Birini sevmeye kalkışmak hayati bir işe girişmek demekti. Ona erişmeyeceğini bile bile bitip tükenmek bilmeyen bir enerjiyle kendini sadece hasretmek, hepsinden öte ondan gayrısına körlük isterdi.
Ölülerle dolu, onlarla beslenen kapkara toprağın yanında öyle canlı bir güzelliği temaşa etmekten bitap düşmüştü gözleri. İçine düştüğü bocalama hissinden kurtulamadı. Yanağındaki gamze onu afallattı, kör bir kuyunun ışığı çektiği gibi onu içine çekti...
Huzursuzluk bakiydi. Yöneticiler bir tasarımı yaşamıyorlar, bir sentezin içinde nefes almaya çalışıyorlardı. Günah keçisi hep bir önceki yöneticilerdi. Mal ve para iktisadi bir maksat üzere harcanmaktan ziyade siyasi bir gaye uğruna harcanır olmuştu. Göze gelmemek ya da göze girmek için...