Çalışmak, yoksulluktan, açlıktan ve hastalıktan başka bir şey kazandırmıyor insanlara. Her şey aleyhimize. Tüm ömrümüzü sabahın köründen gece yarılarına dek çalışıp didinerek tüketiyoruz. Çirkefin, aldatmacanın içinde sürünüyoruz, kahroluyoruz. Öte yanda ise başkaları çektiğimiz çileler sayesinde çatlayıncaya dek yiyor, içiyor, eğleniyor ve bizleri zincirli tutuyorlar, cehalet içinde bırakıyorlar, korku içinde yaşatıyorlar..
Gerçekten,kendini sevmesini öğrenmek, bugünlük yarınlık bir emir değildir.Aksine ,o bütün sanatların en incesi ,en kurnazı , en yükseği ve en sabırlısıdır. Çünkü senin sahip olduğun senden iyice saklıdır ve bütün defineler içinde en son kazılan ,kişinin kendi definesidir, ağırlığın ruhu böyle gerektirir.
Yalnızlara söyleyeceğim türkümü ve yalnızlıkta ikişer kişi yaşayanlara ve her kimde işitilmemiş şeyler için kulak varsa ,onun yüreğini mutluluğumla ağırlaştıracağım.
Bugün bize “özgür irade” fikri konusunda hiçbir af layık görülmüyor; onun ne olduğunu artık çok ama çok iyi biliyoruz: gelmiş geçmiş tanrıbilimsel üçkağıtların en şüphelisi - insanlığı tanrıbilimcilere bağımlı kılmak için... Burada böyle bir “sorumlu” kılma eğiliminin psikolojisinden başka bir şeye değinmeyeceğim. Ne zaman birileri birtakım sorumluluklar dayatmak ister, anlayın ki orada genel olarak cezalandırma ve yargılama içgüdüleri devreye girmiştir. Ne zaman bir iradeye, niyetlere, sorumluluk edimlerine, şöyle ya da böyle olma hallerine bağlanırsa hayatın akışının masumiyeti elinden alınmış demektir: irade doktirini esas olarak ceza amaçlı bir icattır - yani suçlu bulabilmek için... Bütün eski psikoloji -ki bir irade psikolojisidir- sadece ve sadece kendilerine ceza verme hakkı yaratmak, hatta daha da önemlisi bu hakkı Tanrı’ya vermek için, bir mucit tipinin, yani rahiplerin, eski toplumların şeflerinin bir tezgahıdır... İnsanlara “özgür” dediler; onları yargılamak ve cezalandırabilmek için -suçlu olmaları için... Sonuçta her tür eyleme “istenmiş” gözüyle bakılmalıydı ve her eylemin kaynağı bilinçte bulunabilmeliydi...
Friedrich Nietzsche /Putların Alacakaranlığı