düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek, ben ise bir düş oluyorum. kapı kırıldığında uzun ihsan efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: 'dünya bir düştür. evet, dünya..ah! evet, dünya bir masaldır.’
Bir otobüse bindiğim, biletçinin bilet bile kesmek istemediği ben
Kendimi koruyordum
Bunu bana Yakup söyledi
Öyle bir Yakup ki bu, onca din kitaplarının sözünü bile etmediği
Kimsenin sözünü bile etmediği bir Yakup
Ben
Bunu hep biliyorum
Bunu hep biliyorum ve işte
Özgürüm, cezasız duruyorum.