Bolluk ve bereket toplumlarında yaşayan bizlerin sorunu ise sınır duygusunu yitirmiş olmamızdır. Ölümden dikkatle uzak kaldığımız için ölümü aklımıza getirmeden, aylar hatta yıllar geçirebiliriz. Önümüzde sonsuz bir zaman olduğunu düşleyip gerçeklerden gitgide uzaklaşırız; enerjimizin sınırı olmadığını varsayıp biraz daha çabalayınca her şeyi elde edebileceğimize inanırız. Dostlarımızın iyi niyetlerini, servet şöhret olasılıklarını sınırsızmış gibi görmeye başlarız. Birkaç kitap daha okuyup birkaç derse daha girersek yeteneklerimizi ve becerilerimizi öyle bir noktaya kadar geliştiririz ki, farklı insanlar olabiliriz. Teknoloji her şeyi ulaşılabilir duruma getirir. Bolluk bizleri düşlerimizde zenginleştirir, çünkü düşlerde hiçbir sınır yoktur, ama gerçekte bizi yoksullaştırır. Yumuşamamıza ve çökmemize neden olup elimizdekilerden bıkmamıza yol açar, canlı olduğumuzu hissetmemiz için bir dizi şok yaşamamız gerekir. Yaşamda bir savaşçı olmalısınız ve savaş gerçeklik ister.
Evden çıkmak önemlidir. Evden çıkmak kutlu bir olaydır, evden çıkmak yeni bir sayfa açmaktır. Ya da ben evden çalışıyorum ayağına haftalardır alt eşofmanla oturmaktan inzivaya çekilmiş Coşkun Sabah’a döndüğüm için fazla anlam yüklüyorum evden çıkma olayına, bilemiyorum.