Normal şeylerin sıkıcı bulunduğu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanın nefsi doymuyor. Sıradanı tükettik. Mutluluk dediğimiz şey sadece anlık. Lunapark treni gibi hızla çıkıp hızla inilen bir yer mutluluk...
Hayatın bozmayı unuttuğu ya da ne yapsa bozamadığı insanlar vardı hâlâ. Dünya arkalarında yıkılırken, onlar kurbağalar gibi nilüfer yapraklarından seke seke sakince uzaklaşıyorlardı enkazdan.
İnsan yanında ölmek için birini arıyorsa bayağı yanlış yerde bence. Ben ölürüm kendi kendime. Kimseye zahmet vermem. Gelir, bulursunuz. Koyarsınız bir mezara. O saatten sonra benim işim değil, top sizde. Yokluğumun derdi sizin derdiniz.