8/10
·490 syf.··
2026 109. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:24
Serinin 3.cü kitabı Conti ailesinin Avukatlığını yapan tüm yasal işlerini halleden Luca'nın en küçük kardeşi 44 yaşındaki Roberto hakkında . Kitap yine iyiydi ama her kitapta kadınların sonda hamile kalması ve zerre önlem almamaları biraz sevimsiz oldu . Bu üçüncü kitap ve her kitapta çiftler sanki korunma icat edilmemiş gibi son derece rahatça seks yapıyorlar ve tabi hamilelik . Neyse Roberto geçmişte sevdiği karısını ani bir beyin anevrizması ile kaybetmiş ve ilişki falan pek yapmıyor . Roberto Conti kesinlikle en disiplinli kardeş adam safi kontrol . Bunlar devasa bir kumarhane otel kompleksi açmak üzereler işin başında Luca'nın küçük kızı ve Roberto var tabi aile destek halinde ve tüm tepe Luca bebeğimde :D Olivia Caterina'nın üniversite oda arkadaşı pek güzel kızımız . Caterina kız kardeşi Lucia'yı kaybettiğinde ona bir kız kardeş gibi olmuş . Ayrıca kız organizasyon vs konusunda çok başarılı o yüzden Caterina onu bu yeni iş için başa geçiriyor . Bu vesile ile Roberto ile tanışıyorlar ve yine çiftimizin o nefis derinden etkilenme hallerini görüyoruz pov'lar çok güzel zaten . Bunlar direnseler de tabi çekimden kurtuluş olmadı ve ilişkileri başladı . Bir müddet sonra Olivia aniden bu ailenin mafya olduğunu anladı yani o noktaya kadar anlamamış olması enteresandı . Oradan kadın bir miktar sıkıntı çıkardı falan ama adamlar kadınları inanılmaz sevip değer verdiği için Roberto nasıl alttan aldı of . Tam bu sırada aileye bir saldırı yaşandı onun için aile birlik olunca Olivia ailenin o halinden etkilendi çok . Ve tabi bu sırada hamile olduğunu öğrendi aşalskala . Sonra durumu aileyi kabullendi zaten birbirlerine hayvan gibi aşıklar :D Kitaplarda önceki çiftleri görmek konunun bağlantısı fala bence çok hoş o yüzden kitaplar sırası ile okunmalı konuları
RobertoClaire Kirby · Independently published · 01 okunma
8/10
·125 syf.··
2026 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:35
Orhan Kemal’in Tersine Dünya’sı çok eğlenceli ve alıştığımızın dışında bir kitap. Toplumsal cinsiyet rollerini tamamen tersine çeviren, absürt ama bir o kadar da kadınların yaşadıklarına tanıdık gelen bir kara mizah örneği. Ataerkil toplumda kadınlara yüklenen roller bu kez erkeklere yükleniyor. Böylece kadınların evde ve iş hayatında yaşadığı haksızlıkları, baskıları, mobbingi ve namus meselesini farklı bir açıdan görmemizi ve erkeklerin de empati kurmasını sağlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı sadece kadın ve erkek rollerinin değil, atasözleri ve deyimlerin bile değişmiş olması. Babam kocam olsun, pantolonları zil çalmak, babası belirsiz, babasına bak oğlunu al gibi örnekler maalesef günlük hayatta ne kadar çok cinsiyetçi ifadeler kullandığımızı gösteriyor. Çok akıcı, eğlenceli ve bir oturuşta okunabilecek bir kitap. Kara mizahi ile güldürüyor ve cinsiyet rollerine farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini anlatması bakımından severek okudum.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,102 okunma
Reklam
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:38
Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig Hayatımız boyunca hep "Ya şöyle olsaydı?" sorusunu kendimize sorarız. Farklı seçimler yapsaydık, başka bir şehirde yaşasaydık ya da başka bir meslek seçseydik hayatımız daha güzel olur muydu? Gece Yarısı Kütüphanesi, tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Nora Seed, pişmanlıklarının ağırlığı altında ezilen ve hayatından memnun olmayan bir kadın. Bir gece kendini yaşamla ölüm arasındaki gizemli bir kütüphanede buluyor. Buradaki her kitap, onun farklı bir seçim yaptığı alternatif bir hayatı temsil ediyor ve Nora bu hayatları deneyimleme şansı elde ediyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, kusursuz bir hayatın aslında var olmadığı fikriydi. Çoğu zaman uzaktan baktığımız hayatları mükemmel sanıyor, kendi hayatımızı ise eksik görüyoruz. Oysa Nora'nın deneyimlediği her yaşam, dışarıdan ne kadar kusursuz görünürse görünsün kendi içinde farklı sorunlar ve eksiklikler barındırıyor. Bence kitabın vermek istediği en önemli mesajlardan biri şu: Önemli olan hangi hayatı yaşadığın değil, o hayatın içindeki kişinin kim olduğudur. Çünkü yaşadığın hayat, bir bakıma sen olduğun için vardır. Kendini değiştirmeden hayatının tamamen değişmesini beklemek pek mümkün değildir. Ayrıca kitap, sahip olduğumuz hayatı küçümsemek yerine onu sevmeyi ve elimizden geldiğince güzelleştirmeye çalışmayı hatırlatıyor. Belki de mutluluk, başka bir hayatta değil; şu an yaşadığımız hayatın içinde saklıdır. Düşündüren, umut veren ve okuduktan sonra insanı kendi hayatını sorgulamaya iten bir roman. Gece Yarısı Kütüphanesi Matt Haig
