I saw vicious, green irises. I saw wicked lips and a great deal of trouble. A long, black diamond pierced through one amused eye. A simpler thread of kohl lined the other orb. He was older than me, perhaps exceeding my age by one or two years. Poet. A jester. A beautiful one.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Jester içten içe biliyordu ki öfke en yakın olduğunuz kişilere, kızgınlık ve çirkinliği affedeceklerini bilecek kadar yakın olduklarınıza karşı daha rahat zincirlerinden kopardı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çünkü Jester içten içe biliyordu ki öfke en yakın olduğunuz kişilere, kızgınlık ve çirkinliği affedeceklerini bilecek kadar yakın olduklarınıza karşı daha rahat zincirlerinden kopardı.
Sayfa 140 - Türkiye İş Bankası Yayınları
Kitap Alıntısı
Jester içten içe biliyordu ki öfke en yakın olduğunuz kişilere, kızgınlık ve çirkinliği affedeceklerini bilecek kadar yakın olduklarınıza karşı daha rahat zincirlerinden kopardı.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Lezzetli sandviç !!!
Yargıç gözlüğünü taktı ve dikkatle kalın sandviçe baktı. "İçinde ne var?" "Fıstık ezmesi, domates, jambon ve soğan." Jester sandviçten ağız dolusu bir lokma ısırdı ve kalın bir parça soğan halıya düştü. Yargıç iştahını bastırmak için hevesli bakışlarını lezzetli sandviçten ayırıp mayonezle halıya yapışan soğana çevirdi.
No one dared tell the outcome of the battle to Philip VI until his jester was thrust forward and said, “Oh, the cowardly English, the cowardly English!” and on being asked why, replied, “They did not jump overboard like our brave Frenchmen.” The King evidently got the point. The fish drank so much French blood, it was said afterward, that if God had given them the power of speech they would have spoken in French.