Bir öğrencinin sınavdan çıktıktan hemen sonra hazır bulunan medya mensubuna roportaj vererek, sınav sorularının öğrencilerin farklı zeka tiplerini yok sayacak şekilde düzenlenmiş olmasının farklı zeka tiplerindeki parlak zekalı insanların önünü tıkladığından bahsetmesi gündem oluşturdu...
Buna multiple intelligence deniyor, "Duygusal zeka neden iq'dan daha önemlidir" (Daniel Goleman) adlı kitapta bu konudan sıklıkla bahsediliyor. Çoklu zeka kuramına göre mevcut eğitim sistemi gerçek dünyanın yazılı olmayan kurallarına göre yeniden düzenlenmelidir. Çünkü istatistiklere göre iş hayatında ve toplumsal hayatta daha başarılı olan insanların en yüksek IQ'lu öğrencilerden değil, empatisi yüksek, duygusal zekasi iyi olan, yaratıcılık yönü gelişmiş bireyler oldukları ortaya çıkartılmıştır.
Bir de vasatı hedefleyen bir eğitim sistemi yerine Finlandiya gibi ülkelerde uygulanan, öğrencilerin güçlü yönlerini daha iyi yapmak üzerine dizayn edilmiş esnek sistemlerden bahsetmek, duygusal zekanın daha fazla hesaba katıldığı bir sistemin başarılı sonuçlarını göz önüne almamız çok da yersiz olmayacaktır.
Bizleri yeteneklerimizi daha iyi yapmak üzerine değil, ortalama bir insan olmak üzerine eğiten ve hayata hazırlamayan yani işlemeyen bir sistemimiz var. Bu sistem sözel kabiliyeti olmayanı sözel olmaya, sayısal zekası olmayanı sayısal konularda yüksek not almaya, resim, müzik, spora kaabiliyeti olmayanları da bunlardan imtihan ederek; gelişmesi gerekeni geliştirmek üzerine yoğunlaşması gerekirken, bireyin güçlü yönlerini görmezden gelip farklı yönde yetenekler ve zeka tipleriyle (misalen; elma, armut) dünyaya gelmiş insanlarin hepsine aynı gibi muamele eden (her meyve elmadir veya her meyve armuttur), başka bir deyişle iyi olanı çok iyiye doğru geliştiren değil, vasatı birazcık daha