dostlarınız her akşam size telefon edip dostluk gereği, o akşam intihara niyetlenip niyetlenmediğinizi ya da sadece arkadaşa ihtiyacınız olup olmadığını, dışarı çıkmak isteyip istemediğinizi soracaklarını sanmayın sakın. hayır, olur da telefon ederlerse, inanın bana, yalnız olmadığınız ve yaşamı güzel bulduğunuz bir akşama denk gelecektir bu. onlara göre kendinize karşı ödeviniz gereği, intihara daha çok onlar iteceklerdir sizi. dostlarımızın bizi yüceltmesinden tanrı korusun bizi, aziz bayım.
belki de insanın kendi yüzünü anlaması imkansızdır. belki de bunun nedeni yalnız yaşamamdır. topluluk içinde yaşayanlar kendilerini aynalarda, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa öyle görmeyi öğrenmişlerdir. benim arkadaşım yok. tenimin böyle çıplak olması acaba bu yüzden mi? buna insansız... evet insansız doğa denebilir.
duvarda beyaz bir delik var. ayna bu. bir tuzak. bu tuzağa düşeceğim, biliyorum. düştüm işte. aynada gri bir şey beliriyor. yaklaşıp bakıyorum, kurtaramıyorum kendimi. yüzümün yansısı bu. yapacak bir işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. gördüğüm bu yüzden hiçbir şey anlamıyorum. başkalarının yüzleri anlam taşıyor. benimki öyle değil. güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. çirkin galiba çünkü böyle demişlerdi. bu bana dokunan değil. yüzüme böyle nitelikler atfedilmesine şaşırıyorum aslında. bir toprak parçasına yahut bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.