8/10
·256 syf.·
2026 28. kitabı
Carson McCullers’ın Kadransız Saat romanı, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen eczacı Malone’un yaklaşan sonla yüzleşmesini ve bu süreçte çevresindeki insanların, özellikle yaşlanan yargıç Clane ile torunu Jester’ın değişen Güney Amerika toplumundaki yerlerini sorgulamasını anlatır. Irkçılık, geçmişin yükü ve bireysel yalnızlık, karakterlerin iç dünyalarıyla iç içe ilerler; zamanın akışı görünür bir ölçüye bağlı olmadan, daha çok varoluşsal bir hissiyat olarak hissedilir. Romanın merkezinde zaman kavramının kaybı vardır. “Kadransız saat” metaforu, ölçülemeyen, kontrol edilemeyen ve kaçınılmaz olan zamanı temsil eder. Malone’un hastalığı, zamanı soyut bir fikir olmaktan çıkarıp somut bir tehdide dönüştürür. Artık her an son olabilir. McCullers burada zamanı kronolojik değil, psikolojik bir deneyim olarak ele alır. İnsan, ne kadar zamanı kaldığını öğrendiğinde gerçekten yaşamaya mı başlar, yoksa daha derin bir korkuya mı gömülür? Roman bu sorunun kesin bir cevabını vermez, sadece süreci izletir. Malone karakteri, sıradan bir insanın ölüm karşısındaki kırılganlığını temsil eder. O kahraman değildir; ne büyük bir isyanı ne de dramatik bir kabullenişi vardır. Onun tepkisi daha sessizdir: korku, inkâr, alışmaya çalışma ve zaman zaman anlamsızlık hissi. McCullers burada ölümü yüce bir deneyim olarak değil, gündelik hayatın içine sızan bir gerçeklik olarak sunar. Bu yaklaşım, romanın duygusal etkisini daha da derinleştirir. Yargıç Clane karakteri ise geçmişin ve çürüyen bir ideolojinin sembolüdür. Güney’in eski değerlerine, özellikle ırksal üstünlük fikrine sıkı sıkıya bağlıdır. Ancak dünya değişmektedir ve bu değişim onun inançlarını anlamsızlaştırır. McCullers burada bireysel çöküş ile toplumsal dönüşümü paralel kurar. Yargıç yalnızca yaşlanmaz; temsil ettiği
Kadransız SaatCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019554 okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
“Soytarı”yı bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey Lisette’in gücüydü. Brielle D. Porter, ihanetle sarsılmış bir karakteri alıp onu adım adım ayağa kaldırıyor. Fantastik dünyanın içindeki bu kişisel yolculuk hem sürükleyici hem de duygusal olarak etkileyiciydi.Kitabın temposu oldukça iyiydi. Yarışma sahneleri heyecanlıydı, Luc ile olan dinamikleri ise tipik bir enemies-to-lovers havasında, ama kesinlikle klişe değil. Porter, aralarındaki çekimi yavaş yavaş kurarak bunu daha gerçekçi kılmış.En çok hoşuma giden şeylerden biri, yazarın büyü ve illüzyon temasını bir metafor gibi kullanmasıydı. Herkesin bir şeyleri gizlediği, parıltıların altında karanlık sırların yattığı bir dünyada, Lisette’in dürüstlükle ayakta kalma çabası çok etkileyiciydi. Eğer güçlü bir kadın karakterin merkezde olduğu, hem romantizm hem de politik entrika barındıran bir fantastik kurgu arıyorsanız, “Soytarı” sizi pişman etmez.
JesterBrielle D. Porter · Camcat Books · 20231 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Siyahlar, beyazlar
9/10
·256 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 12:41
1950 ‘lerin Amerikası, çok uzak değil , henüz bir asır bile geçmemiş üzerinden ve insanlar ten rengine göre ırklara ayrılıyor. Eczacı Malone, yargıç Fıx Clane, Sherman Pew ve yargıcın torunu Jester , Georgia eyaletinin küçük bir kasabasında yaşamaktadırlar. Jester’in babası Johnny’ o çok küçükken intihar eder. Nedeni ise bir mahkemede haksız yere bir zencinin idamına karar verilmesidir. Buna rağmen dedesi yargıç Clane fikirlerinden hiç vazgeçmez hatta zencilere yeni haklar verilmesi düşüncesi onu çılgına çevirir. Mahallelerinde ev kiralayan zenci Sherman ‘ın evini bombalama planları yaparlar. Bunun öncesinde orta yaşlı eczacı Malone kan kanseri olduğunu ve bir buçuk yıl ömrü kaldığını öğrenir. Irk ayrımı konusunda yargıçla aynı düşüncede değildir, fakat cesur da değildir. Elinde bir kadransız saat zamanla mücadele eder, öldüğü güne kadar. Kitap “ Biz kimiz, nereye gidiyoruz?” sorusunu karakterler üzerinde yaşatır. On yedi yaşındaki torun Jester, geleceğin umutlu temsilidir, dedesi ona ırkçılığı aşılayamaz. Roman ülkede iç savaşın başladığı gün Melone’nin ölümüyle son bulur.
