"Para kazanmanın iki yolu var."
Konuşmasının nereye gideceğini kestiremiyordum.
"Birincisi, cezbedici bir ürün ya da hizmet tasarlayıp insanlara cüzdanlarındaki para karşılığında satmak. Diğeri ise devletlerin vergi yasası adı altında vatandaştan zorla topladığı paradan pay kapmak. İkinci yol genellikle daha kârlı olur.
"Destanlarda veya çizgi romanlarda kötü adam ölünce herkes alkışlar ama gerçek hayatta o kadar kolay olmuyor. Nedenini bilmiyorum ama gelenekler adam öldürmenin yanlış birşey olduğunu öğütlese de bu ülke insanların öldüğü ama kimsenin üzülmediği bir eğlence ve kültür anlayışına sahip."
Eğer haberleri açıp izlersen sebepsiz yere öldürülen bir sürü insan görürsün, değil mi ? Savaş böyle bir şey... nedense bu bozulma duygusunun insanlar için önemli olduğunu düşünüyorum. Bu dünyanın temelinde varmış gibi..."
Kelimeleri düşünmek için kullanıyoruz, öyle değil mi? Şu kitapları yazanlarsa sadece ama sadece kelimeleri düşünüyor. Diğer insanlar çok farklı şeylerle uğraşırken o yazarlar sadece hayata ve kelimelere kafa yoruyor.
Bütün kabul görmüş değerlere saldırıyoruz. Otoriteye, sınıf farklarına, ortak algılara, toplumun yapısına... Ne olacağı umrumuzda değil. Devrim falan ilkel artık. İnsanların ortak aklına saldırıyoruz.