Eserin en güçlü yanı, birkaç sayfa içinde okuru gerçeklik algısını sorgulamaya zorlamasıdır. Borges'in sade görünen dili, altında son derece karmaşık fikirler barındırır. Bu nedenle kitap, hızlı okunabilecek bir eser olmasına rağmen sindirilmesi zaman alır. Her öykü ikinci ve hatta üçüncü okumada yeni anlamlar kazanır.
Kum KitabıJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 20181,911 okunma
Latin Amerika edebiyatının iki dev ismi Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares'in ortaklaşa yarattıkları hayali bir yazar olan Honorio Bustos Domecq mahlasıyla yazdıkları
ünlü hiciv ve parodi
kitabıdır. Bustos Domecq VakayinameleriBustos Domecq Vakayinameleri yazar Honorio Bustos Domecq'in bir kültür ve sanat muhabiri olarak gazete için kaleme aldığı hayali inceleme yazılarından (vakayinamelerden) oluşur. Eserde; gerçekte var olmayan ancak "tehlikeli biçimde var olması muhtemel olan" ultramodernist şairler, romancılar, mimarlar, aşçılar ve ressamlar büyük bir ciddiyetle övülür.
Borges ve Casares, abartılı ve gösterişli övgülerle dolu bu kurgusal metinler üzerinden aslında kendi dönemlerindeki boş ve şekilci sanatsal akımlarla ve entelektüel snobizmle zekice dalgalarını geçerler.
Yazar mahlası Honorio Bustos Domecq, Borges ve Casares'in büyük dedelerinin isimlerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş kurmaca bir karakterdir. Bu ikili daha önce polisiye öykülerinde de bu ismi kullanmış, ancak vakayinamelerde bu karakteri tamamen kendi içinde tutarlı, abartılı bir üslubu ve dünya görüşü olan bağımsız bir edebi figür haline getirmişlerdir.
Deneme severler keyifle
okuyun Bustos Domecq Vakayinameleri
Çok beğendim. Hem dilini hem konusunu. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan oldu. Netflix de dizisi de yapılmış. Ama izler miyim bilmiyorum. Konu ile ilgili ardından araştırma yapmak da iyi geldi
Ölü KızlarJorge Ibargüengoıtıa · Jaguar Kitap · 2025846 okunma
Rodrigo’nun, Borges’in “Bellek Funes” kurgusunun ilhamının iteklemesi bahanesiyle tarihte sinirbilim adına yapılan tüm çalışmaları aktardığı monografik bir eser.Bu kurgu Borges’in Ficciones kitabında geçer Funes deyim yerindeyse her nesneyi her insanı en ince ayrıntılarına kadar hatırlayan(unutmayan) lanetlenmiş bir karakter bir compadrito böyle bir şeyin bir insan için avantaj değil yaşantısı açısından çok zor bir durum olduğunu için lantlenmiş diyorum keza Borges’te buna dikkat çekmek için bu özelliği bu yüzden ucubelik diye adlandırmış sanırım. Düşünemeyen, olayları soyutlayamayan ve bir çıkarımda bulunamayan insan ve hatta sezgileri olmayan… İşin ilginçleştiği nokta şu ki böyle bir vakaya daha önce rastlanmamış Borges bu hikayeyi yazdıktan 15 yıl sonra sınırsız hafıza kapasitesine sahip insanlara dair deneyler yapılmaya başlanmış. Borges’in böyle bir konuyu işlemesinin sebebi uykusuzluğunun verdiği rahatsızlığı anlatmak istemekmiş aslında. Ona bunu nasıl aktaracağına dair fikri veren eserin ise yaşlı Pilinus’‘un doğa tarihi’nde ki (ansiklopedi- Borges severler onun ansiklopedilere ne kadar düşkün olduğunu bilir) olağanüstü belleği olan birkaç kişiden bahsetmesidir bu yazarın çıkarımı çünkü kendisi Borges’in kütüphanesini inceleme şerefine nail olmuş. Fantastik denebilecek kadar gerçeküstü olan bu kurgunun bir bilim adamına ilham olması edebiyatın sadece bir kurgu olmadığını malzemesi olan insanı keşfeden, geçmişten geleceğe köprü olan bir yapı olduğunu gösterir bize.
Kitap sadece günümüze yakın yapılan nörobilim çalışmalarından bahsetmemiş zihnin işleyişine dair antik Yunan’da öne atılan savlara da yer vermiş ve hafıza kapasitesinin sınırını bulamayan, unutmak için çare arayan insanlara, beynin bölümlerine ve buna dair yapılan deneylere…
Kitapta ki en
Borges ve BellekRodrigo Quian Quiroga · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201737 okunma
"Melezlik Brezilya halkının yüzüdür, melezlik onun kültürüdür." Çünkü bende bir melezdim ve " Yaşamak, yaşamı anlamak, insanları tüm halkı sevmek gerekliydi.
Irk ayrımı, statü, din ayrımına hayatım boyunca karşı çıktım. Melezlere yapılan ayrımcılığa ve ötekileştirilmeye hep karşı çıktım.
Ben kim miyim? Ben " Pedro Archanjo. Benim hayatımı, inançlarımı, değer yargılarımı, yaşadığım toplumun siyasi ve ekonomi dengesizliklerini canım yazar kaleme almış. Güzel de olmuş. Demek ki dünyada bir iz bırakmışım ki böyle birşeye gerek duymuş.
Ben Brezilya' nın Bahia topraklarında doğdum ve büyüdüm. Çoğu kişiye göre görünür bile değildim. Fakir bir ailenin kıt kanaat geçinen bir bireyiydim.
Bilginin ve eğitimin ışığında kendimi geliştirmeye adadım ve hayatımı sanatla yoğurarak doğru olanı uygulamaya adadım.
Mucizeler Dükkanı adında ki kurum benim kurtarıcım oldu. Yoksulları önemli kişileri bir araya getiren bir tür senato, kalabalık ve önemli bir meclisti. Bu meclis toplum tarafından saygı görür ve önemsenirdi. Keşke böyle kurumlar çoğalsa en azından kendini önemsiz sanan bireyler kendilerini toplumda bir yer edindiklerinin güvenini yaşarlar.
Hayatımı, eleştirilerimi ve neler başardığımı öğrenmeniz adına hayatıma göz atmanızı isterim.
Sevgiyle Kalın.
Bu benim Jorge Amado’dan okuduğum en zorlayıcı kitaplardan biri oldu. Romanın meselesi olan ırkçılık karşıtlığı ve halk kültürünün savunulması değerli olsa da, anlatı zaman zaman roman olmaktan çıkıp bir fikir manifestosuna dönüşüyor. Pedro Archanjo’nun bir karakterden çok bir sembol olarak işlenmesi nedeniyle onunla bağ kurmakta zorlandım. Çok sayıda isim, yan karakter ve tarihsel tartışma da okuma deneyimini benim için güçleştirdi. Kitabın vermek istediği mesajı takdir etsem de, Jorge Amado’nun diğer eserlerindeki canlı hikâye anlatımını ve karakter derinliğini burada bulamadım. Bende olmadı bu kitap .