◇ J•a•n ◇ S•m•o•k•e ◇

◇ J•a•n ◇ S•m•o•k•e ◇
@jansmoke
İlim ilim bilmektir, İlim, kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır ... Âşık Yunus (13.yy) yalinkalem77.blogspot.com
YTU-Iktisat, Marmara -Bilgisayar Prog.
Istanbul
18 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Bir otobiyografiden çok daha fazlası...
9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
77 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 04:54
Kitabın yazarı benim çok saygıdeğer ingilizce öğretmenimdir. Ancak, nasil o bana not verirken bir iltimas geçmemişse, benim değerlendirmemin de sizin tarafınızdan böyle okunması gerekir. Okuyacağınız kitap bir edebiyat başyapıtı değildir belki. Ancak yakın tarihimize ışık tutan, Türk toplumunda hem kadın, hem birey, hem yurttaş olarak ve bir insanın sadece kendisi kalarak varolmasının, toplumun dayattığı tüm olumsuz değer yargılarına rağmen ne büyük meydan okumaları ve tercihleri ve vazgeçişleri zorunlu kılacağını gözümüzün önüne sermeyi başarmış, kendine özgü, sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış, gerçek yaşam öykülerinin örüntüleriyle ana karakterin gözlem ve düşüncelerini anlamamıza imkan vermiş bir kendini ifade etme biçimidir. Yazarın asıl mesleğinin yazarlık olmaması, bu ifadelerdeki yalınlığın ve sanatsal kurgudan çok daha gerçekçi tespitlerle kendi varoluşunu hissetmenizi sağlayabilecek, bir eğitimcinin titizliğiyle yaşadıklarından çıkardığı dersleri çekincesizce okuyucularla paylaşmış olması da başlı başına takdire şâyandır. Ne kadarının gerçek ne kadarının hayal ürünü olduğu bildirilmese de, yazarın iç dünyasındaki hassasiyetleri anlamamıza ve bize de ayna tutmasına bakarak satır aralarında gizlenen duygu yoğunluğunu kitabı okudukça hissedebilirsiniz. Hepinize; biraz nostaljik ve biraz da günümüze dokunuşlar yapan, ama en önemlisi kimsenin hakkını yemeden hayatta başarılı olmuş bir Türk kadınının yalnız ve güçlü hayat öyküsünde, hayatın getirdiği tüm adaletsizlikler karşısındaki dik duruşunu öz benliğinizde hissedeceğiniz bu otobiyografide keyifli okumalar dilerim.
TortuSerap Salman · Kalan Yayınları · 20241 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
77 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Serap Salman
9/10 · 1 okunma
Çoklu Zeka, Güçlü Yönleri Geliştirmenin Önemi
Bir öğrencinin sınavdan çıktıktan hemen sonra hazır bulunan medya mensubuna roportaj vererek, sınav sorularının öğrencilerin farklı zeka tiplerini yok sayacak şekilde düzenlenmiş olmasının farklı zeka tiplerindeki parlak zekalı insanların önünü tıkladığından bahsetmesi gündem oluşturdu... Buna multiple intelligence deniyor, "Duygusal zeka neden iq'dan daha önemlidir" (Daniel Goleman) adlı kitapta bu konudan sıklıkla bahsediliyor. Çoklu zeka kuramına göre mevcut eğitim sistemi gerçek dünyanın yazılı olmayan kurallarına göre yeniden düzenlenmelidir. Çünkü istatistiklere göre iş hayatında ve toplumsal hayatta daha başarılı olan insanların en yüksek IQ'lu öğrencilerden değil, empatisi yüksek, duygusal zekasi iyi olan, yaratıcılık yönü gelişmiş bireyler oldukları ortaya çıkartılmıştır. Bir de vasatı hedefleyen bir eğitim sistemi