kştaptan Trajikomik ve edebi bir yönü olan kitabı okuduk.. Dili acık Duru temiz net Hayata ve umuda dair Bişeyler bulmak isteyenler için Dogru yerdesiniz Ozamn Buyurun okuyun.
Roman-Edebiyat
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 58. kitabı
Can Şenliği, Abbas Sayar, Roman 176 sayfa 2022 Ötüken Yayın. * 1923 Yozgat doğumlu yazar, 1970 yılında yazdığı ve TRT başarı ödülünü aldığı Yılkı Atı adlı romanıyla adını duyurdu. 1971 yılında Çelo adlı romanıyla T. D. Kurumu roman ödülünü, 1975 yılında yazdığı Can Şenliği romanıyla da Madaralı roman ödülünü kazanmıştır. Yayımlanmış 8 roman ve 8 şiir kitabı sahibi olan yazar bir dönem İstanbulda yaşamış gazete çıkarmış, siyasetle de uğramıştır. Siyaseti bırakarak Yozgat'a dönen yazar gazete yayımına burada devam etmiştir. İkinci evliliğinden sonra Ege kıyılarına yerleşen yazar bu bölgede sanatın diğer kolu resim çalışmalarını sürdürmüş, sergiler açmıştır. Can Şenliği romanı'nda realist bir yaklaşımla yöre dilini olduğu gibi kullanarak üç farklı anlatım yolunu denemiştir. Birinci anlatımı yazar kendisi yapar. İkinci anlatımı roman ikinci kişisi Nail Bey üçüncü anlatımıda roman baş kişisi Hüseyin Ağa yapar. Yalnızlığın ve yaşlılığın işlendiği romanın konusunda yıllar süren yaşam mücadelesinde Yozgat'tan Samsun'a Samsundan Yozgat'a eşşekleriyle yük taşıyarak iki erkek evlat büyüten Hüseyin Ağanın yaşlılığında kimsesiz bir başına kalarak kalan ömrünü kurtarabilme çabasını anlatır. Şu kadar bir bilgi verebilirim ki Türk Edebiyatında hakkettiği yeri bulamamış olan bu yazarın edebi ağırlığı olan eserleri okunmalıdır. Benim çok beğenerek, hüzünlenerek, düşünerek okuduğum bir eser oldu. Öneririm. . . #okudumbitti2022#türkromanı#türkedebiyatı#türkyazarı#önerikitap#tavsiyekitap#kitapokumakgüzeldir#kitapoku#abbassayar#yozgat#ötükenyayınları#kastamonu#
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Can Şenliği - Abbas SAYAR
9/10
·189 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2021 20:01
Taşraya; ömrü yoksullukla geçmiş, yokluk yetmezmiş gibi bir de yalnızlık yükünü omuzlamış yaşlı bir adamın penceresinden bakan yazar, bozkır yaşamının ve Anadolu kültürünün inceliklerini satır aralarında ilmek ilmek işlemiş. Romanı okurken bazen tebessüm ediyor bazen de yokluğu ve yalnızlığı derinden hissederek hüzünleniyorsunuz. Bu coğrafyanın insanını tanımak ve anlamak adına güzel bir eser…
Roman
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2023 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2023 02:14
1974'te kaleme alınan bir Abbas Sayar romanıdır. Yozgatlı yazarımızın romanda kullandığı dil Yozgat ve çevresini yoğun şekilde hissettiriyor. Bir Kırıkkaleli olarak romanın dilinde, anlatımında ve sözlerde kendi ailemi, memleketimi, akrabalarımı buldum. Roman ihtiyarlığın getirdiği çaresizliği ve "nankörlüğü" işlemekte. Hayatının son baharında bir karakterin yaşama sevincinin, son umutlarının tükenişiyle birlikte sönüp gittiğinin, akıcı şekilde anlatımına şahitlik edeceksiniz. Her şeyden öte klasikleşen "Allah çok verip azdırmasın, az verip muhtaç etmesin" duamızın ne kadar doğru ve yerinde olduğunu çarpıcı şekilde anlatmış Abbas Sayar... Ben bu romandan kendi hisseme şunları alabildim; hayatı mihnet içinde geçirmeksizin dolu dolu ve faydalı şekilde yaşamak gerekir. En önemlisi de elden ayaktan düşmeden, maddi manevi yokluk çekmeden öbür dünyaya irtihal etmek en güzeli. Allah kimseye muhtaç etmeksizin hayırlı ömürler ve güzel ölümler versin...
