Puan vermedi·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:00
Mumlar Sonuna Yanar, dostluk, sadakat ve ihanet temalarını işleyen çarpıcı bir psikolojik romandır.Hikaye, tam 41 yıl boyunca birbirini görmemiş iki eski dostun, kasvetli bir şatoda bir akşam yemeğinde bir araya gelişini konu alıyor. Görünüşte son derece normal olan bu buluşma, aslında geçmişin, dostluğun, sadaktin kaçınılmaz bir hesaplaşmasına dönüşüyor.Etkileyici olan kısım, hikayenin çok büyük bir kısmı tek bir mekanda, iki karakterin karşılıklı diyalogları ve Henrik'in monologları üzerinden ilerliyor. -Buna rağmen temposu hiç düşmedi. -Ayrıca az sayfa olmasına rağmen çok yoğun bir edebi tat veriyor. Insan ilişkilerini masaya yatırırken bizi sarsıcı sorularla baş başa bırakıyor: "Bir insanı sevmek, onun her şeyine sahip olmak istemek midir?" İşte bu can alıcı soru, Henrik ve Konrad'ın çocukluktan kalma dostluğunun sınıfsal farkların, kıskançlığın ve paylaşılamayan bir kadının gölgesinde nasıl un ufak olduğunu gözler önüne seriyor.Gece ilerleyip mumlar sonuna kadar yanıp bittiğinde ise geriye ne öfke kalıyor ne de nefret; sadece yaşanmış ve geri dönüşü olmayan bir hayat... Sandor Marai'nin insan ruhunun derinliklerine inen, gurur, kıskançlık ve kader kavramlarını sorgulayan psikolojik tahlilleri mükemmel, kitabı bu kadar lezzetli yapan da bu bence.. Tavsiye ederim
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Boynunun Etrafındaki Şey
Puan vermedi·224 syf.··
2026 24. kitabı
"Boynunun Etrafındaki Şey" Afrikalı yazar Chimamanda Ngozi Adichie'nın kadınları boğan "boynun etrafındaki şey"ler üzerine öykülerinden oluşuyor. Adını yazmakta da söylemekte de zorlanacağımız Nijeryalı kadın yazarın kitabı Afrika edebiyatı hakkında ne kadar az şey bildiğimi anımsattı. Nijerya, Afrika kıtasında yerini bile tam bilmediğim uzak bir ülkeydi. Artık, benim için daha bildik bir coğrafya. Özellikle de kitabın kahramanı olan Afrikalı kadınlarla hissettiğim o yakınlık ve duygudaşlık nedeniyle. Yazar Nijerya'dan ABD'ye göçmüş, orada eğitim görmüş, eserleri bir çok ödül almış. Nijerya ve ABD'de geçen öykülerinde otobiyografik unsurlar var sanıyorum. Nijerya'da iç savaş, ABD'ye göç ve orada göçmen kadınların yaşadığı dışlanma, uyum sorunları...Ayrıca, yaralarını birbirine gösteren kader ve keder ortaklığı olan kadınların dostluğu ve dayanışması da.... Afrikalı denince "egzotik güzel" olması beklenen bir yazar kadının hayatından izler de var öykülerde. Çok dokundu, çok sevdim. Sibel Sakacı çevirmiş, var olsun.
Boynunun Etrafındaki ŞeyChimamanda Ngozi Adichie · Doğan Kitap · 0125 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·224 syf.··
2026 69. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 08:16
At ve Çocuk, Narnia Günlükleri içerisinde belki de en az konuşulan kitaplardan biri. Oysa serinin en insani, en duygusal ve en dokunaklı hikâyelerinden birini anlatıyor. Bu kez ne bir gardırop var. Ne başka bir dünyaya açılan gizemli bir kapı. Ne de büyük bir kehanetin merkezindeki kahramanlar... Bu kez karşımızda yalnızca kim olduğunu bilmeyen bir çocuk var. Shasta. Kendisini değersiz sanarak büyümüş, hayatı boyunca ait olduğu yeri aramış bir çocuk... Ve bir gün kaçmaya karar veriyor. Fakat çıktığı yolculuk onu yalnızca özgürlüğe değil, kaderine götürüyor. Çöller aşılır. Dağlar geçilir. Krallıklar arasında savaş rüzgârları eser. Ama hikâyenin merkezinde her zaman aynı soru kalır: "İnsan gerçekten kim olduğunu nasıl öğrenir?" Lewis bu kitapta maceranın içine öyle güçlü duygular yerleştiriyor ki bir süre sonra savaşları, entrikaları ve yolculuğu unutup karakterlerin yalnızlığına odaklanıyorsunuz.
