Bağlanma fobisi yaşayanlar sıkıldıklarında ve korkularını başka stratejilerle bastıramadıklarında ilişkilerini bitirirler.
"Bitti. Son. Yeter!" Bunu yaparken korkularının bilincinde olmaları gerekmez. Çoğunun kişisel mazereti, "bireysel özgürlüklerinin" (bağlanma fobisi olanların en sevdikleri sözdür) fazlasıyla sınırlandırıldığı veya eşlerinin doğru insan olmadığıdır.
Bağlanma korkuları genellikle çocukluğun ilk gelişim yıllarında, bebeklikle iki yaş arasında oluşur. Bu dönemde çocuk yakın çevresindeki kişilerin bakımına ve ilgisine muhtaçtır.
Çocuk ile ebeveynleri arasında bu süre içinde iyi bir ilişki kurulamazsa ya da gereken bakım veya ilgi yeterli değilse, çocukta ilişkiler konusunda güven yerine korku gelişir.
Bağlanma korkusu, bilinçaltımızda yatan ve temelleri çocukluk çağında atılan derin ve varoluşsal bir korkudur. Bu korku, etkilenenler için kişisel bir ölüm-kalım meselesidir.