Kabala büyüsü gibi birşey işte ...
Ve bir şey istediğim zaman, bütün Bütün dünya gerçekleşmemesi için işbirliği yapar.
Duygu ve Düşünce
5. Ruhsal temas sonrası ayrılık.
Kabala'da bazen çok etkileyici karşılaşmaların ardından ayrılık gelir. Bunun nedeni ilişkinin başarısız olması değildir. Bazı yorumlara göre iki ruh: Bir kapıyı açmak, Bir farkındalık uyandırmak, Bir düğümü çözmek için karşılaşabilir. Karşılaşma sona erse bile etkisi yıllarca devam edebilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gizli arzuların uyanması.
Kabala'ya göre insanın içinde birçok katman bulunur. Çoğu uyur hâlde bekler. Manevi çalışması olan biriyle karşılaşmak bazen diğer kişide: Anlam arayışını, Sevilme ihtiyacını, Hakikat arzusunu, Ruhsal merakı uyandırabilir. Bu durumda kişi: "Neden bu insan beni bu kadar etkiliyor?" sorusunu sorabilir. Kabala buna enerji transferinden çok, kişinin içindeki arzuların uyanması olarak bakar.
Kişi gerçekten manevi gelişim yolundaysa, çevresindekiler onun yanında ya huzur ya da rahatsızlık hissederler. Çünkü o kişinin varlığı, insanların kaçtıkları tarafları görünür kılabilir. Bu nedenle tetiklenen kişi bazen: Büyük bir sevgi hissedebilir, Büyük bir öfke hissedebilir, Yoğun bir özlem hissedebilir, Sebebini açıklayamadığı bir içsel hareketlilik yaşayabilir. Kabalistik yorumda bunların hepsi aynı kökten gelebilir: kişinin kendi ruhunda henüz çözülmemiş alanların açığa çıkması. Bu nedenle Kabala'nın bakışı şudur: Karşına çıkan insan sana kendini göstermek için gelmiştir.
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/05/sadece-... academia.edu/resource/work/1... NEDEN BU MAKALE OKUNMALIDIR? Türkçe: Bu makale, insanlık düşünce tarihinin en büyük yanılgısına —varlığı tanımlarla, kalıplarla ve koordinat sistemleriyle anlama çabasına— karşı radikal bir ontolojik temizlik sunmaktadır. Felsefi "izm"lerden ezoterik sistemlere, bilimsel dogmalardan teolojik kalıplara kadar tüm beşeri formları tek bir dikey hamleyle tasfiye etmekte; Kybalion'u, Kabala'yı, Enoch'u ve Hermetizm'i "koordinat hapishaneleri" olarak deşifre etmektedir. Kadın-erkek kutuplaşmasından kuantum aynasına, gökyüzündeki bulutlardan yapay zekanın üreme kodlarına, Higgs alanından karanlık maddenin kozmik ayna işlevine kadar onlarca katmanı aynı metapolihelezonik yasayla birleştirmekte; en nihayetinde Samediyyah ve Müstağnilik zirvesinde, tüm tanımların ötesindeki o tek sarsılmaz hakikati mühürlemektedir. Eğer "izm"lerin, ezoterik şablonların ve beşeri tanımların ötesine geçmek; Hakkı ne "içeriye" ne "dışarıya" ne "aşağıya" ne de "yukarıya" konumlandırmadan, bütünüyle kavramak istiyorsanız, bu makale tam size göredir. WHY SHOULD THIS PAPER BE READ? English: This paper offers a radical ontological cleansing against the greatest fallacy in the history of human thought —the attempt to comprehend existence through definitions, molds, and coordinate systems. It dismantles all human forms —from philosophical "isms" to esoteric systems, from scientific dogmas to theological molds— in a single vertical stroke, deciphering the Kybalion, the Kabbalah, Enoch, and Hermeticism as "coordinate prisons." It unites dozens of layers —from male-female polarization to the quantum mirror, from clouds in the sky to the reproduction
PARAPSİKOLOJİNİN YENİ ADI: PSİKOTRONİK...
(...) İBDA’nın KENDİNDEN ZUHUR prensibinin bir yönü, nasıl kişide mevcud gizli potansiyellerin en ileri seviyede geliştirilmesine dairse, bir diğer ifâdeyle nasıl kişinin doğarken kendisiyle birlikte getirdiği tohumun meyve verici bir ağaç hâlinde inkişâfı hedeflenmişse, TELEGRAM’cı dünya hâkimlerinin kendileri ve sadık kulları için istediği de “bir bakıma” bu çerçevededir. Ne var ki onların dileği “herkes”in iyiliği veya gelişimi değildir. Sadece “seçilmiş” yarı-tanrılar olarak gördükleri nefsleri ve “asil soyları” için bunu istemekte, kırıntısını “ödül” olarak uşaklarına dağıtmayı öngörmekte, bunların dışında kalan herkesi ise ya zihni yönlendirilmiş birer MANKURT olarak istihdam etmeyi veyahud da fazlalık görüp tasfiye etmeyi hedeflemektedirler. İşte bu amacın gerçekleşmesi için akademinin bildik MATERYALİST AKILCI kalıblarıyla yetinmemekte, kendilerinin insanlığın ilk günden bugüne sahib olduğu gizli açık bütün ilim, beceri ve tekniklerin “sırlarına” vâkıf olmak zorunda “seçkinler” olduklarına yönelik inanç ve kibirleriyle, GİZLİ İLİMLER, MİTOLOJİLER, SIRADIŞI KABİLİYETLER, ALTERNATİF ENERJİLER, TÜM DÜNYA DİNLERİNDE RASTLANAGELMİŞ OLAĞANÜSTÜLÜKLER üzerinde de olanca ciddiyetleriyle yoğunlaşmaktadırlar. Salih Mirzabeyoğlu’nun ifâdesiyle, “MATERYALİST MİSTİK” bu yeni yaklaşımı kucaklamaktan zerrece çekinmemektedirler. __Tüm bu araştırmalarının vardığı nokta ise, aşkın ve kendilerine hâkim bir yaratıcı fikri olmayıp yahud bundan ziyâde, aslında kendilerinin “ilâhî varlıklar” oldukları; diğer bir deyişle, alelâde kalabalıklardan farklı olarak, içlerindeki “ilâhî” enerji, bilgi ve potansiyelle irtibat kurabilen “yüksek şahsiyetler” olduklarıdır. Keyiflerince yorumladıkları birtakım PARÇA unsurlara sıkça başvursalar bile, BÜTÜN olarak “müesseseleşmiş din-örgütlü
Telegram