yerine Finlandiya gibi ülkelerde uygulanan, öğrencilerin güçlü yönlerini daha iyi yapmak üzerine dizayn edilmiş esnek sistemlerden bahsetmek, duygusal zekanın daha fazla hesaba katıldığı bir sistemin başarılı sonuçlarını göz önüne almamız çok da yersiz olmayacaktır. Bizleri yeteneklerimizi daha iyi yapmak üzerine değil, ortalama bir insan olmak üzerine eğiten ve hayata hazırlamayan yani işlemeyen bir sistemimiz var. Bu sistem sözel kabiliyeti olmayanı sözel olmaya, sayısal zekası olmayanı sayısal konularda yüksek not almaya, resim, müzik, spora kaabiliyeti olmayanları da bunlardan imtihan ederek; gelişmesi gerekeni geliştirmek üzerine yoğunlaşması gerekirken, bireyin güçlü yönlerini görmezden gelip farklı yönde yetenekler ve zeka tipleriyle (misalen; elma, armut) dünyaya gelmiş insanlarin hepsine aynı gibi muamele eden (her meyve elmadir veya her meyve armuttur), başka bir deyişle iyi olanı çok iyiye doğru geliştiren değil, vasatı birazcık daha
Duygu ve Düşünce
7 sayısını severim
Bir çocuk 7 yaşında okula başlar (eskiden böyleydi). 17 yaşında ergenlikten yetişkinliğe adım atar. 27 yaşında evlenir veya evlenmeyi düşünür. 37 yaşında artık aşkı hissedemez ya da bu yaşa kadar evlenmediğine hayıflanır. 47 yaşında evlatları büyür ya da acele edip yanlış bir insanla evlenmedigi için kendini şanslı sayar. 57 yaşında ya evlidir ya boşanmıştır. Hayat yorucu olmaya başlamıştır. Yorulmaya vakti yoktur. Artık kendi hayatının bir önemi de yoktur, çocukları vardır (veya hiç olmamıştır. ) Bu yaşta hayat yalnız çekilmez. Toplum da bunu pek istemez. 67 yaşında ya torun torba sahibidir ya da evlatları dahi evlenmemiştir. Onlar için endişelidir. Yahut yalnızdır, evlat yoktur etrafında çünkü ya uzaktadır, ya da hiç var olmamıştır. Evlat yerine koyduğu soyundan olmayan insanlar da vardır. Hayatın anlamını bolca sorgular, net bir cevap bulamaz, sadece bazı kutsal anlar vardır. Güneş yine doğar, yine batar. Belki mutlu olur, belki olmaz. Bir antlaşma yapar kendisiyle. Mutsuz olacağını bildiği soruları sormaz kendisine. Bunun yerine, uzmanlaştığı hobileri vardır. Emekli olmak yakındır. Bahçe işleri, kedi köpek beslemek. Ya da seyahate çıkmayı hayal eder, parası olmasa bile.. Hastalıklar kapısını yoklar. İlaçlar, ameliyatlar, hayat yeniden başlar. Bazı dostları ile küser. Yolculuklar yapar. Yazılar şiirler yazar. Kimse için değil, kendisini mutlu etmek için yaşaması gerektiğini anlar ama eski hevesli hali yoktur. 77 yaşında artık torunları evlenmiş veya evlatları geç evlenmiş veya daha evlenememiştir. Belki evlenme kararını hiç vermemiş, evlilik de neymiş diye düşünen evlatları olmuştur. Bunların sonu ne olacak diye düşünmekten kendini alamaz. Eşiyle yaşlılık yılları yorucudur. Etrafında bir genç de yoktur. Halbuki gençlik yılları böyle midir... O zamanlar
Edebiyat
Orta yaşlı bir adam
Elleri cebinde, gözleri yerde, yalnızlığını sırtına yüklemiş orta yaşlı, orta umutlu, orta halli, belki içten içe kaygılı, belki biraz depresif, belki duygusal, belki de düşünceli olduğu her halinde yazılı bir adam, her fikrini yerde ararcasına başı önüne eğili yürüyüp geçti önümden... jansmoke 2 Mayıs 2025 19.15
Edebiyat