Kişinin yaşamı, uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür: kişi ne yaparsa yapsın, hep, ya, bir şeylere -birilerine- yaklaşıyor, ya da bir şeylerden -birilerinden- uzaklaşıyordur -hiçbir zaman, bir yerde -birileri ile birlikte- duruyor değil: hep yürüyor...
Gerçek hayata yaklaştıkça rüyan daha az acımasız hale geliyor. Uykun daha da hafifliyor. Bir kağıt kadar incelerek hışır hışır ederken sonunda uyanıyorsun. Kabusların bile yanında sıfır kaldığını kavramana sebep olan anılar sessizce başucunda bekliyor.