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,5bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:54
Evlenmek istemeyen asi bir kadın (Katherina) ve onunla iddia uğruna evlenip onu “Yola getirmeye” çalışan dik kafalı bir adamın (Petruchio) trajikomik çatışması. Kitap boyunca “Hırçınlık kimde? Toplumda mı, Katherina’da mı?” diye sormadan edemiyorsunuz. Karakterlerin birbirini alt etmeye çalıştığı sahneler adeta bir tiyatro sahnesi gibi gözümün önünde canlandı. Dönemine göre manipülasyonu ve insan psikolojisini harika işlemiş dahi yazar. Keyifli okumalar
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
1/10
·236 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:46
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, yazarın üslubu çok çiğ. Sürekli kadınlara bir hakaret durumu var. Sürekli kadınlardan kal*ak, or...pu diye bahsetmesi midemi bulandırdı. Bir kerhaneden bahsederken oraya giden erkekleri çapkınlık ve zevk için gelen adamlar diye değerlendirip kadınlara bu şekilde hitap etmesi mide bulandırıcı… Zaten hep böyle değil midir? Namus sadece kadınadır, erkeğin elinin kirdir. O devirde de aynıymış, bugün de aynı… Kitap konusuna gelecek olursak on yedi yaşındaki Kalyopi'nin nasıl genel eve satıldığı ve sonrasında nasıl kurtarıldığını ele alıyor… Ama şu bir gerçek ki 200 küsur sayfa boyunca aynı sözleri dolandırıp dolandırıp duruyor yazar. Sevmedim, hikâyenin cazibesi kalmadı kadınlara ettiği hakaretlerden sonra. Son ana kadar kızdan şüphe duyarak başka erkekleri kapısına göndermesi de cabası… Kimse felsefe yapmasın, vay en çok eser vermiş yazarlardan falan diye… Hiç de öyle değil. Devrine göre çalkalamış bir adam. Okunur mu? Okunmaz. Sevdim mi? Hayır. Berbat. Üstelik o kadınlar kal*aksa, o kadınlara rağbet gösteren erkekler de bir numaralı pez..nktir bunu söylemeyi unutmuş zat-ı şahaneleri. Okumaya değmez, zaman kaybı.
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,426 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 20. kitabı
Doğu’nun mistik öğretileriyle Batı’nın bireycilik felsefesinin ustaca sentezlendiği , sade ama derin anlamlar taşıyan ve şiirsel bir meditasyonla okuyucuyu içsel yolculuğa çıkaran Siddhartha romanıyla vedalaşma zamanı … İnsan kendine içine dönerek evrenle bir bütün olabilir mi? Gerçek bilgelik öğretilerden değil de yaşamın deneyimlenmesinden mi doğar ? Ne kadar şanslı bir evde dahi doğsan kaderin seni zorlar mı ? Sorular sorular aslında herşeyin cevabı sorduğun sorularla başlar değil mi ? Siddhartha genç ,akıllı ,disiplinli , erdemli bir Brahman oğludur herkes tarafından sevilen yolu belli bir Brahman .. Ancak O herkesin tekrarladığı inançları arınmaları görür yaşar ama yanlış giden birşeyler vardır . Bu durum birçoklarının yaşadığı ruhsal temizliğin arınmaların doğru görünse dahi Siddhartha için kalp ikna olmaz . Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar der Tolstoy “Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.“ Kahramnımızda yolculuğu tercih ederek hikayesini böylelikle başlatır . Sevgiden çok saygıyla harmanlanmış olan Siddhartha babasının annesin ve dostu Govinda’nın sevgisine rağmen hoşnutsuzdu ve açlığını gideremiyordu . Siddhartha testisinin bir türlü dolmadığını ruhunu dinginliğe kavuşturmak istiyordu . Önce Samanalara katıldı , onun inkar ve çilekeş dönemide denilebilir aslında bedenini terbiye ettiği nefesini bile idareli kullanmayı öğrendiği bir dönem . O kadar etkilenmiştim ki bundan insan nefesini tutumlu nasıl kullanır? Aşırı çilecilikte bir benlik yanılgısı değilmiydi aslında ya da Siddhartha zaten iyi şartlarda doğduğu için bu şekildeki öğretilerle yeni tanışıyor belki böyle yaparsa daha mı huzurlu olacaktı buda elbet olabilir . Ne de olsa Siddhartha için gerçek bilgelik kelimelerle anlatılmaz o yaşanır. Ne kadar Samanaların yanında
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
Reklam
Reklam