Edebiyat
At ve ÇocukC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20122,067 okunma
9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 22:44
Bazı savaşlar ordularla kazanılır. Bazıları ise insanın kendi içinde verdiği mücadeleyle. Dune Çocukları, Frank Herbert'in yalnızca Dune evrenini büyüttüğü değil, aynı zamanda onu çok daha karanlık ve derin bir noktaya taşıdığı roman. Dune Mesihi'nin ardından Arrakis'te dengeler yeniden değişirken, bu kez hikâyenin merkezinde Paul Atreides'in çocukları Leto II ve Ganimet yer alıyor. Muad'Dib'in ölümünün üzerinden yıllar geçmiş olsa da onun gölgesi hâlâ tüm evrenin üzerinde dolaşıyor. İmparatorluk entrikalarla sarsılırken, Bene Gesserit, Corrino Hanedanı ve çeşitli güç odakları Atreides soyunu kontrol etmeye çalışıyor. Ancak hiç kimse Leto ile Ganimetin'nın taşıdığı mirasın büyüklüğünü tam olarak kavrayamıyor. Çünkü onlar yalnızca Paul'un çocukları değil. Onlar insanlığın geleceği. Roman ilerledikçe Frank Herbert bizi bir kez daha kader, özgür irade ve güç kavramlarıyla yüzleştiriyor. Leto'nun gördüğü gelecek, yalnızca kendi yaşamını değil, tüm insanlığın kaderini değiştirecek kadar büyük bir fedakârlık gerektiriyor. İşte kitabın en çarpıcı yanı burada ortaya çıkıyor. Bir insan, milyarlarca insanın geleceği için kendi insanlığından vazgeçebilir mi? Dune Çocukları bir geçiş romanı gibi görünse de aslında serinin en önemli dönüm noktalarından biri. Çünkü burada verilen kararlar, Dune evreninin binlerce yıl sonraki kaderini belirliyor. Frank Herbert bu kitapta aksiyon, entrika ve politik mücadeleyi ustalıkla harmanlarken aynı zamanda unutulmaz bir dönüşüm hikâyesi anlatıyor. Özellikle Leto II'nin yolculuğu, bilimkurgu edebiyatının en cesur ve en trajik karakter gelişimlerinden biri olarak hafızalara kazınıyor. Kitabı bitirdiğimde geriye yalnızca Arrakis'in kumları değil, şu soru kaldı: İnsanlığı kurtarmanın bedeli, insan kalabilme hakkını kaybetmekse; o bedeli
1000Kitap
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
9/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:07
Hüsnü Arkan'ın sesi kadar kalemi de güçlüymüş. Kitap çok iyiydi gerçekten sadece kişiler ve zaman algısı yer yer karışabiliyor ya da bende böyle oldu. Darbeler zamanı acı çeken insanlar ve aralarında oluşan aşklar. Konusu ilgi çekiciydi.
Mino’nun Siyah GülüHüsnü Arkan · Sia Yayınevi · 20231,642 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2026 132. kitabı
Orta Çağ Paris’inin o karanlık, tekinsiz ve büyüleyici atmosferinde; taş duvarların soğukluğu ile insan kalbinin en uç noktaları arasında mekik dokuyan sarsıcı bir kader ve trajedi anlatısı. Victor Hugo; kambur ve çirkin zangoç Quasimodo’nun saf ve karşılıksız aşkını, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda’nın trajik yazgısını ve rahip Frollo’nun içini kemiren o karanlık tutkuyu anlatırken, asıl kahraman olarak Notre Dame Katedrali'ni merkeze alıyor. Toplumun dışladığı ruhların vicdan azabını, adaletsizliği ve kaderin (Ananke) kaçınılmazlığını muazzam bir edebi güçle işleyen bu ölümsüz eser, insanı dış görünüşün ötesindeki o saf ve derin şefkatle yüzleştiriyor.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma