Kani

9/10
·112 syf.··
2019 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 14:17
İsminden dolayı aylarca kitaplığımda bana göz kırpmasına rağmen alıp da okumamıştım. Ah şu önyargılar.. bir bitmiyorlar.. “Maymundan geldik, şebeğe gidiyoruz.” (İroni) Fantezi tarzı, bolca ironili, hikaye kısalığında, 2075 senesinde geçen, eleştirisel, şuur açıcı, günümüzü de hayli güzel anlatan, sonunda neden daha önce okumamışım diye hayıflandığım farklı ve bir o kadar da harika bir roman. Yarısı çizgi roman tarzı, bir sayfayı kaplayan çizimlerle dolu olduğundan bir kaç saatte okunabilecek, kısa ama öz bir kitap. Çizimler başka bir güzellik katmış hikayeye, bir yandan olay örgüsünü kafada canlandırmak açısından, diğer yandan da okumaya kattığı görsel hazdan dolayı başarılı buldum. Başta bilim kurgu gibi görünse de ilerleyen kısımlarında olayın aslında gerçeğin tam da kendisi olduğunu anlıyoruz. İnsanlığın, inancın, inançsızlığın ve çöküşün, çöküş içinde kendini buluşun hikayesini çok güzel kaleme almış, ilk kez okuduğum ve hayat hikayesi de hayli ilginç olan yazar Ayşe Şasa. Kendisi, Köroğlu ve Yedi Kocalı Hürmüz gibi filmlerin senaristi, roman yazarı, düşünür, çalkantılı ve zorlu hayatıyla tanınması gereken bir kişilik. Uzun lafa ne şayet, kitap kısa, okuması kolay ve eğlenceli, bir o kadar da besleyici. Alın, okuyun, okutun. İyi okumalar. :)
1000Kitap
Şebek RomanıAyşe Şasa · Timaş Yayınları · 2019332 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·162 syf.··
2019 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2019 02:11
Masallar; gerçek hayatta masal olamayacak kadar gerçektirler, yaşamın kaskatı, soğuk gerçekliğinde... Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’dan sonra yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu. Okuması zor, bazen sıkıcı, ama güzeldi. Bol acılı adana gibi. Bol acılı gerçekleri okudum. Ankara’da bir sahil lokantası ve ankaralı rumlar. Hedda Gabler, babasından kalan piştovları satan mutsuz bir kadın ve daha başka kadınlar, kadın olanlar ve kadın olamayanlar.. Yedi cücesiz Pamuk Prenses, yüzyıllık Uyuyan Güzel, başlayamamış, geç başlamış, bitememiş veya alışılageldikten farklı bitmiş masallar. Dokuz hikayeden oluşuyor kitap. Birbirinden kurgu olarak farklı ama mesaj olarak bağlantılı dokuz hikaye. Kitaplarla dolu kütüphane rafları birden sağlı sollu tren kompartımanlarına dönüşüyor, kadın şiir okuyor, kitap yazıyor, pencereden hayatını izliyor.. Karakterler giriyor, başkaları çıkıyor, kimisi hiç giremeden kayboluyor, kimisi hikayenin içinde hapsoluyor, bazısı yok oluyor. Amansız, geç kalınmış sevdalar okuyoruz. Eleştirisel bir eser ortaya koymuş Mungan, hayatı, toplumu, dayatılan sahtelikleri ve ıskalanan gerçekleri, yaşadıklarımızı ve yaşa(ya)madıklarımızı anlatmış. Klişe masallara farklı yorumlar katmış, onları hayata katmış, böylelikle çirkinleştirmiş, gerçekleştirmiş. Gerçek de çirkin değil mi zaten? Hayatlara alışılmadık sonlar biçmiş, tanıdık ama başkalaşmış karakterler yaratmış. Sosyolojik, psikolojik ve kültürel dogmalara karşı eleştirisel çalışmış, bir çok aykırı ama düşününce haklı fikirler ortaya koymuş. Eleştirdikçe eleştirmiş, vurmuş kırbacı kör, bağnaz topluma. Nitekim okuması zahmetli ama zihnen besleyici, daha çok soyut, az fantezi, çok gerçekçi, bilgi konusunda besleyiciliği olmayan, ama fikir bağlamında zengin, roman havasında masalımsı hikayelerden oluşan, kısa ve
1000Kitap
Kırk OdaMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20071,714 okunma
9/10
·275 syf.··
2019 2. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 19:29
