Gerçekten iyi bir şeyler yazmak isteyen bir yazarın, şahane şeyler okuması gerekir.
Sayfa 15 - Alıştırmaları Kullnırken·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gir bakalım, yabancı, ama dikkat et, sakın Kendini koyverip de hırsa yapılmayasın, Alın teri dökmeden köşe döneme hevesi Canına okur sonra, bak bizden söylemesi, senin olmayan bir şey yürüteceksen unut aklının başına al, sonra da kendini tut, Hırsızlığa kalkarsan, bir daha düşün yine, Başka şeyler bulursun çil altınlar yerine.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Alıntı
Hilafetin kaldırılması, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dini İslam’dır” ifadesinin Anayasa’dan çıkması, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Yasası ve medrese tarzı eğitim sisteminin ortadan kaldırılması, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitede laik-bilimsel eğitim sistemine geçilmesi, zorunlu din dersi uygulamasına yer verilmemesi, üniversite reformu, Medeni Yasa, din kurallarından arındırılmış bir Anayasa’nın ve yasaların oluşturulması, kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesi, kadınların eğitim ve çalışma yaşamına dahil olması, Anayasa’ya laiklik ilkesinin konması gibi birçok uygulama, laiklik ilkesinin yaşama geçmesi yönünde gerçekleştirilmiş önemli ve temel devrimlerdir.
Atatürk ve İnönü döneminde, laiklik ilkesinin yaşama geçirilmesi yönündeki uygulamalar, hiçbir zaman, 1789 Fransız Devrimi sürecindeki kadar radikal olmamıştır, 1789 kadar kanlı bir devrim süreci yaşanmamıştır. Ayrıca, bu süreç içinde, vatandaşların dini inanç ve ibadet özgürlükleri hiçbir zaman engellenmemiş, laiklik karşıtı İslamcı ve dinci odaklara ve devrim karşıtı dinci cemaatlere karşı mücadele verilmiştir.
Demokrasinin ön koşulu laiklik dir.
Laiklik ilkesinin geçerli olmadığı bir ülkede, demokrasi değil, teokrasi geçerli olur. Ortaçağdan sonra, teokrasiden demokrasiye, başka bir deyişle, “Tanrı’nın egemenliği”nden halkın egemenliğine geçiş, başka ilkeler dışında, laiklik ilkesi sayesinde de olanaklı olmuştur. Laiklik, demokrasinin tek önkoşulu değildir, ancak, en önemli önkoşullarından biridir. Serbest seçimli çok partili sistem; yasama-yürütme-yargı arasında güçler ayrılığı; düşünce-ifade-basın-yayın-örgütlenme özgürlüğü; ekonomik-sosyal adalet, nasıl demokrasinin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyorsa, laiklik de, demokrasinin bir diğer vazgeçilmez unsuru ve önkoşulu olarak yer alır. “Ben laiklik ilkesine karşıyım, ama demokrasiden yanayım” ifadesi, kendi içinde büyük bir çelişkiyi içerdiği gibi, Siyaset Felsefesi, Hukuk Felsefesi, Epistemoloji, Bilim Felsefesi ve Etik’i yok sayan ilkel, dogmatik, despotik, yapay ve zorlama bir anlayıştır.