Kusursuz Yabancı - yorum
9/10
··
Beğendi
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 04:35
Aşırı sürükleyici, yüksek tempolu bir psikolojik gerilim. Okurken sinir krizi geçirdim, başkarakteri boğasım geldi. Bu kadar geri zekalı bir kadın görmedim. 32 yaşında ama zeka yaşı 9’muş gibi… Bana film olarak Orphan ve The Invisible Man hissi verdi. Bir de, karakterin yalnızlaştırıldığını okuduğumuzu biliyorum ancak kurguda en az birinin kadına cidden inanıp yanında olması daha gerçekçi olurdu, bir insanın herkesi manipüle edecek kadar gerçek anlamda kusursuz olabileceğini düşünmüyorum (evet Gökçe vardı ama o da kolay manipüle edildi, bence edilmemeliydi veya son dakika bir kazayla susturulabilirdi, uyanınca konuşurdu falan), ayrıca Yaşar Amca karakterinin kadının nasıl giyindiğine dikkat etmesi ve giysilerini ezbere bilmesi de düşündürdü, bence yaşlı bir komşu karakteri 30larında bir kadın komşusunu giysilerine kadar tanımaz sapık değilse, ek olarak Emir karakteri bir noktada NPC gibi işlemeye başladı, sürekli evlerine geliyor, birkaç aydır tanıdığı kadın ve onun ev arkadaşıyla aile dostu gibi ilgileniyor, işi gücü var ama yok gibi ve motivasyonu belirsizdi, yine de fazla düşünmeden okuyunca keyifliydi, sonu ise şaşırtıcıydı ve sonu eleştirdiğim şeyleri biraz okurun yorumuna açıyor aslında, beğendim.
Psikolojik-Gerilim
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202693 okunma
Sophie-Benedict karakter incelemesi
Puan vermedi·372 syf.··
2026 13. kitabı
Benedict ve sophienin hikayesi modern külkedisi gibiydi fazla masalsı geldi. Okuması buna rağmen çok güzeldi. Sophie ve benedict arasındaki dengeler güzeldi. Sophie’nin tamamen saf ve temiz yazılmaması gerektiğinde üvey annesinin ayakkabı tokasını çalabilmesi güzeldi. Benedictin sophienin aradığı kadın olduğunu öğrendiği tepkileri biraz saçma olsa da. Sophie için hayatı için toplumdan dışlanmayı göz alması güzeldi.Genel olarak hikayeyi okuması zevkli olsa da hikayenin masal tadında sürekli fedakarlık üzerine kurulması hoşuma gitmedi.
Son Söz AşkınJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 20191,904 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 03:43
Ben Ayperi ve Ömer çiftini çok sevdim ama tabikide kitapta beğenmeğim bir çok nokta oldu en basiti Melike'nin boş yaptığı sahneler ve Ayperi'nin geçmişini bin kere okumamız. Başta çok sorun etmemiştim ama giderek artınca sıkılmaya başladım. Ama ÖMERE AŞIK OLDUM. Ben daha önce bu kadar beyefendi, saygılı, kesin, sevgisinin arkasında duran, dürüst, mert bir karakter okumamıştım hayran kaldım ona. Tabikide tek bir favori çiftim yok diğer favori çiftin Şeyma - Muharrem çifti. Şeyma çok olgun, nerde ne yapacağını bilen bir kadın böyle akıllı karakterleri okumayı seviyorum. Muharrem'in sürekli bahaneler bulup kızların evine gelmesi çok tatlı. En son TRT yok diye gelmiştiAldığım duyumlara göre 2. kitapta sahnelerimiz artacakmış neyseki 2. kitapta elimde var
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026525 okunma
6/10
·56 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
☆☆Spolier☆☆ Ben Ludwig'in aşık olduğunu düşünmüyorum; adam imkansız gördüğü, kendinden sosyal tabakada daha yüksek seviyede ve ona ilk defa iyi davranan bir kadını takıntı haline getirmiş, aslında bunu uzunca bir süre kendine kadını hatırlatmayıp öylece başka biri ile evlenmesinden de anlayabiliyoruz. Kadında aynı şekilde aşık değil, hasta kocasından mahrum kaldığı ilgiyi kendinden yaşça küçük birinden bekliyor ve seneler sonra döndüğünde onu tekrar kaybetmemek için istemesede her dediğine razı olan bir kadın, ikiside birbirlerine aşık değiller. Bu hikaye sadece saplantı, arzulama ve elde etme takıntısını anlatan bir yapımdı, bunu çokta güzel işlediğini düşünüyorum. Ayrıca bunun sonunun da bir bitiş ve ayrılık olduğunu düşünmüyorum, aksine ikisininde hayatı bundan sonra başlıyor, bu hikeyede kötü etkilenenler sadece Ludwig'in yeni ailesi.
Duygu ve Düşünce
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,7bin okunma
Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 13. kitabı
Gerçek bir hikaye olması ve bu tarz durumların günümüzde de farklı şekillerde yaşanmaya devam ettiği gerçeği okurken nefes almanızı güçleştiriyor. İnsanın çaresizliği, bir kadın olarak damgalanmanın kaçınılmaz yükü ve mağdurluğu, evde bile ait olamamanın kimsesizliği tüm sistemi ve adaleti yeniden sorgulamanıza neden oluyor. Okurken bile zorlandığım duyguları yaşayan insanların oluşu ve gelecekte yeniden yaşanma ihtimali korkutucu bir gerçek. Hikayenin ilk yarısında kaçırılma kısmı akıcı bir şekilde işleniyor fakat son kısımda duygusal yoğunluğu ilerledikçe azaltıp direkt bir final görüyoruz. İşlenen konudan sona geçerken biraz boşluk kalıyor. Yine de kitabı bitirdiğinizde buruk bir hüzünle kalıyorsunuz.
KızEdna O'Brien · Can Yayınları · 2023187 okunma