Bir erkeğin gözünden ve kaleminden bir kadının hisleri ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. o hüzün, o bağlılık duygusu defalarca okuduğum bir kitap. Zweig ın kitapları gerçekten şaheser.
İki insanın birbirini severken nasıl da önyargı ve gururla birbirlerine ördüğü duvarları görüyoruz. Bu kitap şüphesiz ingiliz klasikleri arasında en sevdiğim, klasiklerde aşk ve o günün koşullarını eleştiren konular işleyen bir çok kitap okudum ama jane austenın kalemindeki o tutkuyu göremedim hiç birinde
Bu kitaptaki ana karakterin umursamazlığına kızsam da zaman zaman kendim de bu kahraman gibi, bulunduğum ortamda, bulunduğum anda bambaşka bir yabancı gibi hissediyorum. Sanki o an da ben yaşamıyorum ve sanki o an orada bulanan kişi ben değilim. Bedenimden, zihnimden büsbütün ayrılıyorum. Ancak bu bence günümüz dünyasında bir çok kişinin sorunu milyonlarca kalabalığında içinde bazen kendine bile yabancı olmak.