E

E
@jasnedni
b12yi toparladığımda aktifleşirim
8/10
·71 syf.··
2023 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2023 16:52
Herkesin "Keşke hiç yaşanmamış olsaydı" dediği, geçmişten gününe dek, her anımsadığında sancı çektiği, utandığı, kendini aşağıladığı en az bir ânı vardır. Yazar bunu bir kadının gözünden, dilinden, kusursuz betimlediği jestler ve mimiklerle öyle nefis aktarmış ki kadının duyduğu hislere, kapıldığı düşüncelere ortak olmamak elde değil. Kendi hayatınızda zaten tanışık olduğunuz duygularla bir başkasının hayatında yeniden karşılaşıyor ve olay akışında o başkasıyla birlikte önce kıvranıyor sonra hafifliyorsunuz. Sanki kendi utançlarınız da kitapla birlikte son buluyor. İçimi sıkmayan ender Stefan Zweig eseriydi. Hatta benim için bir Göksel şarkısı gibiydi. Sevdim.
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma
Reklam
Soru işareti.
8/10
·67 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 23:52
Stefan Zweig, kendisinden bekleneceği üzere yalnızlığın kasvetini, karanlık betimlemelere bulayarak anlatmış; Bertold Berger’ın yaşadığı tüm çalkantıları derinlemesine hissettirmiştir bizlere. Bu yönden her zamanki gibi başarılı. Fakat bazı okurların da rahatsızlık duyduğu bir konu var ki beni de huzursuz etti. Anlam veremedim açıkçası, çözümleyemedim; pedofili olarak mı değerlendirmeliyiz yazılanları yoksa bunun tanımlaması daha mı farklı, emin olamıyorum. Çünkü karakterin bilinçli olarak bir çocuğa değil, çocuksuluğa aşık olduğu gibi bir yönlendirme de var sanki. Karla örneğini verebiliriz. Karıştım. Sevdiğim bir yazarın pedofili güzellemesi yapmasını hazmedemem ama kabullenmem ve eleştirmem gerekir eğer böyle bir şey varsa. Öte yandan “Yanlış anlaşılmaya açık lakin aslında akla gelenden uzak bir duygu akışından mı ibaret bu yazılanlar acaba?” diye sorguluyorum. Muamma kaldı benim için.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
1/10
·%56 (140/246 syf.)·
Karla Reimert, başlangıçta Franz Kafka profilini - bir ölçüde yorumlayarak- okuyucuya çiziyor; sonrasında eserlerini, onun biyografisi ışığında incelediğini iddia ediyor. Eserleri incelemesine başlamadan öncesine kadar okudum ve ardından bitirdiğim Babaya Mektup’la alakalı kısma atladım. Biraz peşin hüküm verir gibi olsam da “Babaya Mektup’a Dair Küçük İnteraktif Alıştırma” bölümünde yazılanlardan rahatsız olduğum için kitabı kenara koyuyorum. Bir daha alır mıyım elime, emin değilim. Belki sadece “Yine ne saçmalamış, bir bakayım.” derim. Merak edenlere söz konusu bölümde sıralananlar: “1. Ailenin reddedeceğini düşündüğün biriyle nişanlan. Hatta iyisi mi, öyle birini bul ki, ailenin birlikteliğinizi kabul etmesi imkansız olsun. 2. Hukuk oku. 3. Önüne bembeyaz bir kağıt al ve konsantre olarak, o güne dek sende derin yaralar açmış şeyleri düşün. Anne babanı bunlardan sorumlu tut, bununla da yetinme, nihayet gerçeği, sadece ve sadece gerçeği yazacağın için mutlu ol. 4. Ebeveynlerinle arandaki her türlü yabancılaşmanın suçlusunun onlar olduğunu kabul et. Bu sana bir sonraki eleştiriyi yapmak için zemin hazırlayacaktır. 5. Final ödevin şöyle: Ebeveynler, kendileri yetiştirdikleri halde çocuklardan nasıl bağımsız olmalarını bekleyebilirler? 6. Şayet babanı bebekliğinde seni emzirmediği için suçlamaya başladıysan -sakın hız kesme, bil ki hedefe çok yaklaştın.” Bana göre, yazılanlar; yazarın Franz Kafka’nın ruhundan zerre kadar anlamadığını gösterdiği için, okumayı zaman kaybından ibaret görüyorum.
Edebiyat
Şipşak KafkaKarla Reimert · Doğan Kitap · 201334 okunma