Snellman ve onun gibi "yaşam mimarlarının" Fin ulusu için üstlendikleri rehberlik ruhuyla Finlandiyanın nasıl bataklıklar ülkesi olmaktan çıkıp beyaz zambaklar ülkesine dönüştüğünü okuyoruz. Eğitim, sağlık, kültür, spor gibi bir çok hususta Fin ulusunun geri kalmışlığı ve Snellman'ın ülkesi için verdiği büyük ve yapıcı mücadeleler, gözlemler ve Snellman'ın halka seslenişleri yoluyla aktarılmış.
Kitabın son kısımlarında bahsedilen "Bir Köy Doktorunun Anıları" adlı eser ve yazarı ile ilgili örnekte olduğu gibi, halkın yaşadığı sorunları görmezden gelmeyerek bunlardan bahseden insanları dinleme, inceleme, araştırma ve bu kusurların ortadan kaldırılması için tedbirler almanın bir halkın yaşamını nasıl değiştirdiği hususu gerçekten çarpıcı.
Savaşları ve bir avuç toprak için yapılan işgalleri değil kültür seferberliğini teşvik eden, ülke halkının bilgisizlik içinde kalmasına seyirci kalmanın ayıp olduğunu, cinayet olduğunu söyleyen, akla uygun yetiştirilen her insanın ülkeye neler verebileceğini anlamamızı isteyen ve kendimizden başlamamız gerektiğini hissettiren yaklaşımıyla etkileyici bir kitap. Bir memur veya eğitimci, asker veya anne-baba, esnaf, köylü, işçi... Her ne olursak olalım, hep birimizin bir ulusun kalkınmasında sorumluluğu var ve birilerini suçlamadan önce yapmamız gereken şey kendimizi eğitmek.