Fakat işte günler günleri kovaladı, kış geçip bahar geldi, yaz gidip sonbahar geldi, içimdeki bu acı ufak ufak, parça parça azalıp bitti.
Daha doğrusu dibe çöktü çünkü ne de olsa bir şeyler kalıyor... Hani insanın yüreğine taş gibi oturuyor derler ya, işte öyle bir şey..
Bu yasaklar,
Firavun kalıntısı.
Yoksun.
Akdan - karadan.
Gizline, cânevine kurulu faklar.
Gün ola, umut kesip korkunç yetinden,
Murdar tutkusuna dünyasızlığın,
Gün ola, düşesin bekler.
Düşme!
Ölürüm..
Gözlerinden, gözlerinden olurum.
Leylim - leylım
Ayvalar, nar olanda
Sen bana yar olanda.
Belalı başımıza
Dünyalar dar olanda.