I. Dünya Savaşı’na giden süreç, savaş yılları ve Millî Mücadele Dönemi; Batı Anadolu’da mütegallibe ile reaya arasında bitmez tükenmez bilmeyen sancılı ilişkiler sınıf mücadelesi bağlamında ele alınmıştır. Arap Ali ile mütegallibe Adnan Bey üzerinden sınıflar arası mücadele toplumsal gerçeği yansıtır bir şekilde canlı ve akıcı bir şekilde kaleme alınmıştır. Kara toprakların adeta kaderine dönüşen üreticiler ile toprak sahipleri arasındaki zalimane ilişki eserde başarılı bir şekilde işlenmiştir. Yazar Osmanlı dönemindeki mütegallibe ile reaya arasındaki münasebetlerin Türkiye’de de nitelik bakımından değişmediğini tercih edilen isimler üzerinden ima etmektedir. Diğer bir deyişle düzen değişse de ezilenler değişmemektedir.
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025686 okunma
Eser; 1930’lu yıllarda Türkiye’ye gelen ve on iki diplomalı kadın olarak bilinen Dr. Cosette Faust Newton ile birlikte İstanbul’dan deniz yoluyla yolan çıkan Lütfiye Duran’ın Amerika’ya seyahatine dair babası Faik Sabri’ye seyahat boyunca gönderdiği mektuplardan oluşmaktadır. Deniz yolculuğu, 1930’lu yıllarda Amerika ile Türkiye arasındaki gelişmişlik farkı ve Amerika’da Lütfiye Hanım’ın dikkatini çeken konulara dair gözlemlerin olduğu eser duru ve açık bir dille kaleme alınmıştır. Lütfiye Duran’ın Amerika seyahatinin Amerika’daki ilk durağı olan New York’da ilk dikkatini çeken; o zamanlar “gökdelen” tabiri kullanılmadığından kendisinin “göklere tırmanan yüksek binalar” olarak ifade ettiği çok katlı yapılardır. Günümüzde insanların merakı televizyon gibi kitle iletişim araçları ile giderilmekte iken bunların olmadığı ve bu merakın yazı ile giderildiği bir döneme ilişkin eser; “Ne okusam diye” düşünülen bir günde iyi bir seçenek olabilir.