"Cidden, bir tanıma ihtiyacım var. Birinin arkadaşınız olduğunu nasıl anlarsınız?'
'İşler kötü gittiğinde yardım isteyebileceğin biri..'
'O halde hiç arkadaşım yok. Zaten bu yüzden burada değil miyim?
Sizden yardım istiyorum'"
Işıklar, gözlerinin önünde dansetmeye başlamıştı bile.
Cılız ve titreyen elini uzatarak altın turnaya dokundu.
Yaşam bedeninden ayrılıyor olabilirdi fakat
Turnaya dokunmak, Sadakoyu yüreklendirmişti.
Tavandan sarkan kuş sürüsüne baktı.
Sadako, turnaları izlerken kuşlar,
Pencereden içeri doğru esen sonbahar meltemiyle hışırdanıp sallandı.
Sanki canlanmışlar,
Ve açık pencereden dışarıya doğru süzülmeye başlamışlardı.
Ne kadar güzel ve hürdüler!
Sadako derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.
Artık son uykusuna dalmıştı...