jecrody

Reklam
8/10
·208 syf.··
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 16:01
Snellman ve onun gibi "yaşam mimarlarının" Fin ulusu için üstlendikleri rehberlik ruhuyla Finlandiyanın nasıl bataklıklar ülkesi olmaktan çıkıp beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünü okuyoruz. Eğitim, sağlık, kültür, spor gibi bir çok hususta Fin ulusunun geri kalmışlığı ve Snellman'ın ülkesi için verdiği büyük ve yapıcı mücadeleler, gözlemler ve Snellman'ın halka seslenişleri yoluyla aktarılmış. Kitabın son kısımlarında bahsedilen "Bir Köy Doktorunun Anıları" adlı eser ve yazarı ile ilgili örnekte olduğu gibi, halkın yaşadığı sorunları görmezden gelmeyerek bunlardan bahseden insanları dinleme, inceleme, araştırma ve bu kusurların ortadan kaldırılması için tedbirler almanın bir halkın yaşamını nasıl değiştirdiği hususu gerçekten çarpıcı. Savaşları ve bir avuç toprak için yapılan işgalleri değil kültür seferberliğini teşvik eden, ülke halkının bilgisizlik içinde kalmasına seyirci kalmanın ayıp olduğunu, cinayet olduğunu söyleyen, akla uygun yetiştirilen her insanın ülkeye neler verebileceğini anlamamızı isteyen ve kendimizden başlamamız gerektiğini hissettiren yaklaşımıyla etkileyici bir kitap. Bir memur veya eğitimci, asker veya anne-baba, esnaf, köylü, işçi... Her ne olursak olalım, hep birimizin bir ulusun kalkınmasında sorumluluğu var ve birilerini suçlamadan önce yapmamız gereken şey kendimizi eğitmek.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Olympia Yayınları · 2020124,8bin okunma

jecrody

, bir kitap okudu
8/10
·208 syf.··
6 günde okudu
·
2021 8. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,8bin okunma
İstediğiniz kadar mükemmel kanunlar yapın. Seçim işlerinde halka istediğiniz kadar yetki verin. Sosyalizmin mucizevi güçlerine istediğiniz kadar inanın! Eğer çocuklarınız gerektiği gibi eğitilmezlerse, hayata bir hiç olarak girerlerse, parlamento ve bütün hukuk işlediği halde, genel ve sosyal hayat yine sönük ve paslı olacaktır! Bu nesilden gelen memurlar ihmalci, bakanlar ise politik birer cambaz olurlar. Milletvekilleri çıkar peşinde koşarlar. Okullar, yeni neslin beynini ve kalbini kurutan ve kavuran birer yer olur. Basın, sokaklarda kendini satılığa çıkaran rujlu, makyajlı kadınlara döner. Tok veya aç olan kalabalık halk kitleleri ise, kendilerine yabancı olan her şeye ve özellikle yukarı tabakalara mensup insanlara karşı nefret, haset ve ihanet duyguları beslemeye başlar.
Sayfa 124
İnsan ve Toplum