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Puan vermedi·189 syf.·
2021 8. kitabı
Roman Balkan ve 1. Dünya Savaşı gazisi Hüseyin ağa'nın hikayesini anlatıyor.Daha çok karısını kaybetmesinden sonra oğullarının vefasızlığı ve yaşlılık zamanındaki yalnızlığı anlatılıyor.Sıkıcı, sıradan bir konu gibi görünebilir ama yazar Yozgat ağzını o kadar güzel konuşturuyor ki hiç sıkılmıyorsunuz.Tabi Hüseyin ağa'nın bilgeliğide diğer önemli bir faktör.Eser yazarın hakkı teslim edilmiş diğer romanı 'Yılkı Atı' nın biraz gölgesinde kalmış sanki.Ama bu kitapta en az onun kadar güzel.Diğer dikkatimi çeken hususta doğa betimlemelerinde Yaşar Kemal kadar başarılı olduğu.Kitabın adının hikayeside çok güzel Hüseyin ağa'nın yalnızlığını gideren insan, hayvan vs.lere "Can Şenliği" demesi.Güzel bir bozkır romanı okumak istiyorsanız tam size göre.
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2021 22. kitabı
Sanırım bir kitap ben Anadoluyum, ben bozkırım, diye anca bu kadar bağırabilir. Anadolu'yu anca bu kadar hissettirebilir. Kitapta " Yaz efendi bütün bunları yüreğine." diyen Hüseyin Ağa yalnızlığını bizim de yüreğimize yazıyor bir bir, buruk bir tebessümle...
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 22:39
Eşinin ölümünden sonra oğulları tarafından terk edilen Hüseyin Ağa'nın hüzünlü hayat hikayesi... Çok sevdigim bir kitap oldu. Yazarın tüm kitaplarını okumak istiyorum. Benim gibi Yozgat'ı özleyenler için okumanın yanında Storytel den de dinlemelerini tavsiye ederim. :))
Edebiyat
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Yazgıyı Değiştirebilir Misin?
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 22:09
Hüseyin Ağa, Balkanlar, Kafkas, Bağdat, Basra’da harbe katılmış en son Kut’ül Amare gazisi olarak memlekete dönmüş bir Anadolu köylüsüdür. Ben gaziyim bana iş verin, aş verin diyemeyecek kadar da tok gönüllü birisi ama hayat ne yazıkki ona aynı tok gönüllülükle karşılık vermemiş pek. Eşi de ölünce iki hayırsız oğlu ile başbaşa kalmış, ilerlemiş yaşına rağmen iki oğlunun evinin köşesinde de kendine bir çul bulamamış; «kendine bir güvay bul onun yanına git» denmiş gariban Hüseyin’e. Geçimini sağlamak için galaycılık yapmış, eşekle odun taşımış, şehirlerarası sebze meyve hamallığı yapmış ama nafile hayatın bir ucundan yakalayamamış bir türlü. Eski hanlarda, hamamlarda yatmış en son Hamamcı Mustafa sağ olsun ona iş, aş, eş bulmuş hatta evermiş bile kendi eliyle. Bir sıcak yatak, bir tas çorba, kafasını sokacak bir ev aradığı için Fadik Hatunla evlenip güvay gitti onun köyüne. Oğlundan evleneceği için kendi evinden ya çıkmasını ya da evin değeri karşılığında para istedi ama nafile bir ton küfür, kıyametle o kapıda kapandı yüzüne; kendi evine bile sahip çıkartmadılar Hüseyin Emmiyi. Evlendi evlenmesine ama köy kısmısının dedikodusu biter mi? Her gün doldurdular Fadik’i bu adamın bir meteliği bile yok diye. Evet haklılardı beş kuruş parası yoktu Hüseyin’in ama parası yok diye ölsün mü? Öldü!!! Tıpkı ilk eşiyle mesut yaşadığı yıllarda kendi eliyle yaptığı tandırlıkta. Dönüp arkasına hüzünle bakacağı kimse yoktu, yalnız CAN ŞENLİĞİM dediği eşeğinden başka. Eşek, bilinmez, tanınmaz hanlarda; Hüseyin karlar altında yapayalnız kaldı. Okurken kendinizi bir aile meclisinde amcanızın, dayınızın anlattıklarını dinliyor gibi yakın hissettiğiniz anlar olacak; ne gerek var boşver yapma onu diyeceksiniz içinizden. Ah Hüseyin Emmi kara kader sen gitmeden gider oturur baş köşeye diye boşa
Can ŞenliğiAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2025360 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Abbas SayarYazar · 21 kitap
