Çağımızda tüm enerjimizi dış dünyanın fethine harcadık, sonuç olarak açgözlülük duygularımızı katlayıp arzularımızı kamçıladık ve şu an daha huzursuz, endişeli ve mutsuz insanlar haline dönüştük. Bunun sebebi dış dünyayı fethetmekten iç dünyamıza bakmayı ihmal etmemizdir.
"İnsanlar ne der" endişesi en hoş ve en zeki insanları bile hiçbir orijinallikleri olmayan, ipleri başkalarının elinde olan güzel, mekanik kuklalara çevirir. Hayatın en derin deneyimlerinde bile sadece sıradan duyguları hisseder.