penceresinden yağmuru dinleyen şu çocuk ölecekse
duvarları kurşun yaralarıyla
dökülüp saçılacaksa şu güzelim evin.
biri çıkıp da, bu geceki ayın görkeminden söz etmeyecekse
artık ölebilirim, diyebilirsin
yanımda, yöremde yıkıntılar
ve yüreğimde, aynı ülkenin nüfus cüzdanını
taşıdığım birinin kurşunu var!
Görüşme yapan kişiler, özel danışmanlık veya psikoterapi yöntemlerini kullanmaya başlamadan önce şu üç koşulu yerine getirmelidir:
1. Kendilerini durdurmalı ve danışanlarının aktardıklarını dinlemeli.
2. Danışanlarıyla olumlu ilişkiler geliştirmeli.
3. Tanı ve değerlendirme prosedürleriyle danışanlarının bireysel ihtiyaçlarını ve terapi hedeflerini belirlemeli.
Yaşadığım sürece güvenlikte olmayacaklarını, onları öldüreceğimi biliyorlardı. Benim yaşamam onların ölmesi, ölümüm onların yaşaması demekti. Onlar yaşamak istiyorlardı. Yaşamak daha çok suç, daha çok yağma, sınırsız çapulculuk demekti onlar için. Yaşamı da, ölümü de aşmıştım; çünkü artık ne yaşama arzusu duyuyor, ne de ölümden korkuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hâlâ istediğim, hâlâ korktuğum ya da hâlâ özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.