Şeyhülislâm Yahya bir beytinde, kalbinde başka bir tutkuya yer verirsen Kâbe'ye put sokmuş gibi olursun, aklını başına al diyor. | Çünkü orası Allah'ın evi...
Sayfa 92 - Profil Kitap, 13. Baskı: Ekim 2024·Kitabı okuyor
Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak, Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak. Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm, Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak.   Yine göç var diye Mecnuna haber verme sakın! Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak. Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek, Kapanıp kâbe-i irfan, yine viran olacak.   Haber aldım ki yarın yad olacakmış bize yâr, Ne büyük yâre ki, kimler buna derman olacak? Bu büyük derd-i elemden kime şekva edeyim? İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.   O şifa-bahş olan envarını sen çeksen eğer, Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak? O temiz pak nefesin, âb-ı hayatı bu çölün, Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak.   Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer, Küçücük zerre de olsa, meh-i tâbân olacak. O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim Bu küçük kalb-i hazînim yine handan olacak.   Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem, Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak. Nazarın erse garip başıma ey nur-u Hüdâ, Bugün artık bu hakir bendede umman olacak,
Şiir
Reklam
Dualarımı kabul etmemesinden bildim ben O'nu! Hz. Ali gibi sen de O'nun kudretini böyle takdir edebiliyor musun ki ey talib, hiç utanmadan"O'ndan korkmamalıyız, O'nu sevmeliyiz" türünden boş laflar serfedebiliyorsun? Sen O'nu dualarını kabul ettiği için sevdiğini sanıyorsun. Sevdiğin o değil ki, kibrin! Şımarıklığın. Zaafların. Kuruntuların. Sen kuruntularını seviyorsun ve onlara tanrı adını veriyorsun. Kendin yapıp kendin tapıyorsun! Putperestlik inkârın değil, bilakis inanmanın zaafıdır! Unutma ki putperestler putlarını Kabe'nin içinde saklıyorlardı. Ey talib, sen hiç Kabe'nin içine baktın mı? Kendi Kabe'nin içine?..
Hıtayî hâl çağında Hak gönül alçağında Kâbe yapmaktan yeğdir Bir gönül al çağında
Umre lügat olarak ziyâret demektir. Istılahda muayyen âdab çerçevesinde, Kâbe'nin ziyaretine denir. Umreye Haccu'l-Asgar da denmiştir. Bu sebeple hacc'a da "el-Haccu'l-Ekber" denmiştir. Haccın yıl içerisinde, belli bir zamanı vardır. Ayrıca Arafat'ta ve Müzdelife'de vakfe, şeytan taşlama gibi başka levâzımatı da bulunduğu halde, Umre sâdedir: Yılın her ayında yapılabilir. İhram, tavaf ve sa'y'dan ibârettir.
Sayfa 278 - 5. Cilt
Din
Hacc, lügatte, (ziyarete) kasdetmek mânâsına gelir. Şeriat-ı garrâda: Beytu'l-Haram'ın muayyen âdâba uygun olarak ziyaretine kasdetmektir. Daha sarîh tarifiyle: "Belirlenmiş vakitte Arafat'ta bir miktar durduktan sonra, Kâbe-i Muazzama'yı usûl-ü dairesinde tavaf sûretiyle ziyaret etmekten ibarettir."
Sayfa 277 - 5. Cilt
Din
Reklam
Reklam