Tarih, Avrupalı erkek elitlerin, "diğerleri"ni boyunduruk altına almasını kaydeden bir bilim oldu. Sömürgeleştirilmiş yerli halklar, kadınlar ve işçiler, tarihin çok nadir olarak öznesi olabildiler.
İlk defa zıtların düzenleyici fonksiyonundan psikolojik bir yasa olarak bahseden Heraclitus'tur. O zıtlık prensibini enantiodriomia konseptiyle ifade etmektedir. Enantiodriomia her şeyin zıddına doğru kaçınılmaz bir akış içerisinde olması demektir.
Hayatın açmaz ve problemlerine iç dünyadan bir cevap gelmediği sürece onlar benim için çok büyük bir anlam ifade etmemektedirler. Dışsal olaylar iç tecrübelerin yerine ikame olamazlar. Hayatım sadece dışsal olaylar ışığında değerlendirildiği takdirde kaçınılmaz olarak o çok yoksullaşmış bir hayat olarak karşıma çıkacaktır.
penceresinden yağmuru dinleyen şu çocuk ölecekse
duvarları kurşun yaralarıyla
dökülüp saçılacaksa şu güzelim evin.
biri çıkıp da, bu geceki ayın görkeminden söz etmeyecekse
artık ölebilirim, diyebilirsin
yanımda, yöremde yıkıntılar
ve yüreğimde, aynı ülkenin nüfus cüzdanını
taşıdığım birinin kurşunu var!