JZ

JZ
@jzstuffwriter
Puan vermedi·472 syf.··
2022 2. kitabı
Bu kitap, serinin ikinci kitabı. Ve itiraf etmeliyim, ilk kitap benim daha çok hoşuma gitmişti. Aslında, Kan ve Bal olay örgüsünün zenginliği açısından çok iyi, karakterlerin derinleşmesi de güzel işlenmiş. Bir kitabı iyi yapan özelliklere sahipti. Hatta favori karakterlerimi değiştirecek türden olaylar da oluyor fakat ben nedense ilk kitaptan daha fazla hoşlandım. Kan ve Bal’ın fazla artısı olmasına rağmen ilk kitaba olan sevgimi çözemedim ben de. Belki de beklentim çok fazlaydı. Şimdi geçelim genel eleştiriye. Kurgu katmanlıydı diyebilirim. Düşman aynı olsa da kitapta bir sürü farklı maceraya şahit oluyoruz. Merak unsuru asla kaybolmuyor. En basit olayda bile ufak da olsa merak vardı. Bu açıdan çok iyi. Dili basit ve sürükleyici. Özellikle yeni yeni kitap okumaya başlayanlar için iyi bir kitap. Sadece çevirisi birazcık hoşuma gitmedi gibi. Ya da çeviriyle ilgili değil de yazarın kalemiyle ilgilidir, bilemedim. Kurulan fantastik dünya çok büyük ve çok değişik bir büyü sistemi var. Öncelikle bu sistemi iyi anlamak gerekiyor. Yoksa sayfalarda kaybolup gidersiniz. Başka kitaplardaki gibi asamı veya elimi sallayayım, büyü yapayım, gibisinden değil. Fedakârlıklar, doğa, desenler vs. bir sürü detay var. Gelelim karakterlere ve karakter ilişkilerine. Karakterler artıyor ve birçoğu derinleşiyor. Özellikle başrollerimiz Lou ve Reid’in iç dünyalarını daha fazla keşfediyoruz. Ben nedenlerini anlasam da düşünce yapısını çözüp hak versem de Lou’ya zaman zaman gıcık oldum. Kendimi durduramadım. Hani bir karakteri içten içe seversin, kötü bir şey yapsa da sebeplerini anlayıp hak verirsin ama bir yandan da gıcık olursun ya, aynen öyle bir şeydi benim Lou’ya hissettiklerim. Diğer yandan ben Reid’i sevdim. Onun da başkaları için gıcık edici bir tarafı olabilir ama ben hiç gıcık
Roman
Kan ve BalShelby Mahurin · Yabancı Yayınları · 2021991 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 94. kitabı
Kitap için ilk söylemem gereken şey kesinlikle akıcı olduğu. Çerezlik, anında bitecek bir kitap bence. Olay örgüsü ve karakterler, benim çok hoşuma gitti. Kitap polisiye ve gençlik kitabı karışımı bir kitap. Ben bu iki türü de sevdiğim için bu kitabın konusunu da çok sevdim. Betimlemeler, insanı yormayacak türdendi. Olay örgüsü de çok gizemli ve mantıklıydı. Kitabın konusuna gelecek olursak, cezaya kalmış beş öğrenciden biri, diğerlerinin gözlerinin önünde aniden ölüyor. Bunun bir kaza olmadığını anlayınca polis soruşturmaya başlıyor ve aslında cinayet olabileceği ortaya çıkıyor. Ölen çocuk, Simon, yarattığı “Dedikodu Kazanı” adlı uygulama yüzünden herkesin nefretini kazanmış biriydi. Çünkü neredeyse lisedeki her öğrencinin orada bir sırrı paylaşılmış ve hayatı altüst olmuştu. Bu yüzden de bu hikâyede çok fazla potansiyel katil var. Ama baş şüpheliler bu ölüme şahitlik eden dört lise öğrencisi. Belalı ve sicili pek temiz olmayan Nate, okulun güzeli ve popüler kızı Addy, sporcusu Cooper, zekisi ve geleceği parlak olan kızı da Bronwyn, bu olaya şahitlik eden dörtlü. Hepsinin bakış açısını okuyup yavaş yavaş sırlarını öğreniyoruz. İlk başta bu kitabın birinci şahısta olmasına şaşırıp üzülsem de (ben bu türde 1.