Nail Abbas Sayar, 21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. 1941’de Yozgat Lisesi’ni bitirdikten sonra 1945 yılında evlendi ve İstanbul’a yerleşti. Dört dönem İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Türkoloji eğitimi aldı ancak eğitimini yarıda bırakarak Yozgat’a döndü. Bir süre çiftçilikle uğraştı. Yeniden İstanbul’a giderek matbaa kurdu, 1953’te Yozgat’a dönerek İstanbul’daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat’ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin Bozlak adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Yozgat’ın Bozok ve İleri gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Kısa bir süre politika ile ilgilendi. Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ama politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi. 11.07.1989 yılında Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender Sayar'la ikinci evliliğini yaptıktan sonra Ayvalık, Balıkesir’e yerleşti. Edebiyatın yanı sıra resim sanatı ile uğraştı. 1990’larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir’de sergiler açtı. 04.08.1999’da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde-9 Eylül Ünv. Tıp Fakültesi-İzmir ’de hayatını kaybetti. Mezarı Yozgat’tadır. Abbas Sayar’ın bir oğlu vardır. Yozgat’ta askeri gazinonun bulunduğu bir sokağa adı verilmiştir Yazın Yaşamı   Yazmaya şiir ile başladı. Toplam 6 şiir kitabı yayımladı. Bu kitaplar çok dar bir çevrenin dışına çıkmadığından bugün bilinmemektedir. Ancak daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip Boşluğa Takılan Ses adıyla kitaplaştırılmıştır. 1999’da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise Şiirler adıyla yayımlanmıştır. 1950’lerde roman türüne geçti. İlk romanı Yılkı Atı’nı yazdıktan yaklaşık on - on beş yıl sonra 1970’de yayımladı. Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlanmıştır. Yılkı Atı’nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürdü. 1972’de yayımladığı Çelo, radyo oyununa (Nebahat Abla’yı Yitirdik adıyla)uyarlanmış; 1974’te yayımladığı Can Şenliği ise TV1'de dört bölümlük bir dizi film olarak gösterime sunulmuştur. Yazarın tek öykü kitabı Yorganımı Sıkı Sar 1976’da, Dik Bayır adlı romanı 1977’de yayımlandı. Takip eden yıllarda Tarlabaşı Salkım Saçak (1987, roman), Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman), Boşluğa Takılan Ses(1991, şiir), Noktalar (1991, vecizeler) adlı kitaplarını yayımladı. Abbas Sayar’ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır. El Eli Yur El de Yüzü adlı romanında ise politika ile uğraştığı dönemdeki anılarından yola çıkarak; 1954-1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumu, köylünün politikacılara bakışı; politikacılarla köy halkının birbirlerinden beklentileri nibir kara mizah örneği olarak gözler önüne serer.   Ödülleri   1971 - TRT Roman Başarı Ödülü, Yılkı Atı 1973 - TDK Roman Ödülü , Çelo 1975 - Madaralı Roman Ödülü , Can Şenliği 1987 - Yozgatlılar Dayanışma ve Kültür Derneği Şükran Plaketi 1992 - Yibitaş Holding - Erdoğan M. Akdağ - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Kültür Bakanlığı - Kültür Bakanı : D. Fikri Sağlar - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği - 50.Sanat Yılı Plaketi 1992 - Gazeteciler Cemiyeti - Başkan : Osman Hakan Kiracı - Yozgat'ın İlk Gazetecisi Plaketi 1995 – Edebiyatçılar Derneği Onur Plaketi ve Altın Madalya Ödülü 1998 - Türkiye Yazarlar Sendikası - İzmir Kitap Fuarı 98 - Yazarlık Emeğine Saygı Plaketi 1998 - Türkiye Yazarlar Derneği Ödülü