Kadransız SaatCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019554 okunma
Spoiler içerir
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
Ölüm korkusu, yalnızlık hissi, ırkçılık ve daha birçok konuyu işlemiş bu romanda yazar. Abartmıyorum; çok çok güzel bir roman. Her şey o kadar etkileyici ve dozunda anlatılmış ki... Hoş bu roman 250 yerine 1250 sayfa olsun çok isterdim. Neyse övgülerimi bırakıp hikâyeden bahsedeyim kısaca. 50'li yıllar. Amerika. Güneylilerin çoğu Kuzeylilere yani zencilere takmış durumda. Onların oy kullanmalarını, eğitimin karma olmasını istemiyorlar. Ahhh hele de o geri kafalı yargıç yok mu! Elinden geleni yapıyor siyahlarla beyazlar bir araya gelmesin diye... Öyle dediysem bu yanında zenci çalıştırmıyor anlamına gelmesin. Hizmetçisi Verily ve katibi Sherman siyahi. Sherman mavi gözlü bir zenci ve Yargıç'ın hayatında yeri ayrı. Yargıç'ın torunu Jester ve Sherman'la atışmaları harikaydı. Ohhh ne bozdular o geri kafalıyı ama! Yargıcın ölen oğlu Johnny da bunu yapıyormuş geçmişte. J.T. Melone Yargıcın eczacı olan yakın arkadaşı ve ölümcül bir hastalıkla pençeleşiyor. Yargıcın teselli cümleleri onu ölümden kurtarabilir mi? Not: Sherman'ın babası tahmin ettiğim kişi çıkmadı. #MarrianAnderson annesi mi onu demeyim.
Kadransız SaatCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019554 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 26. kitabı
Amerika’nın güneyinde küçük bir kasabada, 1950’li yıllarda geçen Kadransız Saat; dönemin toplumsal portresini çizerken insanlar arası ilişkiler ile yaşamı ve ölümü sorgulamaktadır. Eczacı Malone, Emekli Yargıç Clane, yargıçın torunu Jester ve mavi gözleri ile dikkat çeken, ailesini tanımayan siyahi Sherman Pew. Bu dört erkek karakter ile ayrı temalar üzerinde durmuş yazar. Siyahilerin, anayasal hak kazanımlarına rağmen bunları kullanamaması, sosyal güvencelerinin olmaması, hala köle olarak görülmesi ; fakat yeni gelen kuşak ile bu kırılımın gerçekleştiği, ölümün varlığı ile beliren yaşamı değerlendirme duygusu, hayatta bir amaca ulaşma gibi varoluşsal değerlendirmeler ve dönemin toplumsal yapısı ustaca işlenmiş. Jester gibi imkanlara sahip olup kendi arayışını tamamlayan bir gencin karşısında en az onun kadar yetenekli olup da kendini gösterme fırsatı yakalayamayan ve buna öfkelenen, davranışları ile fark edilmek istenen Sherman ve öfkesi. Bir yerde mutlu sona ulaşırken diğer yanda dozajı gittikçe artan bir gerilim. Sherman unutulmaz genç bir karakter. Okurunun az olması şaşırtıcı, illa okunmalı mı bilemiyorum da ama akıcı üslubu ve konusu ile benim severek bitirdiğim bir eser oldu. McCullers’ın son yazdığı romanı Kadransız Saat’i okumak isteyen herkese önerebilirim.
Kadransız SaatCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019554 okunma
Harikaydı.
9/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2024 17:00
Kitabın ilk başları, dürüst olmak gerekirse, bana göre sıkıcıydı. İnsanları şöyle yapıyoruz, böyle yapıyoruz canımızı mı sıktılar? İnsanların kullandığı suya ver 100 lira zam; çizdiğimiz sınırdan bir gıdım öteye mi gittiler, elektrik'e 200 lira zam ekle filan; yok kafa koparmalar, yok katletmeler, vampirler kurbanın kanını içer, sonra kurtlar kurbanın ciğerini, kalbini yer, sonra kargalar gelir, kalanları yer, bir ötekiyle bir insan yatağa geçerse aksilikler olabilir. Elliot efendi bir kızın vücudunu bölmüş filan. Tüm bunlarla beraber kendimi boğazlayasım gelmişti. Dedim yeter lan, yeter, bir durun her sayfa bunu diyorsunuz zaten, az motorunuz soğusun. Kitabın içine girip Simon'un kuyruğuna teneke bağlayıp götüne tekme atarak tüm avluyu gezdirmek istedim. Bir tek onu da değil, Blair'i, bilmem başkasını filan, kafalarını vura vura dolandıracaktım. Ama sonra pat! Vampirlerin başı, bizim de kurtarıcımız Erebus efendi geldi, kurtlara raconu basarak bizi baş köşeye koydu, sonra da bastonunu ala ala kendi inine dönüp Meg'in getirdiği filmlerin hülyasına kapıldı. Elemental kızlar da Megimizin cazibesine kapılarak ona destek ve hazmetmeyenlere düşman kesildiler. Yok şunun kanını emerim yok bunu zevkine emerim, tehlikeli gülümseler atan Vlad bile Erebus dedemiz sayesinde en ufak bir şeyde 'Meg iyi mi?' diye dolanmaya başladı. Benim tabii keyifler dört köşeeee. Simon'un yeğeni Sam ilk çıktığında, dedim, Bu çocuk bizim sayemizde insan olur, Simon'la yakınlaşırız falan, bunları düşüne düşüne birden hızlandım. Baya sayfa okudum, yoksa yavaş okuyordum, 1-2 haftayı bulurdu bitirmem ve gerçekten de dediğim gibi oldu son iki günde 300 sayfa okuyarak bitirdim. Kafesten çıkmayan yavru kurt köpekler için kullanılan tasma ve kayış ile her yere dolanmaya başladı. Tabii, bu kayışlar
Kanla YazılıAnne Bishop · Martı Yayınları · 202253 okunma