şahıs tercih etmezdim çünkü) sonradan alıştım. Tüm karakterleri de sevdim aslında. Hepsinin karakter gelişimi çok iyiydi. Favori karakterlerim Nate ve Bronwyn olsa da karakter gelişimini en çok sevdiğim karakter kesinlikle Addy oldu. O kadar keskin bir gelişim vardı ki, görmemek mümkün değil. Son hâlinin ilk baştaki hâliyle yakından uzaktan alakası yok. Addy dışında diğerleri de bir hayli yol kat etti. Addy’den sonra en büyük değişim bence Cooper’da oldu. Onun herkesten saklamaya çalıştığı sırları çok gerçekçiydi. Onun gibi bir sürü çocuk var. Bir de değişim
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,516 okunma
8/10
·464 syf.··
2021 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 15:31
Başlamadan söylemeliyim ki neredeyse tüm kitaplarını okumuş biri olarak Bardugo’nun bu kitabı, diğer kitaplarından farklı. Evet, yine fantastik bir kitap fakat daha karanlık ve daha yetişkinlere yönelik olduğunu düşünüyorum. Yetişkinlere yönelik olması cinsellik sahneleri olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, kitapta romantik içerik yok. Diğer kitaplarında olur mu bilmem ama bunda yok. Ben zemin hazırlanıyormuş gibi hissettim ama ne olacağını bilemem. Kitabın ilk 80 sayfası bir şey anlamayabilirsiniz, önceden uyarayım. Kafanız çok karışacaktır ve olayların nasıl geliştiğini algılamayacaksınız. Yeni bir dünyaya adım atmak bu kitabda daha zor. Hatta sıkıcı bile gelebilir fakat devam edin. Çünkü devamı çok güzel. Fantastik bir dünyada polisiye okuyorsunuz ve ben bu iki türü ayrı ayrı okumaktan zevk alan biri olarak aynı kitapta olmasına bayıldım. Kitap sınırlı üçüncü şahısta yazılmış (favorim). İki bakış açısı var. Daniel Arlington (Darlington) ve Galaxy “Alex” Stern. Ve kitapta iki önemli kısım var: geçmiş ve gelecek. Kitapın bazı bölümlerinde geçmişe gidip eskiden nelerin yaşandığını görüyoruz. Bunları da Darlington’un bakış açısından okuyoruz. Ve itiraf etmeliyim, normalde kitaplarda geçmişler sıkıcı gelebiliyor, özellikle şimdiki zamanda güzel gizemler varsa; fakat “Dokuzuncu Cemiyet” kitabında ben geçmişi daha çok sevdim. Yazar, geçmiş ve şimdiki zamanı çok güzel harmanlamış bence. Geçmişteki olaylar şimdikilerle harika bir biçimde bağlanmış. O ilk bölümlerdeki kafa karışıklığını atıp kurguya odaklandığınızda bunu net bir şekilde göreceksiniz. Kurgunun mantıklı ve geniş olduğunu düşünüyorum, okudukça içine giriyorsunuz. Kitabın sonunu çok sevdim. Ters köşeler olsun, o vurucu son cümle olsun benim kalbimi kazandı. Tahmin ettiğim şeyler de oldu etmediklerim de. Tahmin
Dokuzuncu CemiyetLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2021631 okunma
7/10
·517 syf.··
2021 83. kitabı