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Böyle başlıyor Yeni Hayat, görünürde okuduğu bir kitapla hayatı değişen bir üniversite öğrencisini anlatıyor. Çıktığı yolculukları, aşkını, aşık olduğu kızı, seçimlerini, hayallerini, başarısızlıklarını, tutkularını... Ama aslında bir kitapla bütün kitapları anlatıyor, biz okuyucuları, insanı, dünyayı, hayatı... Kitap içinde kitabı, kitapları anlatıyor, gizemler, silahlı adamlar, komplolar, yollar, kasabalar, kendi yağıyla kavrulanlar ve büyük güçler.. bir masal mı? Gerçek mi? Hayat mı? Ölüm mü? Ne istiyor bu Osman, kitabın ana karakteri? Ne arıyor? Yazar bir yandan kafamızda yeni sorular oluştururken bir yandan da onları ve hali hazırda hem kitapla, okuduğumuz, ve kitaptaki kitapla alakalı hem de hayatla ilgili soruları aydınlatıyor. Aslında bir kitabın, Osman aracılığıyla, okuru nasıl değiştirdiğini, nasıl değiştirmesi ve nasıl değiştirmemesi gerektiğini anlatıyor Pamuk. Bütün kitaplar hayatlarımızı değiştirmeye meyilli değil mi zaten? Okudukça yenilenir, bildikçe değişiriz. Önemli olan bu değişikliğin hangi yöne olacağı. Doğru yöne diyor kitap, kitaba değil, kitabın gösterdiğine, size kattıklarına bakın. Ben bunu anladım. İlk şu alıntı karşılıyor bizi kitapta: “Aynı masallarını dinlemelerine rağmen, Ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar.” NOVALİS Her birimiz farklı okuruz kitapları, biz denen yaşanmışlıklarımızla birleştirir, ortaya birbirinden kişisel mesajlar çıkarırız. İşte bu farklılık değiştirir bizi, hayatımıza kitabı bir şekillendirici, başka manzaralara açılan birer pencere, karanlığa tutulan ışık olarak entegre ederiz. İşte o yüzden aynı kitaptan ayrı anlamlar çıkarırız, yine aynı kitap her girdiği hayatı başka başka değiştirir. Sayılı nüshası olan, çok az kişinin okuduğu, okuru etkisi altına
Edebiyat
Yeni HayatOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201210,4bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2019 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 15:08
Uzun zaman önce kitaplarda sevdiğim yerlerin altını çizme olayını bırakmıştım (çünkü aşırı çiziyordum ve ilerde kitabı hediye etme durumu olduğunda veya tekrar okuyacağım zaman sorun oluyordu). Ayrıca kitaba zarar vermektense telefonun not uygulamasına yazmaya başladım alıntıları, şimdi de buraya yazıyorum aralarından küçük bi’ bölümünü. Küçük dedim çünkü bazı kitaplardan not aldıklarımı buraya yazsam telif olayıyla uğraşmak zorunda kalmam belki ama yazarın hakkına girerim. :) Bu kitap da onlardan biriydi, o kadar güzel cümle, metafor, benzetme vardı ki, kitabı tamamen buraya taşımaktan korktum. (: Velhasılı kelam, adı gibi klas bir kitap. Keyifle okudum. Keyifle okuyun. İyi okumalar. :)
Edebiyat
Klas DuruşNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 19971,320 okunma
7/10
·88 syf.··
2018 73. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2018 03:51
Hani gözlerini belertip yukarı bakan bi’ emoji var ya, şaşkın şaşkın, ne zaman Mustafa Kutlu Hikâyesi okusam öyle oluyorum, sonu şaşırtıyor. Ama bu sefer iyice allak bullak oldum, hele sona doğru hiç bitmeyecek sandım, sonra aklına evde cüzdanını unutmuş da birden bunu hatırlamış insanın aniden durması gibi bitti. Karakterden karaktere atlaması bir matematik denklemi çözüyor hissi verdi, veya bilardo topunun bir toptan diğer topa sıçraması gibi, birbirine dokunan insanların hayatlarına girdi çıktı, bazen kimi anlatıyor anlamak için bölümü sonuna kadar okumam gerekti. Karakterlerin hikayeleri her biri ayrı ders içeren, kimi tanıdık, kimi yabancı, içimizden, yakınımızdan insanlar. Bu Böyledir, insana sonunda ne nasıldır, ne okudum, ne anladım, kitaptan, hikayeden ne kaldı geriye diye sorduracak cinsten. İyi bir Kutlu okuyucusuysanız bu soruları kolaylıkla yanıtlayabilrsiniz. Umduğunu bulamama? Nasip? İnsanların tekdüzeleşmesi? Gidilen ikametin aynılaşması ve kısır döngü? Hayatımıza giren yeniliklere alışma hızımız ve bunu başkalarına da dayatmamız? Bunlardan bir kaçı ve daha fazlası. Kısa ama öz yazmış yine Mustafa Kutlu. Az ile çok şey anlatmış. Kutlu kitaplarının kolay okunurluğunu, basitliğini, ama aynı zamanda da karışıklığını seviyorum. Hikâyeleri bir oturuşta okumalık, mesaj veren, sonu şaşırtan cinsten. Bunun sonu gelmemiş gibiydi ama belki de o da hikâyenin bir parçası. Velhasıl karışık olsa da güzeldi. İyi okumalar. :)
Edebiyat
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma