Seni konsolosluğa mı çağırdılar?
- " Evet"
Gidecek misin peki? Ferdinand titriyordu.
-"Bilmiyorum fakat gitmek zorundayım".
"Niçin zorundasın? İsviçre'de sana emir veremezler. Burada özgürsün. "
Birbirine kenetlenmiş dişlerinin arasından öfkeyle tıslarcasına;
-" özgür! Bugün kim özgür ki!"
Sadece yaşamak istiyorum. Sade yaşamak. Doğa nasıl bağrına basıyorsa çiçeğini, taşını, kuru otunu. Öyle olmak istiyorum. Hiç gördünüz mü bir dağın eteğinde çıkan çiçeğini ayrı, taşını ayrı tuttuğunu... Neden sorunsuz yaşamak istiyorum ki. Ben asfalt yol istemiyorum, patika yolda ilerlemek gerek. Daha uygun doğama belki. Doğa nasıl taşını, otunu, çiçeğini, ağacını basıyorsa bağrına aynı muamele ile... Yaşamak zannımca budur.