Kader

Herkes için, daha çok da bedbahtlığa doğrudan maruz ka- lanlarda, bu bedbahtlığın kökeninin hayaller olduğuna ina- nıyorum. O yegâne avunma biçimi, zamanın bizler üstündeki tahakkümünü kaldırabilmek için masum ve kolay vazgeçile- meyen bir yardımcı olabilir. Peki, hayallere dalmadan yaşa- dıklarımıza katlanabilmek nasıl mümkün olabilir? Hayalin tek bir arıza durumu vardır ki o da onun hiçbir surette gerçek olmamasıdır. Ondan hakikat aşkı uğruna vazgeçmek, aşkın delilikleri ve hülyalarından vazgeçip, bir kişiyi izler gibi ger- çeği takip etmek gereklidir. İşte sırtımızda bir çarmıh olarak duran zamanı taşımak da budur.
Sayfa 25
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne mutlu ki bedeninde, yaşadığımız çağın felaketini taşıyan- lara. Çünkü onlar, hakikati anlama ve büyük bunalımları hakikatle aşmaya yetkinler. Bu kendi içinde bir kefarettir.
Sayfa 23
. Yani insan, bu yolculukta Tanrı'yı ne arar ne de ona ina- nir. Tek yapması gereken, tanrıdan başka tüm nesnelere duyulan aşkı reddetmektir. Bu ret, kendi içinde bir inanç ba-rıdırmak zorunda değildir. Şimdinin yahut geleceğin bütün iyiliklerinin ve ferahlıklarının, ister gerçek, ister hayali olsun, sonlu ve sınırlı olduğunu idrak etmek için "olanın" ruhumuzu tatmin etmekten ne kadar uzak olduğunun şuurunda olmak yeterlidir
Sayfa 19
İnsanlara sunulan dünya yalnızca yalanla dayanılabilecek bir dünyadır. Yalanı reddeden ve yaşamın esasında dayanılmaz olduğunu bilmeyi seçenler, buradan bir isyan çıkarmazlar. Dışarıda zamanın ötesinde konumlanmış, yaşamı olduğu gibi kabul etmelerini sağlayan bir makama ulaşırlar.
Ah, mesele açlık değil. Bambaşka bir şey. Dünyayı kazan- mak için ruhunu satmak, tümüyle gönüllü, hemen hemen de ittifakla yapılan bir eylem
Sayfa 141