Puan vermedi·424 syf.··
2026 45. kitabı
Gurur ve önyargı, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın kendini ve başkalarını algılama biçimini sorgulayan, ince bir sosyal eleştiri romanıdır. Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy üzerinden, yanlış ilk izlenimlerin ve gururun ilişkileri nasıl etkilediği gösterilir. Zamanla iki karakter de birbirini değil, kendi yanlış yargılarını fark eder ve değişir. Jane Austen, sade ama güçlü bir anlatımla hem dönemin sosyal yapısını eleştirir hem de insan doğasına dair evrensel bir gerçek sunar: Gerçek anlayış, önyargılar kırıldığında başlar.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma
VAKA DOSYASI NO: 09 Mefisto Kulübü
6/10
·322 syf.··
2022 14. kitabı
Suç Mahalli: Yılbaşı gecesi Boston'da vahşice katledilmiş bir kadının evi ve duvarlara kanla çizilmiş antik, tekinsiz semboller. Şüpheliler: Kendini dünyadaki "saf kötülüğün" bir elçisi olarak gören ve kurbanlarını şeytani ritüellerle seçen gizemli bir katil. Soruşturma Ortakları: Gerçekçi delillerin peşindeki Dedektif Jane Rizzoli, cesetlerin anatomisini çözen Dr. Maura Isles ve kötülüğün tarihini araştıran elit/gizemli bir topluluk: Mephisto Kulübü. ​Edebi Dedektif Raporu: Kötülük sadece psikolojik bir sapma mıdır, yoksa insanlık tarihi kadar eski, genlerimize işlenmiş ruhani bir virüs mü? Tess Gerritsen bu altıncı dosyada çıtayı sadece adli tıbba değil, teolojiye, mitolojiye ve saf kötülüğün felsefesine kadar yükseltiyor. Uçurum, serinin en karanlık ve atmosfer olarak en ağır kitaplarından biri. ​Hikaye, bir cinayet mahallinde bulunan antik sembollerle başlıyor ve bizi İncil'deki düşmüş meleklere (Nefilimler) kadar uzanan bir gizemin içine çekiyor. Jane Rizzoli her zamanki gibi bu doğüstü gibi görünen olaylara rasyonel ve şüpheci yaklaşırken, Dr. Maura Isles kendini Mephisto Kulübü’nün karizmatik ve gizemli üyelerinin arasında, ahlaki bir uçurumun kenarında buluyor. Gerritsen, okuyucuya polisiye bir takibin ötesinde, "İnsanın içindeki kötülük sınır tanımazsa adalet bunu nasıl cezalandırabilir?" sorusunu sorduruyor. ​Karar: Adli tıp detaylarının, satanik ritüeller ve antik tarihle birleştiği, okurken zihni fazlasıyla zorlayan, mistik soslu çok güçlü bir gerilim halkası. ​ Dünyada gerçekten 'saf kötü' olarak doğan insanlar var mıdır, yoksa kötülük sonradan seçilen bir yol mudur? Mephisto Kulübü'nün teorileri hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Mefisto KulübüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20143,677 okunma
Reklam
Puan vermedi·626 syf.··
2025 2. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 14:30
Ahhhh Jane Eyre m bana nasıl iyi gelmiştin. Hemen kısaca yazardan bahsedelim devamında kitabımıza geliriz. Yazarımız Charlotte Brontë (1816-1855), İngiliz edebiyatının en önemli kadın yazarlarından biri kendisi. Viktorya döneminde yaşamış ve eserlerinde özellikle kadınların toplumdaki yerini, bağımsızlık ve aşk gibi konuları işlemiştir. En ünlü eseri Jane Eyre, yayımlandığı dönemde büyük ilgi görmüş ve günümüzde dünya klasiklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserimiz ise kısaca zor bir çocukluk geçiren yetim Jane’in büyüme ve kendini bulma hikâyesini anlatıyor. Jane, Thornfield Hall adlı malikanede mürebbiye olarak çalışmaya başlıyor ve burada gizemli malik sahibi Bay Rochester ile aralarında zamanla güçlü bir bağ oluşuyor. Ancak Rochester’ın sakladığı sır, Jane’in de hayatını değiştiriyor. Roman; aşk, özgürlük, ahlak, kadınların toplumdaki yeri ve bireysel mücadele gibi temaları işlerken Jane, dönemin kadın karakterlerinden farklı olarak güçlü, bağımsız ve kendi değerlerinin arkasında duran bir kahramandır ve okuyunca aslında çokta geriye gitmemişiz diyoruz. Biraz daha özgürüz. Aynı zaman da bana Çalıkuşu romanını ufaktan çağrıştırmadı değil. Siz de hangi kitapları çağrıştırdı acaba. Özlemiştim böyle masum edebiyatı.
