Mutsuzluğumun üzerine çöken yeni mutsuzluklar, yalnızlığımın omuzlarına bırakılan yeni yalnızlıklar.. hayatın yükünü her geçen gün biraz daha ağır, biraz daha taşınmaz kılıyor..
Renkler vardı Gülfem. Sesler, şarkılar vardı. Bazen öyle anlarımız olurdu ki, alev saçlarından kıvılcımlar saçılırdı. Gözlerinden yıldızlar görünürdü. Bütün dünya nurla dolardı. Cümle âlem, bir kalp olup damarlarımızda akardı.
Şimdi hiç renk yok.
Bu nedenledir ki hep birtakım planlar yapmakla
meşgulsünüz, çünkü varoluşun ölümden başka bir sonu yoktur. Ama o arada ... yaşamak gerekmektedir. Bizler kaygılanmak için varız. Yapmam gerekenin ne olduğunu bilmiyorum: Yalnızca yapacak şeylerim olduğunu hissediyorum. Ne olduğumu bilmiyorum: Ama bir şey olacağımı hissediyorum.