İyileşmek tuhaf, deneysel, hatta utandırıcı olabilen bir süreçtir. Ne kendimizin ne de başkalarına iyi görünmediğimiz bir sürü zamanlar olacaktır. İyi görünme talebinden vazgeçmemiz gereklidir. Aynı anda hem iyileşmek hem de iyi görünmek mümkün değildir.
Bilinen tarih boyunca, olasılıkla Neolitik Çağ'ın sona ermesinden bu yana, Dünyada üç tür insan olagelmiştir. Yüksek, Orta ve Aşağı. Bunlar kendi içlerinde pek çok alt bölüme ayrılmışlar, sayısız ad taşımışlar, sayıları ve birbirlerine karşı tutumları çağdan çağa değişmiş, ama toplumun temel yapısı hiç bir zaman değişmemiştir. Olağanüstü ayaklanmalar ve kesin görünen değişimlerden sonra bile, tıpkı ne kadar hızlı döndürülürse döndürülsün dönme ekseni doğrultusunda hep aynı kalan bir kiroskop gibi, aynı düzen hep kendini yeniden dayatmıştır.
"Julia, uyanık mısın?" diye sordu Winston.
"Evet,sevgilim, kulağım sende. Devam et. Müthiş."
Winston devam etti.
Bu üç kesimin amaçları asla uzlaştırılamaz. Yüksek kesimin amacı, bulunduğu yeri korumaktır. Orta kesimin amacı, yüksek kesimle yer değiştirmektir. Aşağı kesimin amacı ise -bir amacı varsa kuşkusuz, çünkü Aşağı kesimin temel özelliği, ağır ve sıkıcı işlerin altında çoğu zaman gündelik yaşam dışında hiçbir şeyin bilincine varamayacak kadar ezilmesidir- tüm ayrımları ortadan kaldırmak ve tüm insanların eşit olacağı bir toplum yaratmaktır.