İçimizde bizi sürekli kötüye iten, doğru yoldan çıkaran bir şeytan mı var yoksa yaptığımız kötülüklerden sıyrılmak için kendimizce uydurduğumuz hayali bir şeytana tüm suçu yükleyen kötü tarafımız mı?
Sabahattin Ali bu eserinde bunu harika bir şekilde işliyor. Tabi ki de her insanın kendi özgür iradesi var. Yaptığımız her şeyden bu irade sorumlu. Yaptığımız iyilikler de kötülükler de. Fakat insanoğlu yaptığı kötülüklerden kendini sorumlu tutmak istemez. Sürekli onu bunu yapmaya zorlayan başka bir varlık olduğunu düşünür. Ta ki acımasız gerçekle yüzleşene kadar. Kahramanımız Ömer de bu yolda yürüyenlerden.
Her insanın muhakkak okuyup sorgulaması gereken, benim de soluksuz bir şekilde okuduğum bir romandı. Herkese iyi okumalar
İçimizde şeytan yok...
İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.