Henüz 4 yaşındaki yeğenimin, poşet içine koyduğu balonun elinden kayıp gitmesi sonrası "amca koş yakala, balonum gitti " diye hüngür hüngür ağlamasına gözlerim doldu. "Ama neden gitti, eve götürecektim " demesine ben de gözyaşı döktüm onunla beraber. Basit bir hadise oysaki, ama baştan başa saflık,masumiyet. Küçücük bir nesne, bir balonun yitip gitmesinin ardından duyulan derin ve yalın hüzün. Yılların kirlettiği kalplere, nasırlaşmış yüreklere bu tür hadiseler ne ifade edebilir ki ? Ne büyük kayıplara dahi umarsız kalanlara ne söylenebilir ki? Yıllar, tıpkı o balon gibi yitip giderken yitirdik içimizdeki masumiyeti.