10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Serinin 3.kitabı. Efendimiz in Hazreti Hatice tanışmasını anlatan ticaretini anlatan. Evliliğini ve Kabe'nin yeniden inşasında olanları anlatan gayet zevkle okunan merakta uyandıran bir manga. Çokk güzel olmuş.
Bir Siyer Mangası: Beklenen 3Ömer Faruk Paksu · Aile Yayınları · 202517 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Evet yine bir küçük yetişkin kitabı Ve kesinlikle harika bir siyer mangası. Efendimiz in peygamberliği nden önce ebabil kuşlarının Kabe'yi koruduğu zamanları manga şeklinde anlatıyor. Evlatlarımıza anlatmaya çalışıp acaba nasıl anlatılabilir kısmını halleden bir manga. Çokkkk güzel.
Bir Siyer Mangası: Beklenen 1Ömer Faruk Paksu · Aile Yayınları · 202450 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:10
“Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… Öyle bir mekân ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır.” “Kâbe insanın asıl vatanı... Gönlü Kâbe'de kalmış, oraları yüreğimize taşımaya niyet ederek çıkılmış bir yol...” “Çünkü oradaki manevi atmosferi, ruha işleyen o huzuru başka hiçbir yerde bulmak mümkün değil.” “Bazı kitaplar vardır; sadece bilgi vermez, insanın kalbine de dokunur.” kabe insanın asıl vatanı....gönlü kabe de kalmış ...oraları yuregimize taşımaya niyet ederek çıkılmış yol....bizede yolda olmak yakışır.. Vahyin merkezi, insanın hayat menbaı, kutsiyeti tartışılmaz mekân… öyle bir mekan ki onu tarif etmek için kelimeler kifayetsiz kalır. Karib” nidasıyla mukarrebun bostanına dalmaktır sonra, adanmak. Bir sultan tanırız yakınlara ve uzaklara hükmeden. Ateşe ve buza boyun eğdiren… Gurbet ve sılanın sahibi, elemin ve lezzetin maliki… Herkese her şeyden daha yakın bir sultan. Akrabul Karaib sultanın sımsıcak rahmeti bitirir tüm uzaklıkları. Yollar biter, gurbet biter, hasret biter karanlık ve soğuk biter bize her şeyden daha yakın Karib Yar’ımızın vuslatında. Onu tanımaktır işimiz. Ona ram olmaktır gidişimiz. Marifet pusulası O’nun kıblesine yön gösterince, kaybolmuşluk ve tükenmişlik sona erer. Ruhlar ve bedenler O’nun malı olunca kurtulurlar. Tüm bayramlı sılalara çevirir. Rahmetini indiği yerde dertler, belalar son bulur, nurunun kapladığı mekânlara kabusi karanlıklar elveda eder maveraesmanur
Kâbe-i MuazzamaMeryem Bastan · Kayıhan Yayınları · 202611 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
Nuriye Çeleğen’in kaleme aldığı Babam Hz. Muhammed, İslam tarihinin en özel bağlarından birini, Hz. Muhammed ile en küçük kızı Hz. Fâtıma’nın ilişkisini merkezine alan, biyografi ile edebi anlatımı harmanlayan çok dokunaklı bir eserdir. Yazar, klasik siyer kitaplarının dışına çıkarak İslam'ın doğuşundan Peygamber'in vefatına kadar uzanan tarihi süreci, Hz. Fâtıma’nın gözünden ve onun iç sesiyle okuyucuya aktarır. Kitabın kalbini, dönemin kız çocuklarını yük gören cahiliye zihniyetine inat, Hz. Muhammed’in kızı odaya girdiğinde ayağa kalkıp onu alnından öpmesiyle örülen ideal baba-kız modeli oluşturur. Çeleğen; Hz. Fâtıma'nın daha küçük bir çocukken Kabe'de eziyet gören babasına kol kanat gererek kazandığı "Ümmü Ebîha" (Babasının Anası) unvanının duygusal derinliğini başarıyla işler. Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’nin evliliği, un öğütmekten nasır tutan eller, evdeki yokluklar ve tüm bu zorluklara karşı Peygamber evinde öğretilen sabır, şükür ve mütevazı yaşam kültürü eserde çok duru bir dille anlatılır. Nuriye Çeleğen'in zarif, şiirsel ve adeta bir modern zaman mersiyesini andıran üslubu, kuru tarihi bilgileri et ve kemiğe büründürür. Roman, toplumlara yön veren güçlü bir lideri evladı hastalandığında içi titreyen "insan ve baba" yönüyle hissettirmeyi başarır. Özetle Babam Hz. Muhammed, siyer okumalarına kalbi ve edebi bir soluk getiren; şefkati, sadakati ve aile içi ilişkilerdeki peygamberi metodu hissetmek isteyen okurlar için naif bir başucu kitabıdır.