Tüm seriyi okuduğun için hepsini aynı anda yorumlayacağım. İlk olarak seride en sevmediğim şey Alina ve Malyen ilişkisiydi. Yazar itici olsunlar diye elinden geleni yapmış. Ben hah, düzeldiler diyorum saçma bir şey oluyor. Hatta bir iki sahnede yazarın kendisinin de bunun farkında olduğunu gördüm. Başka karakterlere bunu söyletiyordu hatta. Çok güzel bir ilişki okuyacağınızı düşünüyorsanız, düşünmeyin. Öyle güzel bir romantik ilişki yok. Yaratılan dünya bir klasikti. Her zamanki fantastik dünyalardan biriydi. Yazarın birkaç dokunuşu seriyi güzelleştirmişti, ki bunlardan en büyüğü Nikolai idi. Kendisi favori karakterim olmayı başardı. Ben sırf onun için daha hızlı bitirdim. Belki de o olmasaydı sıradan bir kurgu olacaktı. Nikolai’nin herkesle kurduğu ilişki mükemmeldi. Ama yazar zaman zaman onu harcamaktan hiç çekinmedi. Çoğu kişiye seriyi sevdirmiş karakteri böyle arka plana atmak hiç doğru gelmedi bana. Seride diğer sevmediğim şey de buydu. Baş rollerin karakter gelişimi sonda biraz boşlanmış gibi. Alina'nın güç gelişimi özellikle. Malyen zaten çok sevdiğim bir karakter olmadı. Seri boyunca çift kişilikli gibiydi. Bir sahnede aşırı destek oluyordu, başka bir sahnede köstek. Alina da hep bir erkeğe ihtiyaç duyarak beni kanser etti. Birine âşık, diğeriyle arasında bir çekim var, başka birini de öpmek istiyor. Artık siz düşünün. Kitabı okuyacaksanız popüler kültürde hatırı sayılır bir yer edindiği, başka güzel karakterler görmek ve Kargalar Meclisi gibi güzel kitapların dünyasına dâhil olmak için okuyun. Her şeyin başladığı seri bu. Baş rollerden fazla bir şey beklemeyin ama.
Çöküş ve YükselişLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20204,796 okunma
8/10
·496 syf.··
2021 92. kitabı
Kitapta güzel bir fantastik evren okuyoruz. Yazarın bize gösterdiği dünya ilk başta karışık gelse de sonradan anlıyorsunuz. (Bu da normal zaten) Betimlemelerin iyi olduğunu söylemeliyim. Okurken tüm her şey aklımda canlanıyordu. Normalde fantastik bir evren yaratırken yazarlar ortamı tasvir etmekte zorlanabiliyor ya da okurun anlamayacağı bir şekilde tasvir edebiliyor ama bu kitapta öyle olmadı. Yazar iyi yazmış, çevirmen de iyi çevirmiş. Bu yüzden betimlemeleri sevdim. Dünyayı daha hızlı anlamama yardımcı oldu. Fantastik okumayı ve yazmayı seviyorsanız okumanızı öneririm. Olay akışı ve tüm bağlantılar mantıklı ve merak uyandırıcıydı diyebilirim. Ortadaki gizemlerin çözülmesi de fazla uzun sürmüyor, insanı sıkmıyordu. Büyü sistemi de bence çok güzel ve mantıklıydı. Ne çok güçlü ne de çok zayıftı. Kitapta benim için önemli olan üç karakter vardı. Nathaniel, Elisabeth ve Silas. Hangisini daha fazla seviyorum bilmiyorum ama Silas kesinlikle kurgunun kilit noktalarındandı, oldukça da ilginç biriydi. Diğer ikisiyle kurduğu ilişki benim çok hoşuma gitti. Özellikle Nathaniel ile ilişkisine bayıldım. Aralarındaki diyaloglar ve yaşanan olaylar (spoiler) kitabın en sevdiğim kısımlarıydı. Çok eğlenceli olduklarını da söylemeliyim. Eh, Nathaniel'in alaycı tavırlarını sevdiğimi de belirtmeden edemem. Hepsinin karakter gelişimi gözler önündeydi. İlk baștaki hâlleriyle son hâlleri arasında bir sürü fark bulabilirsiniz. Elisabeth’inki en bariz olanlardandı. İlk bölümdeki bazı şapşallıklarını (sebebi vardı) sonradan görmedik. Çok zeki ve güçlü bir kadın karaktere dönüştü. Silas bir iblis olmasına rağmen birilerini önemseyip sevebileceğini gösterdi. Nathaniel korkularının üzerine gidip savaştı. Kısacası ben çok güzel bir ekip okudum. Ortasında bir sahnede ve sonlara doğru biraz
Dikenlerin BüyüsüMargaret Rogerson · Ephesus Yayınları · 20241,520 okunma