Aşk
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
#okudumbitti
10/10
·327 syf.··
2026 14. kitabı
Her cinayet romanı bir gizem anlatmaktadır; ancak bazıları, çözmeye çalıştığı suçtan çok geride kalan insanların sessiz çığlıklarına odaklanmaktadır. Sona Kalan, tam da bu nedenle klasik bir polisiye olmanın ötesine geçmektedir. Roman, ailelerini vahşi cinayetlerde kaybetmiş üç çocuğun yollarının kesişmesiyle başlamaktadır. Başlangıçta birbirinden bağımsız görünen bu olaylar, Jane Rizzoli ve Maura Isles'ın yürüttüğü soruşturmayla ortak bir geçmişte birleşmektedir. Tess Gerritsen, olay örgüsünü büyük bir sabırla örmektedir; her ipucu yeni bir kapı aralarken okurun tüm varsayımlarını da sorgulamasına neden olmaktadır. Bu romanda beni en çok etkileyen unsur, suçun kendisinden çok suçun bıraktığı izlerin anlatılmasıdır. Gerritsen, hayatta kalmanın her zaman kurtulmak anlamına gelmediğini; bazı yaraların zaman geçse de insanın içinde yaşamaya devam ettiğini güçlü bir şekilde hissettirmektedir. Gerilim dozunu hiç düşürmeyen anlatımı, karakterlerin psikolojik derinliği ve finalde tüm parçaların ustalıkla birleşmesiyle Sona Kalan, serinin unutulması güç kitaplarından biri hâline gelmektedir. Tess Gerritsen bu romanda bir kez daha iyi bir polisiyenin yalnızca şaşırtıcı bir sonla değil, güçlü bir anlatıyla da kurulabileceğini göstermektedir.
Edebiyat
Sona KalanTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20253,594 okunma
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:05
Bu kitabı 2.okuyuşum ve ilk okuduğumdaki o etkiyi alamadım maalesef:( Ve Şebnem İşigüzel'in önsözünde dediği cümleye katılıyorum: "Gurur ve Önyargı'yı ilk kez okuyacak olanların yerinde olmayı çok isterdim." 1700'lerde yaşayan 5 kız kardeş. Baş kahraman ikincileri olan Elizabeth. Onun Darcy ile olan aşkı ilk okuduğumda beni çok etkilemişti. Yazar cümleleri öyle güzel kullanıyorki, diyologlar dışında geçen hareketleri, beden dilini okuyucuya çok iyi anlatıyor ve o aşkı hissettiriyor size. 3 yıl önce bu kitabı ilk okuduğumda duygularım çok farklıydı. Şu an etkilenmemin az olması sanırım yaşadığım dönemle alakalı. Filmi de var ve o kadar güzelki. Elizabeth'i Keira Knightley'den başkası oynayamazdı:)
Aşk
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Doğan Kitap · 201897,8bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:15
1940 yılında Avrupa’da savaş patlamışken New York’ta ikamet eden bir grup bohem sanatçı, Brooklyn’de bir ev tutmaya karar verir. Ev büyüktür, bakımsızdır; Viktoryen dönemden kaldığı için döküntüdür ancak eski zamanların görkemini yansıtan bir çekiciliği vardır. Evi önce üç kişi kiralar: İngiliz şair W. H. Auden, genç romancı Carson McCullers ve Harper’s Bazaar dergisinin editörlüğünü yapan, dönemin kültür dünyasında popüler bir isim olan George Davis. Evde ilk başlarda kalorifer tesisatı bile bozuktur, pek çok eksik vardır; ancak tadilat devam ettikçe kısa sürede evin kadrosu kalabalıklaşır, dönemin gözde isimleri gelip kalmaya başlar. Çoğu, Paris’in işgaliyle gemilerle Avrupa’dan kaçmış mültecilerdir; 1920’lerdeki ve 1930’lardaki özgürlükçü, sanatsal Paris’in Nazi işgali altında çöküşünün yasını tutarlar. Sherill Tippins’in deyişiyle ev, Nuh’un gemisine dönmüştür. Broadway’de sahneye çıkan burlesk sanatçısı ve striptiz kraliçesi Gypsy Rose Lee’nin gelip yerleşmesi eve renk katar, onun gelişi magazin basınının da ilgisini eve çeker. February House, savaş atmosferinde bunalan sanatçıların birbirini desteklediği, üretmeye teşvik ettiği bir sığınak olur. Sakinlerinin çoğunun doğduğu ay şubat olduğu için Anaïs Nin bu eve "February House" ismini verir. Thomas Mann’ın çocukları da gelip burada kalır; biseksüel bir çift olan Paul ve Jane Bowles da fırtınalı evliliklerinin bütün tartışmalarını burada sürdürür. Carson McCullers aşk acısı çeker ve Gypsy’nin kollarında teselli bulur; ikisinin ismi magazin basınında "kim kiminle" tarzında dedikodu haberlerinde geçer. Bu eve bir bakıma "queer evi" de diyebiliriz aslında; çünkü dönemin baskıcı ortamında bu yaratıcı insanlar, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sıcak bir mekân bulabilmişlerdir. Şunu itiraf etmeliyim ki içinde
Edebiyat
February HouseSherill Tippins · Mariner Books · 20061 okunma
Reklam
Reklam