Bazı insanlar vardır…
Bir gün içinde değil, yavaş yavaş yorulurlar.
Kimse fark etmez bunu.
Çünkü onlar ağlarken bile gülümsemeyi bilir.
Kalabalığın içinde normal görünürler,
şaka yaparlar,
hal hatır sorarlar,
hatta başkalarının derdini dinleyip teselli bile ederler.
Ama gece olduğunda,
herkes kendi hayatına döndüğünde,
bir tek onlar kendi içlerinden kaçamaz.
Ben galiba uzun zamandır kendimden kaçmaya çalışıyorum.
Kimseye tam anlatamadığım şeyler var içimde.
Ne zaman anlatmaya kalksam ya yanlış anlaşıldım ya da eksik kaldım.
Bir noktadan sonra insan susmayı öğreniyor.
Çünkü bazı kırgınlıklar kelime kabul etmiyor.
Bazı acılar cümleye dönüşmüyor.
Sadece göğsünün tam ortasında taş gibi duruyor.
Mesela çok özlüyorum eski hâlimi.
Her şeye bu kadar anlam yüklemeyen,
insanlara hemen güvenebilen,
küçük şeylerle mutlu olabilen hâlimi…
Şimdi biri biraz ses tonunu değiştirse günlerce düşünüyorum.
Biri geç cevap verse içimde bir şey eksiliyor.
Çünkü insan bir kez gerçekten kırıldı mı,
sonra herkesi gider sanıyor.