umudumuz, umutsuzluğumuz, kimliklerimiz, duygularımız, mantığımız…
kısacası insan, yani biz.
olduğumuz kişinin yasını tutmadan yeni biri olamayız,
acı ve gelişim, rahatsız edici biçimde birlikte gelir.
zihnimiz, yaşantımız ile doludur ve tecrübe ile gelişir.
peki işler böyle nasıl ilerler?
benliğimizi, kimliğimizi oluşturan etmenlerde biz, ne kadar biziz?
“umut hakkında bir kitap” tan, daha fazlası olan eser,
bilgiler ile zihnimize giriyor. filozoflardan, anılara…
bir işte iyi yahut eğitimli, bilgili isek, bu bize zaman zaman bir sıfat, hatta bir unvan getirir. peki bunların arkasında kendimize ne kadar dürüstüz?
kitabı sevdiğim bir insanın okumalısın diyip bana uzatması ile okudum ve daha önce okumalıymışım dediğim bir eser oldu. umut benim için ne?
umut etmek nedir? demek isteyenlere meydan okuyan bir eser olmuş.