Eskiden, benliğimi tanımadan önce; imalarla konuşur, sözü ortaya bırakır, insanların kendini anlamasını beklerdim. Sonra fark ettim ki o davranışların tamamı, henüz kendini yönetemeyen zihnimin ürünüymüş.
İnsan düşüncesini geliştirdikçe zekâsını ispat etme ihtiyacı da ortadan kalkıyor. Çünkü artık karşısındakinin ne söylediğine değil, neden söylediğine odaklanıyor. Niyeti gören biri, tartışmayı değil, sessizliği seçiyor. Bazı cevaplar cehaleti büyütür; bazı suskunluklar ise onu kendi ağırlığıyla baş başa bırakır.(a.ka)