Kader

Hiç ilerlediğimi sanmıyorum. Aynı aptalca duygu- ları taşıyorum içimde. Bendeki başkalaşma, gelişme biçi- minde olmuyor. Olduğum gibi kaldım ben. Aptallar gibi büyümedim. Biraz ağırlığım arttı o kadar.'
Sayfa 369
Reklam
Mısra 193 ve sonrası: Allahım... Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin ver- din? Neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? Neden, korkuyu göğsünden çekip almadın? Neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin?
Sayfa 199
Biz orduların gücüyle zorla sürüldük. Yaya olarak sürüldük. Toprağı yatak olarak alarak sürüldük. Ve gökyüzü örtümüzdü. Ve hükümetlerin ve uluslararası örgütlerin aralarında sadaka olarak verdikleri kırıntılarla beslendik. Sürüldük ama ruhumuzu, umutlarımızı ve çocukluğumuzu Filistin'de bıraktık. Neşemizi ve kederi- mizi bıraktık. Her köşede ve Filistin'in her kum tanesinde bıraktık. Her limon meyvesinde ve zeytin yaprağında bıraktık. Güllerde ve çiçeklerde bıraktık. El-Ramla'daki evimizin girişindeki gururla duran çiçek açan ağaçta bıraktık. Babalarımızın ve atalarımızın mezarlarında bıraktık. Şahit olarak ve tarih olarak bıraktık. Geri dönme umuduyla onları bıraktık.
Sayfa 308
Yirmi yıl önce genç bir kadın olarak, saklı birkaç gerçekle uyanmak benim için çok zordu. Mesela, bizi Ramla ve Lud'daki Arap toplumunun 1948 yılında İsrail ordusu gelmeden çok önce her şeylerini bırakıp korkakça kaçtıklarına inandırmışlardı. Bu inanç bize güvence vermişti. Suç ve vicdan azabını önlemek içindi. Ama 1967'den sonra, sadece seninle değil ama Ramla ve Lud'dan sürgüne şahsen katılmış bir İsrailli Yahudi ile de tanışmıştım. Bana hikayeyi yaşadığı şekliyle anlatmıştı ve Yitzhak Rabin hatıralarında daha sonra bunu onaylamıştı."Ülkeme duyduğum sevgi," diye yazıyordu Dalia, "masumiyetini kaybediyordu... Bakış açımda bazı değişiklikler yer almaya başlıyordu"
Sayfa 286