Babam Hz. Muhammed (a.s.m.)Nuriye Çeleğen · Nesil Yayınları · 2015651 okunma
《 ÖZ ŞEFKAT 》
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:54
Mevlana Celaleddin Rûmî'ye atfedilen bir sözde: "Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin Kâbe yıkmaktan daha kötüdür.” der. Bu cümleleri duyduğumuzda birçoğumuz bunu sadece diğer insanların kalbi için söylendiğini düşünür. Peki ya kendi kalbimiz? Diğer herkesin kalbini Rab yarattı da, kendimizinki başka türlü mü oluştu? Hayır! Kendi kalbimiz de Rabbimizin nazargahıdır. Bir kalbin kırılmaması gerekiyorsa, kendi kalbimiz de buna dahildir. Yazar da bu kitabında, yaptığımız hatalara karşı acımasızca davranmanın olumsuz etkilerini anlatarak, öz şefkatin önemine değiniyor. Bu kavramları anlatırken kendi hayatından, hatalarından, yüzleşmelerinden bahsederek sohbet havasında bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca bölümlerin sonlarında verdiği alıştırmalarla, ruhu sağlıklı yollara yönlendiren çözüm seçenekleri sunuyor. Yazar ilk olarak kişinin kendine olan nezaketinden başlıyor.Ona göre insanın kendine gösterdiği şefkat bir ödül değildir. İnsan olmanın doğal ihtiyaçlarından biridir. Hata yaptığımızda ya da acı çektiğimizde, başkasına olmadığımız kadar acımasız olabiliyoruz. Modern dünyanın sapladığı mükemmellik aşısına direnemediğimiz için bazen kendi kalbimizi defalarca kırabiliyoruz. Oysa biz insanız... Zaman zaman yetersiz, hata yapan ve kusurlu varlıklarız. İnsaniyetimiz bunları yargılayarak değil, sarıp sarmalamanın şifasıyla yüceliyor. Öz şefkat bizim korunaklı yuvamızdır. Dışarıda fırtınalar koparken, hataların, yenilgilerin devleşip yüreğimizi ezdiği zamanlarda o yuvaya sığınmak, şifa bulmaktır. Mükemmel olmama hakkını kendine iade etmektir. Öz şefkat, Rabbimizle kurduğumuz o sessiz ama en güvenli bağı görerek, onaylanmayı ve başkasının gözünde temize çıkmayı beklemeden, sırf var
Psikoloji
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021447 okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence başarılı hatta eserin sonu beni enteresan bir şekilde duygulandırdı (mistik, sufi işleri sevmem). Ella Rubinstein sıradan tekdüze bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki her detayı evliliğine göre ayarlamaktadır. Kocası David tanınmış ve iyi kazanan bir diş hekimidir. Uzun bir evlilik olduğu için Ella'ya göre de önemli olan aşk değil sevgi saygı olmuştur. Jeanette isimli üniversite öğrencisi kızı, Avi ve Orly isimli iki küçük çocuğu ve yaşlı bir golden köpekleri vardır. Northampton'da büyük ve lüks bir evleri vardır. Durumları oldukça iyidir. Ella utangaç ve munis bir kadındır. Evliliklerinin yirminci yılında kocasına boşanma davası açmış ve başka bir kıtadaki bir erkeğe aşık olmuştur. Ella İngiliz Dili ve edebiyatı mezunudur ancak hep ev hanımlığı yapmıştır. Çocukları yeteri kadar büyüttükten sonra yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur. İşi kocası bulmuştur, bunu karısını aldattıktan sonra yapmıştır. Kızı Jeanette, Scott isimli sevgilisiyle evlenmeye karar verir ancak aile bunu güzel karşılamaz. Annesi sadece sekiz aylık ilişkinin üzerine gelen bu kararı hamile kaldığından sanır. Aile Yahudi'dir ve kız damat Yahudi değil diye istemediklerini bile düşünür ancak tabi ki onların derdi kızlarının doğru seçim yaptığından emin olmaktır. Ella ona aşkın bitebilen bir şey olduğunu, asıl kendine iyi koca, çocuklarına iyi baba olabilecek bir erkeği seçmesi gerektiğini anlatırken kızı kendisinin onun gibi pasif ve umutsuz olmayacağını söyleyerek annesinin kalbini kırar. İşinde basılmadan önce incelenmek üzere aldığı ilk eser Mevlana ve Şems üzerinedir. Kitabın adı "Aşk Şeriatı"dır.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma