ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
ﻭَﻳْﻞٌ ﻟِﻜُﻞِّ ﻫُﻤَﺰَﺓٍ ﻟُﻤَﺰَﺓٍ ﴿١﴾ ﺍَﻟَّﺬِﻯ ﺟَﻤَﻊَ ﻣَﺎﻟﺎً ﻭَﻋَﺪَّﺩَﻩُ ﴿٢﴾
1-2- Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
ﻳَﺤْﺴَﺐُ ﺍَﻥَّ ﻣَﺎﻟَﻪُٓ ﺍَﺧْﻠَﺪَﻩُ ﴿٣﴾
3- (O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder.
ﻛَﻠﺎَّ ﻟَﻴُﻨْﺒَﺬَﻥَّ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺤُﻄَﻤَﺔِ ﴿٤﴾
4- Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺩْﺭَﻳﻚَ ﻣَﺎﺍﻟْﺤُﻄَﻤَﺔُ ﴿٥﴾
5- Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
ﻧَﺎﺭُ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟْﻤُﻮﻗَﺪَﺓُ ﴿٦﴾ ﺍَﻟَّﺘِﻰ ﺗَﻄَّﻠِﻊُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺎَﻓْﺌِﺪَﺓِ ﴿٧﴾
6-7- Allah'ın, tutuşturulmuş, (yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateşidir.
ﺍِﻧَّﻬَﺎ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻣُﻮْٔﺻَﺪَﺓٌ ﴿٨﴾ ﻓِﻰ ﻋَﻤَﺪٍ ﻣُﻤَﺪَّﺩَﺓٍ﴿٩﴾
8-9- Onlar (bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar ve o vaziyette o (ateş) üzerlerine kapatılmıştır.
el-hümezet) kelimesi dille ve sözle çekiştirmek, (el-limezet) kelimesi ise yalnız dille çekiştirmektir. Yani insanlarla alay edip onları eksik göstermeye çalışanlar. Bu kelimelerin açıklanması Kalem sûresinde (âyet: 18) geçmişti.
tbn Abbâs der ki: «Diliyle çekiştirip yüzünden de alay eden.» kavli; kınayan ve sataşan, demektir. Rebî' İbn Enes ise (el-hümezet) kelimesi, yüzle alay etmek (el-limezet) kelimesi de bundan sonrasıdır. Katâde der ki: Dili ve gözüyle alay edip çekiştirir, insanların etlerini yer ve onlara sataşır.
Mücâhid der ki: (el-hümezet) el ve göz iledir. (el-limezet) ise dil iledir. İbn Zeyd böyle der. Mâlik ise Zeyd İbn Eslem'den nakleder ki ( 5>AI ) kelimesi, insanların etini çekiştirmektir.
Sonra bazıları dediler ki: Diliyle çekiştirip yüzünden de alay edenden maksad, Ahmes İbn Serik'tir. Başkasıdır da denmiştir. Mücâhid ise; bu ifâde umûmîdir, der.
«Ki o, malı toplayıp onu sayar.» Malı üst üste yığıp teker teker sayar. Allah