Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki Cesur Yeni Dünya ve 1984’ü birbirine benzetenler büyük bir yanılgıya düşeceklerdir. Birbirinden son derece bağımsız iki kitap zerre alakası yok. Bir kere 1984 kitabının içinde yaşayan bir insan çok ağır bir şekilde cezalandırılır kitabı okuyanlar sonunda göreceklerdir ki kendilerini çok büyük işkencelere maruz bırakan sistem vardır. Cesur Yeni Dünya kitabında ise daha çok sistem içinde bulunan bireyler “soma” gibi haplarla hayatlarına devam ederler. Nedir bu hap? Bir nevi uyuşturucu özelliğinde ama uyuşturucu olmayan, gününün güzel geçmesini sağlayan mutluluk formülüdür.
Kitap distopya ve ütopya arasındaki çizgide gidip geliyor. Bu ayrımı bir okuyucu olarak yapmak zor olacaktır. Kitabın yazılım amacı Huxley’in Amerika’ya bir dönem gitmesi ve oradaki insanların tüketime yönelik yaşayışlarına bir tepkidir. Ayrıca kitabın ismi Shakespeare’in Fırtına kitabında geçen bir cümleden yola çıkılmış. Bu tarz kitaplarında bu dünyada okunması yasak. Güzel bütün şeylerde... Oluşturulan bu dünya düzeneğinde Ford bir Tanrı. İsmi Henry Ford’dan geliyor. Ford’un araba üretirken çalışanlarını koyduğu bir düzenek var aynı düzenek bu yeni dünya sisteminde de yer alıyor. Çalışanlar bir nevi robotlaşıyorlar. Ayırdıkları Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon gibi gruplar da bu çalışma düzeneği içinde adeta bir nevi robotlar. Duygusal zayıflık yani insani bütün dürtüler yasaklanmış. Aile kavramı, tek eşlilik vs.
Bernard ve John buradaki en önemli karakterler. Sorgulayan sisteme baş kaldırabilen onlar. Bernard 1984 kurgusu içinde olsaydı kaçınılmaz sonu Winston olurdu. O yüzden de arada dağlar kadar fark var.
Biraz yukarıda distopya ve ütopya olarak ayrım okuyucuya kaldığından ve ayrımın zor olduğundan bahsettim. Benim şahsi kanaatim kitabın ütopya olması