Jiyan Zeynep SELBER

Jiyan Zeynep SELBER
@jiyanzeynep
Renklerinden hiç pişmanlık duymayan siyah beyaz bir kadınım ben. Eski şarkıları , masalları ve yağmuru çok seven.
Bilgisayar Mühendisi
23 Nisan
323 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·235 syf.··
2021 15. kitabı
Hani son satırlara geldiğinizde dahi hiç bitmesin dediğiniz, sonunun öyle olmasını hiç istemediğiniz, boğazınızda düğümlenen, gözlerinizi nemlendiren kitaplar vardır ya hani işte tam da o türden bir kitap Pal Sokağı Çocukları . Masumluğuyla, dürüstlüğüyle, cesaretiyle, şefkatiyle ve çoğu yetişkinden daha yetişkin yürekleri ile tam da olması gerektiği gibi oluşları ile ne de güzel çocuklar; Pal Sokağı Çocukları . Kitapta, 20.yüzyılın başlarında yoksul çocuklar tarafından kurulmuş olan bir derneğin , oyun alanlarını korumak adına Kırmızı Gömlekliler adında zengin çocuklar tarafından kurulmuş olan başka bir dernekle mücadelesi konu ediliyor. Çocukların gözünden günümüz yetişkinlerinin hayatlarında var olan hırsları, kavgaları, ön yargıları, ihanet ve çıkarcılıkları gibi bir çok kavrama da yer veriliyor. Çocuk kitabı olarak bilinse de her yetişkinin okuması, okutması gerektiği nadide bir kitap. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·204 syf.··
2021 13. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2021 00:46
Yakup, Leyla ve Halil; kendi yollarında ilerleyen, düşsel kavşaklarda birbirlerine denk gelen, hepimiz gibi aynı hayatın yolcularıdır aslında. Leyla ve Halil henüz üniversite yıllarında tanışmış ve idealleri doğrultusunda birbirlerine yakınlaşmış iki devrimci genç iken aynı yolda yürümeye karar vermişlerdir. Ve aynı yolu paylaşmaktan ; üniversiteden mezun olduklarında, sürgün edilerek yıllarca işkence görüp ardından memleketlerine yeniden döndüklerinde, evlenip Deniz'e sahip olduklarında ve hatta Halil artık ayrılmak isteyip de evden ayrıldığında bile vazgeçmemişlerdir. Yakup ise kendini bulmaya çalışan ve bu yolda Leyla'nın büyüsüne kapılan toy bir gençtir yalnızca. Kendi varolma savaşımızı verirken elini tuttuklarımız, birlikte yürümek istediklerimizden ibarettir aslında yaşam dediğimiz süreç. Ve canımız yandığı kadar, ağız dolusu gülebildiğimiz kadar, kalbimizin aşkla atışını hissedebildiğimiz kadar varız. Tuna Kiremitçi, ayrılıkların sevgiyi bitiremeyeceğinin en güzel anlatımını şairane betimlemeleri ve akıcı diliyle soluksuz okuyabileceğimiz Yolda Üç Kişi adlı romanı ile sunuyor bize. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Yolda Üç KişiTuna Kiremitçi · Doğan Kitap · 2005739 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2020 100. kitabı
Naziler tarafından tutuklanan ve ağır psikolojik işkencelere maruz kalan Dr. B , sorgu odasındaki askıda bir kaputun cebinde bulduğu kitabı gizlice almayı başarır. Kitap hakkında en ufak bir bilgisi dahi olmazken bir kitaba sahip olmanın doyurucu mutluluğunu yaşamaktadır. Dr. B duygularını "Kitabı derhal elime alıp baktığım ve okuduğum tahmininde bulunuyor olabilirsiniz. Kesinlikle öyle değil! Yanımda bir kitap olmasının verdiği ön hazzın tadını çıkarmak istedim öncelikle..." şeklinde ifade eder. Ve sonrasında ekler " İlk bakış bir düş kırıklığı, hatta bir tür çok şiddetli kızgınlıktı: Muazzam bir tehlike altında ganimet olarak elde edilen, yanıp tutuşan bir beklentiyle sonraya saklanan bu kitap bir satranç öğretim kitabından , ustaların oyunlarından seçilmiş yüz elli örnekli bir derlemeden başka bir şey değildi. " Hiçliğin eşiğinde , kelimelerin hasretinde tecriti yaşayan bir insan ne denli sarılabilirse , o denli sarılır hoşnutsuz olduğu kitaba. Dahiliğin ve delirmenin sınırlarını yaşayarak geçirir kalan günlerini. Ve suçsuzluğu anlaşılıp salıverildiğinde kendini bir satranç tahtasının başında dönemin dünya satranç şampiyonu ile bir oyunun içinde bulur. Yirmi beş yıldır gerçek bir satranç tahtasının karşısina oturmamış , gerçek bir satranç oyuncusu ile oynamamış olan Dr. B, amatörlüğüne rağmen dünya satranç şampiyonunu zorlayacak hatta Mat edecek düzeyde olağanüstü bir yeteneğe sahiptir. Ancak hayatta her zaman yetenekli olmanın yeterli olmadığının gözler önüne serilen örneklerinden biridir yalnızca. Sürükleyici dili , ilgi çekici kurgusu ve güçlü betimlemeleriyle okunması gereken oldukça başarılı bir eser.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,2bin okunma
Puan vermedi·388 syf.··
2020 99. kitabı
Esir , insanoğlunun varoluşundan bu yana süregelen iyi ya da kötü , güçlü ya da zayıf olma savaşını başarılı bir olay örgüsü ile ele aliyor. İnsanın kendi benliğinde yaşadığı ikilemleri , duygusal sürüncemeleri hepimizin çok tanıdık olduğu ancak görmek için dürtülmeye ihtiyaç duyduğu o dürtü ile gözler önüne seriyor. Olayları işleme ve okuyucuyu hikayeye dahil etme açısından yer yer oldukça başarılı olsa da sıkça yapılan tekrarlar okuyucunun az da olsa olaydan kopmasına neden olabiliyor. Bu durum , kitabın editörlüğünün iyi yapılmamış olmasına veya yazarın edebiyat dünyasında henüz çok yeni olmasına bağlanabilir elbette ancak Esir yine de kısa zamanda başarılı polisiye romanlar arasına gireceğini garantiliyor.
Edebiyat
EsirUğur Çelik · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20207 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 94. kitabı
" İçinde tuhaf bir sıkıntısı olanların , memleketin hallerine dertlenenlerin , birini hep son gördüğü haliyle hatırlayacağını bilenlerin , ülkeden ülkeye savrulanların , üstüne gidildiğinde gözü hiçbir şey görmeyenlerin , aşk yerine umutla yetinmek zorunda olanların hikâyesi. Denize doğru akarken birbirine karışan nehirlerin , tesadüflerin , denk gelişlerin , kesişmelerin , hiç unutmayanların , kördüğümleri çözmeyi dinleyenlerin romanı... "
Edebiyat
SonAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20184,382 okunma
Reklam